11. Ceza Dairesi 2011/3394 E. , 2012/4876 K. Vergi Usul Kanunu'na muhalefet etmek suçundan sanık ...'in, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b-l ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Sultanbeyli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2010 tarihli ve 2009/1059 esas, 2010/726 sayılı kararına karşı yapılan itir…
**11. Ceza Dairesi 2011/3394 E. , 2012/4876 K.** **"İçtihat Metni"** Vergi Usul Kanunu'na muhalefet etmek suçundan sanık ...'in, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b-l ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Sultanbeyli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2010 tarihli ve 2009/1059 esas, 2010/726 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/09/2010 tarihli ve 2010/949 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; 1-Sanığın karşılıksız çek keşide etmek suçundan mülga 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16/1. maddesi uyarınca İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2004 tarihli ve 2003/453 esas, 2004/467 sayılı kararıyla 3.500.000.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olmadığı, 2-Şirket yetkilisi olan sanığın, şirket adına düzenlenen sahte faturalarla vergi ziyanına sebebiyet verdiği ve oluşan kamu zararının sanık tarafından ödenmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesi yer alan objektif unsurun gerçekleşmediği, gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 31.01.2011 gün ve 2010/1243/6834 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2011 gün ve KYB.201184816 yılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre, 2002-2003 takvim yıllarında sahte fatura kullandığı iddiasıyla kamu davası açılan sanığın, adli sicil kaydında belirtilen mahkûmiyetine suç tarihinden sonra hükmolunduğu gibi, dosyada mevcut Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün 30.04.2008 gün ve 10663 sayılı yazısına göre de sanık hakkında düzenlenen vergi suçu raporunda vergi ve ceza öngörülmediğinden herhangi bir vergi ve ceza ile ilgili tarhiyat yapılmadığı, keza vergi tekniği raporuna istinaden takdir komisyonuna sevk edilmesine karşın, takdir komisyonu kararı çıkmadığından vergi ve cezalar ile ilgili tarh işleminin yapılmadığının belirtilmesi karşısında, objektif koşullar yönünden değerlendirmede bulunup, engel bir durum olmadığı gerekçesiyle takdir hakkını da kullanmak suretiyle sanık hakkında CMK’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Sultanbeyli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2010 gün ve 2009/1059 esas, 2010/726 sayılı kararına vaki itirazın reddine dair Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2010 gün ve 2010/949 değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.