İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ........'a ait ........ plaka sayılı …
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 18/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 1- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 2- ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ........'a ait ........ plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından ..... poliçe numarası ile 31/08/2023- 31/08/2023 tarihleri arasında Genişletilmiş Full Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalandığını, 10/08/2024 tarihinde sigortalı olan ........ plaka sayılı araç ile davalı ........'ın maliki ve sürücü olduğu yine davalı ........ A.Ş'ye ZMM sigortası ile sigortalı olan ........ plakalı aracın arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, tarafların beyanlarından ve kaza tespit tutanağındaki kaza krokisinden açıkça anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesindeki tüm kusurun davalı sürücüye ait olduğunu, SBM tarafından yapılan kusur değerlendirmesinde de davalı sürücünün %100 kusur verildiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, müvekkilinin ödediği bedeli tahsil etmek için davalı ........ A.Ş.'den talepte bulunduğunu ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, kaza sonrası alınan eksper raporunda sigortalıya ait araçta 156,600.10 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu kapsamda 10/09/2024 tarihinde ........'a 151.380,10 TL ve 16/09/2024 tarihinde ........ A.Ş. ne 5.220,00 TL olmak üzere toplam 156.600,10 TL ödeme yapıldığını, kusur durumuna göre müvekkilinin rücu etme hakkının olduğunu, davalının ihtara rağmen müvekkilinin zararını gidermediğini, bunun üzerine Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile davalı hakkında takibe başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı/borçluların Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yaptıkları itirazların iptali ile takiplerin kaldığı yerden devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak kaydıyla müvekkilimize icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ........ vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya ilişkin olarak müvekkilinin tam kusurlu olduğuna ilişkin iddiayı kabul etmediklerini, diğer davalı tarafın çok hızlı gelmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, eksper raporunun hatalı ve çıkarılan fiyatın fahiş olduğunu, yapılan işler ve değişen parçalara ilişkin olarak ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, bu konuda kaza tarihi itibariyle fiyat konusunda ayrıca bir tespit yapılmasını, iş bu kazanın Konya'da gerçekleştiğini, müvekkilinin Konya'da ikamet ettiğini, bu nedenle Konya Mahkemelerinin işbu davaya bakmaya yetkili olduğunu, ayrıca müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadan doğrudan icra aşamasına geçildiğini, davacının faiz talebini kabul etmediklerini, bu nedenlerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde raporlar alınarak ve kayıtlar toplanarak ve itirazlarda göz önünde bulundurularak karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ A.Ş. vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği işbu davaya bakmaya İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının müvekkili şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, kazaya ilişkin olarak kusur tespiti oranının yapılmadığını, kusur tespiti yapılmadan müvekkilinin davacıya ödeme yapmasının beklenemeyeceğini, müvekkilinin araç başına maddi tazminat limiti kaza tarihi itibariyle 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dava dışı ........ tarafından söz konu karar Konya .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası kapsamında takibe konu edildiğini, müvekkili tarafından söz konusu icra dosyasına 11.04.2025 tarihinde 112.345,18 TL ödeme yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün yolun mahal ve şartlarına uygun bir biçimde seyir halindeyken karşı araç sürücüsünün hız kurallarına uymayarak kazaya kendi asli kusuruyla sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz davayı ikame etmiş olan davacının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Usulüne uygun düzenlenen bilirkişi raporları da nazara alınarak; ........ plakalı araç sürücüsü davalı ........'ın %100 kusurlu olarak kazanın gerçekleşmesine sebebiyet verdiği ve davacının talep edilen bedelin uygunluğu ile birlikte rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla; Davaya konu Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, takibin devamına, Alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde davanın kabulü ile; davaya konu Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, takibin devamına, alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat taleplerinin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ........ AŞ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece adil yargılama hakkının ihlal edildiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin poliçe limitinden tenzil edilmediğini, poliçe teminat limitini aşar mahiyette hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kararda asıl alacak, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve ferileri, müvekkili sigorta şirketinin poliçe limiti dikkate alınarak açıkça belirtilmeli iken hatalı şekilde hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, işçilik bedellerinin fahiş hesaplandığını, raporda iskonto uygulanmadan yapılan hesabın hatalı olduğunu, KDV hariç hesaplamanın dikkate alınması gerektiğini, dava konusu haksız fiile dayalı tazminat talebi olduğundan avans faizinin talep edilemeyeceğini, müvekkilinin temerrüte düşmediğini, temerrüt tarihinin yerel mahkemece hatalı olarak tespit edildiğini beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin zaman aşımına uğramasına rağmen müvekkili aleyhine hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kusursuz olmasına rağmen müvekkiline kusur yüklenilmesinin ve bu doğrultuda karar verilmesinin hatalı olduğunu, kusur konusunda gerekli inceleme yapılmadığını ve rapor alınmadığını, raporda hatalı hesaplama yapıldığını, piyasa araştırması yapılmadan, parçalarda ilişkin herhangi bir iskonto uygulanmadan, işçilik bedellerinin fahiş olacak şekilde KDV dahil ve davacı tarafın sundukları ile paralel hesap yapılmadığını, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Kusura itiraz Adli Trafik Bilirkişisi ........ ve Hasar bilirkişisi ........'ın mahkememize sunmuş olduğu 04/08/2025 tarihli raporunda özetle; Bilgi ve belgeler doğrultusunda, bu trafik kazasının oluşumunda; ........ plakalı otomobil sürücüsü ........'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53/1-b (Yolun gidişe ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşmaya), ve (Yolun gidişe ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşmaya, zorunludurlar) kurallarına uymayarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan (f) bendindeki “Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma,” kurallarını ihlal ettiği, %100 kusurlu olduğu, ........ plakalı otomobil sürücüsü ........'ın kazanın oluşumunda kural ihlali ve kusurunun olmadığı,anlaşılmakla itiraz yersizdir. Zamanaşımı itirazı Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır. 6098 Sayılı TBK'nın 154. maddesinde (818 sayılı BK. 133) zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiştir. Aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca, dava açılması veya icra takibi yapılması zamanaşımını kesen nedenlerdendir. Kanunun 156. maddesi ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 155. maddesi hükmü, "Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur." kuralını içermektedir. Bu maddeye göre, müteselsil borçlulardan birine karşı zamanaşımının kesilmesi diğer müteselsil borçlulara karşı da zamanaşımını keser. (818 sayılı BK. Mad.134) 2918 Sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsününün öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğü anlaşılmaktadır Yine TBK 73. Maddesinde Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.ödeme 10/09/2024 tariihnde yapılmasına göre 2 yıllık süre içinde dava açılmıştır. İtiraz yersizdir. Araç hasar miktarına itiraz Bilirkişinin araçta meydana gelen hasar bedelini, aracın 2. el piyasa değerini ve sovtaj bedelini kaza tarihini dikkate alarak hesaplamış ve mahkemece rapor hükme esas alınmıştır. Dava dosyası kapsamı, delil tespiti raporu, ekspertiz raporu ve fotoğraflar incelenerek aracın yaşı, modeli gibi özelliklerde dikkate alınarak meydana gelen hasar miktarına göre aracın pertinin mi, onarımının mı uygun ve ekonomik olduğu, onarımı uygunsa ayrıntılı şekilde hasar kalemleri ve bedeli, perti uygunsa aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin tesbiti ve tazminat miktarının saptanması doğru olup itiraz yersizdir. Faize itiraz Davalı tarafça avans faize karar verildiği belirtilerek istinaf konusu yapılmış ise de davacının icra talebinde yasal faiz istediği anlaşılmakla itiraz yersizdir Davalı vekilinin KDV tutarının hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği istinafı yönünden Sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğundan, hasar bedeli nedeniyle davacının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken KDV’yi de davacıya ödemekle yükümlüdür. 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi doğrudur Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2016/18474 esas 2017/10417 karar ,2015/864 esas 2015/9408 karar , 2015/14700 esas 2016/4229 karar sayılı ilamları. Yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması istinafı TTK'nın 1283. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen %30 iskonto esas alınmadan gerçek zarar hesabıyla ve yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulamayarak karar vermesi doğrudur Nitekim yargıtay 17 hdnin 2015/14700 esas 2016/4229 karar sayılı ilamı Temerrüde itiraz Keza Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Davacının dava açmadan önce davalı sigortacıya başvuruda bulunduğu anlaşılmakla davalı sigortacı için temerrüt faizinin temerrüt tarihinden işletilmesini talep edebilir.itiraz yersizdir. ANCAK Dava dilekçesinde bahsi geçen 10.08.2024 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen, ........ plakalı araç, müvekkil şirkete 08.12.2023-08.12.2024 vadeli, ......../0 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Müvekkil şirketin araç başına maddi tazminat limiti kaza tarihi itibariyle 200.000,00-TL ile sınırlıdır. Davacının sigortalısı ........ tarafından davalı şirkete karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 30/09/2024 tarih -2024.E... Esas Sayılı başvurusu ile değer kaybı talebinde bulunmuştur. Yapılan yargılama neticesinde 20/02/2025 – K-... Sayılı kararı ile davalı şirket aleyhine hüküm kurulmuştur. Dava dışı ........ tarafından söz konu karar Konya .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası kapsamında takibe konu edilmiştir. Müvekkil şirket tarafından söz konusu icra dosyasına 11.04.2025 tarihinde 62.000,00TL asıl alacak (maddi tazminat değer kaybı) olmak üzere ferilerle toplam 112.345,18-TL ödeme yapılmıştır. DOLAYISIYLA POLİÇE TEMİNAT LİMİTİNDEN KALAN BAKİYE TUTAR 138.000,00TL'DİR. Mahkemece poliçe teminat limitinden kalan bakiye tutarın 138.000,00TL olup Yerel Mahkemenin limiti dikkate almadan hüküm kurması hatalıdır. İtiraz yerindedir. Bu kapsamda 138.000 TL bakiye teminat limitine göre ve davacı tarafca yapılan ödeme tarihleri gözönüne alınarak resen yapılan hesaplamada davalı sigorta açısından istenebilecek faiz alacağı 11.523 TL olmakla, bu davalı açısından yeniden karar verilmelidir. HMK'nin 355. maddesinde, “ İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353. maddesinde, “ (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ... b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)..., 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilenler dışında HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden herhangi bir yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile, davalı ........ vekilinin tüm itirazlarının reddi ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davalı ........ vekilinin istinaf itirazlarının REDDİ ile, Davalı ........ AŞ vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; 1-Davanın, davalı ........ açısından TAM KABULÜ İLE; Davalı ........'in davaya konu Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalı açısından takip konusu miktarla göre aynen DEVAMINA, 2-Davanın, davalı ........ AŞ açısından ise KISMEN KABULÜ ile davalı sigorta şirketinin davaya konu Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen kabulü ile, davalı sigorta açısından takibin 138.000 TL asıl alacak ve 11.523 TL faiz alacağı olmak üzere takibin bu davalı açısından 149.523,00 TL üzerinden DEVAMINA, Bu davalı açısından fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat taleplerinin REDDİNE, İlk Derece Yargılaması Yönünden; 4-Alınması gereken 11.582,16 TL harçtan peşin alınan 2.047,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.534,37 TL harcın davalı davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, (Davalı ........ AŞ.nin harcın 8.790,68 TL'sinden sorumlu tutulmasına) 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 vekalet harcı, 2.047,79 TL peşin harcı toplamı 2.750,69 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ........ AŞ.nin 2.536,13 TL'sinden sorumlu tutulmasına) 6-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 355,00 TL posta tebligat gideri olmak üzere toplam: 7.355,00 TL'nin yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ........ AŞ.nin 6.781,31 TL'sinden sorumlu tutulmasına) 7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (Davalı ........ AŞ.nin 41.490,00 TL'sinden sorumlu tutulmasına) 8-Davalı ........ AŞ kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 20.030,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine, 9-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına) (Davalı ........ AŞ.nin 4.333,40 TL'sinden sorumlu tutulmasına) 10-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, İstinaf Yargılaması Yönünden; 11-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı ........ AŞ tarafına iadesine, 12-Davalı ........'dan alınması gereken 11.582,21 TL harçtan peşin alınan 2.895,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.686,65 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 13-Davalı ........ tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 14-Davalı ........ AŞ tarafından yapılan 1.683,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine, 15- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 16- HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.23/12/2025 ..... ..... ..... ..... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.