11. Ceza Dairesi 2011/9779 E. , 2012/18917 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Mahkumiyet Katılan vekilinin süre tutum dilekçesi verdikten sonra 22.04.2009 havale tarihli dilekçesi ile hükmün onanmasını talep ettiği dilekçesinin temyiz isteminden vazgeçme niteliğinde bulunduğu kabul edilerek sanığın temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede gereği görüşüldü; I- 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hü…
**11. Ceza Dairesi 2011/9779 E. , 2012/18917 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Mahkumiyet Katılan vekilinin süre tutum dilekçesi verdikten sonra 22.04.2009 havale tarihli dilekçesi ile hükmün onanmasını talep ettiği dilekçesinin temyiz isteminden vazgeçme niteliğinde bulunduğu kabul edilerek sanığın temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede gereği görüşüldü; I- 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle 31.12.2003 ve 31.12.2004 suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında anılan suçlarından açılan kamu davalarının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, II- 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarına gelince; 1- Sanığın 2005 takvim yılında gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasında bulunmaksızın sahte faturalar düzenleyip komisyon karşılığı sattığının iddia olunması, sanığın düzenlediği faturaların gerçek alım satıma dayandığını savunarak suçlamayı kabul etmemesi, davanın dayanağını oluşturan 31.03.2008 gün VDENR-2008-1811/1-11 sayılı Vergi Tekniği ve Suçu Raporlarında 2005 yılında 22 adet sahte fatura düzenlendiğinin belirtilmesine rağmen fatura bilgilerinin dosya içinde yer almaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; öncelikle suç tarihinin kesin olarak tespit edilmesi açısından katılan kurumdan 2005 yılında düzenlenen suça konu faturaların ayrıntılı bilgilerinin istenmesi, var ise bu faturaların asılları ve onaylı suretleri getirtilerek sahte faturalarının yasada öngörülen zorunlu şartları içerip içermediğinin incelenmesi, faturaların sanıktan alınıp alınmadığının araştırılması, bu kapsamda faturaları alıp kullanan kişi veya şirketler hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarının onaylı örneklerinin ve eklerinin celp edilmesi, hakkında/haklarında kamu davasının açıldığının belirlenmesi halinde evraklarının getirtilip özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin dosyaya intikalinin sağlanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde uygulama yapılması, 2- Kabule göre de; aynı takvim yılı içerisinde birden çok sahte fatura düzenleyen sanık hakkında ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere aynı takvim yılında değişik vergi dönemlerinde çok sayıda sahte fatura düzenlenmesi suçları zincirleme suçu oluşturacağından cezanın zincirleme suç nedeniyle arttırılması ve faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.