11. Hukuk Dairesi 2020/7712 E. , 2022/2681 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.12.2018 tarih ve 2017/203 E- 2018/295 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.10.2020 tarih ve 2019/411 E- 2020/792 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi d…
**11. Hukuk Dairesi 2020/7712 E. , 2022/2681 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.12.2018 tarih ve 2017/203 E- 2018/295 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.10.2020 tarih ve 2019/411 E- 2020/792 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “FİT” ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını da arttırdığını, müvekkili markasının 29., 30., 32. sınıfta yer alan malları ile itiraz edilen markanın sınıf listesinde yer alan malların birebir aynı olduğunu, davalı tarafından başvurusu yapılan “SEK ACTİFİT” markasının müvekkilinin “FİT” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, davalı markası ile müvekkili markalarının görsel, fonetik ve kavramsal olarak da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa neden olacağını, müvekkilinin markalarının FİT ibaresini esas unsur olarak ihtiva ettiğini, “FİT” markasının “SEK ACTİFİT” markasıyla karıştırılması sonucunu doğuracağını, davalı yanın tescil başvurusunun başından beri kötüniyetli olduğunu, TTK haksız rekabet hükümlerinde de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, markanın tescili halinde başvuruda bulunulan tüm sınıflar yönünden iptaline, hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, “SEK ACTİFİT” ibaresinde SEK ibareli şeklin esaslı unsur olduğunu ve davaya konu markaların ilk bakışta kolaylıkla ayırt edilebildiğini, markaların iltibasa neden olacak bir benzerlik taşımadıklarını, müvekkili firmanın süt sektörünün en eski ve en tanınan markalarından olduğunu, süt ürünü üretimlerini gerçekleştirdiğini ve ürünlerini tüm Türkiye çapında satış ve dağıtımını gerçekleştirdiğini, SEK markasının tanınmış marka olarak yayınlandığını ve bunun yanında SEK markasının ayrıca sektörel tanınmış olarak da kabul edildiğini, müvekkili markasının bütün olarak ele alındığında da davacı markaları ile kolaylıkla ayırt edilebildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.