11. Hukuk Dairesi 2014/1119 E. , 2014/11670 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/09/2013 tarih ve 2013/148-2013/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler o
**11. Hukuk Dairesi 2014/1119 E. , 2014/11670 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/09/2013 tarih ve 2013/148-2013/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 05/03/1997 tarihinde kurulduğunu, 07/05/2009 tarihinde ise şirket ortakları tarafından alınan karar ile, şirketin devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiye haline girilmesine ve tasfiye işlemlerini yürütmek üzere ...'in tasyfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, şirketin tasfiye işlemlerinin 21/11/2011 tarihinde sonuçlandığını, vergi inceleme raporu doğrultusunda sahte belgelerin bilerek kullanıldığı iddiası ile tahakkuk ettirilen kurumlar vergisi, vergi ziyai cezası ile gecikme cezasına ilişkin vergi ceza ihbarnamelerinin tasfiye memuru Murat Keleşe tebliğ edildiğini, tasfiye memurunun itiraz etmemesi üzerine kesinleşerek, borcun şirket tarafından vadesinde ödenmemesi sebebi ile yıllar önce ortaklıktan ayrılan müvekkili adına geçen borçlar için ödeme emri düzenlendiğini, tasfiye memurlarının ölü ortak adına atılan imzalarla seçildiğini, müvekkilinin adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali için Samsun Vergi Mahkemesi nezdinde dava açtıklarını, şirket ortaklar kurulu kararının iptali için adli yargıda dava açılmasının gerektiğinin belirtildiğini, iş bu sebeple davaya konu Samsun 3.Noterliğinin 09979 yevmiye numarası ile onaylı karar metni uyarınca tasdik olunan 07/05/2009 tarihli limited şirket ortakları kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptali için nezdinde başvuru zorunluklarının olduğunu, ortaklar kurulu kararının iptal edilmesi gerektiğini, şirket ortaklarından Recep Kurukaya'nın 01/05/20008 tarihinde ölmüş olmasına rağmen 07/05/2009 tarihinde şirket merkezinde hazır olarak gösterilerek tasfiye işlemi ile tasfiye memurunun atanmasına ilişkin davaya konu karar alındığını, iş bu kararda ölü ortağın imzasının kullanıldığını, dolayısıyla işbu kararın hukuki geçerliliğinin olmadığını iddia ederek dava konusu ortaklar kurulu kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacının şirketin eski ortağı olduğunu, şirket ile ilişkisini 2005 yılında kestiğini, davacının şirketten ayrıldıktan sonra Şahin Ulusoy'un şirketi yürüttüğünü, daha sonrada şirket ortaklığından çıkarak Recep Kurukayanın şirkete devam ettiğini, tasfiye memuru seçildikten sonra hiçbir kimse adına sahte imza atmadığını, karardaki .... adına atılan imzaların şahsına ait olmadığını, karar alındığında Recep Kurukayanın öldüğünden dahi haberdar olmadığını, tasfiye memuru seçildiği dönemde Recep Kurukaya ölmüş ise davayı kabul ettiğini ve kararın iptalini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,ortaklıktan ayrılan ortağın, ayrıldıktan sonraki alınan kararlar geçersiz olsa bile, iptal davası açamayacağı alınan kararlara karşı, karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, davacının iş bu davayı açmakta hukuksal yararının bulunmadığı, tasfiye açısından ortak ...'in bu konuda yetkili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu ortaklar kurulu kararının alındığı tarihte şirket ortaklarından Recep Kurukaya'nın ölü olması, kararın alınma tarihinden önce anılan kişinin vefat ettiğinin dosya içerisindeki nüfus kayıt örneğine göre sabit olması, kararda ölü ortağın imzasının kullanıldığı hususları dikkate alındığında somut olayda mutlak butlan yaptırımının uygulanma alanı bulacağı ve mutlak butlan iddiasının ileri sürülmesinin herhangi bir süreye tabi olmadığı gerçeği karşısında mahkemenin, ortaklıktan ayrılan ortağın, ayrıldıktan sonraki alınan kararlara karşı geçersiz olsa bile, iptal davası açamayacağı ve davada üç aylık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçeleri yerinde değilse de; tasfiye memuru hakkında sorumluluk davası açılmamış olmasına ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.