8. Hukuk Dairesi 2016/22029 E. , 2020/2405 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tespit istemli Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, mülkiyeti Hazineye ait olan 64 parsel sayılı taşınmazın, Kars baraj inşaatı kamulaştırma alanı içerisinde kaldığı…
**8. Hukuk Dairesi 2016/22029 E. , 2020/2405 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tespit istemli Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, mülkiyeti Hazineye ait olan 64 parsel sayılı taşınmazın, Kars baraj inşaatı kamulaştırma alanı içerisinde kaldığını, taşınmaz üzerinde bulunan iki adet yapının müvekkili tarafından yapıldığını öne sürerek muhdesatların tespitini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile fen bilirkişisinin 24.01.2015 ve 19.02.2015 tarihli raporlarında B harfi ile gösterilen ve Hazineye ait 64 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ahır ile A harfi ile gösterilen ve tapulama harici olarak bırakılan alan üzerinde kalan evin davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. Bilindiği üzere,bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad 718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK mad 722, 724. ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.