Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/546 E. , 2024/1072 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/546 Karar No:2024/1072 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava kon
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/546 E. , 2024/1072 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/546 Karar No:2024/1072 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: G.O.P. Mahallesi, ... Yolu, No:... Sincan/Ankara adresinde bulunan taşınmazın maliki olan davacı şirket tarafından, aynı adreste bayilik lisansı ile faaliyet gösteren ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (...) hakkında ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca verilen 469.192,00-TL idari para cezasının ödenmediği gerekçesiyle aynı yer için yeni bayilik lisansı verilemeyeceğinin bildirilmesi üzerine ihtirazi kayıtla ödenen 469.192,00-TL tutarın iadesi istemiyle yapılan 24/04/2018 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile 469.192,00-TL'nin ödeme tarihi olan 06/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin maliki olduğu ... Mahallesi, ... Yolu, No:... Sincan/Ankara adresinde bulunan taşınmazda bayilik lisansı ile faaliyet gösteren ... hakkında ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 469.192,00-TL idari para cezası verildiği, ancak söz konusu idari para cezasının anılan şirket tarafından ödenmediği, daha sonra aynı adreste faaliyet göstermek amacıyla davacı şirket ile kira sözleşmesi imzalayan şirketin bayisi olan ... Akaryakıt İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ce (... Akaryakıt) lisans başvurusunda bulunulması üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (Kurum) ... tarih ve E:... sayılı işlemi ile anılan para cezası ödenmeden aynı yer için yeni lisans verilemeyeceğinin bildirildiği, bunun üzerine davacı şirket tarafından 06/02/2018 tarihli makbuz karşılığında idari para cezasının ödendiği, daha sonra 24/04/2018 tarihli dilekçe ile idareye başvurarak ödenen meblağın iadesinin talep edildiği, Kurum'un ... tarih ve E:... sayılı işlemi ile bu talebin reddedilmesi üzerine 28/06/2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmış ise de, davacı tarafından iadesi istenilen 469.192,00-TL idari para cezası tutarının 06/02/2018 tarihinde makbuz karşılığı ödendiği göz önüne alındığında, 06/02/2018 tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde ya doğrudan dava açılması ya da idareye bu süre içerisinde yapılan başvuruya idarece verilen cevaba göre kalan dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirilerek 24/04/2018 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kendisi hakkında tesis edilen herhangi bir idari işlemin bulunmadığı, taşınmazı ... hakkında tesis edilen idari para cezasından sonra satın aldığı, maliki olduğu taşınmaza Kurum tarafından lisans verilmemesi nedeniyle hiçbir ilgisinin bulunmadığı bir idari para cezasını ödemek zorunda kaldığı, idari para cezasını ödemek zorunda bırakılmasının bir idari işlem olmayıp idarenin haksız bir eylemi olduğu, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca davanın süresinde açıldığı, idarenin hukuki bir neden bulunmaksızın kendisini ödemeye zorlamak suretiyle sebepsiz bir zenginleşme oluşturduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Ankara Valiliği tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, bu sürenin, yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı belirtilmiş; "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde ise, ilgililerin idarî davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için, idarî makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri kurala bağlanmıştır. İdarelerin, görevli oldukları konularda işlem tesis etmeyerek hareketsiz kaldıkları ya da zaman içerisinde maddî ve/veya hukukî şartların değişmesi nedeniyle yeni bir değerlendirme yapmaları gereken durumlarda, ilgililerin ileriye dönük şekilde hukukî sonuçlarından yararlanmak üzere 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca haklarında kanunun öngördüğü işlemin yapılması için her zaman idareye başvurmaları ve isteklerinin reddedilmesi hâlinde 10. maddede öngörülen usule uygun olarak idarî yargıda dava açmaları mümkün bulunmaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının maliki olduğu taşınmazda bulunan istasyonda bayilik faaliyeti gösteren ... hakkında ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca 469.192,00-TL idari para cezası uygulandığı, bu Kurul kararına karşı dava açılmadığı ve ödeme yapılmadığı, davacı şirketin taşınmazı 09/08/2016 tarihinde satın aldığı, daha sonra akaryakıt istasyonu olarak kullanılmak üzere taşınmazı 01/11/2016 tarihinde bir dağıtım şirketine kiraladığı, dağıtım şirketinin 07/11/2016 tarihinde ... Akaryakıt ile bayilik sözleşmesi imzaladığı, ... Akaryakıt tarafından 07/03/2017 tarihinde evrak kaydı yapılan lisans başvurusunun 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 8. fıkrasında yer alan "(...) Lisans sahibine verilen idari para cezası ödenmeden lisansa konu tesis için lisans verilmez." kuralı uyarınca ... tarih ve ... sayılı Olur ile reddedildiğinin ... tarih ve E... sayılı işlem ile ... Akaryakıt'a bildirildiği, bunun üzerine 06/02/2018 tarihinde idari para cezasının davacı tarafından ödendiği, daha sonra 24/04/2018 tarihli dilekçe ile idareye başvurarak ödenen meblağın iadesinin talep edildiği, Kurum'un ... tarih ve E:... sayılı işlemi ile bu talebin reddedilmesi ve bu işlemin 25/05/2018 tarihinde davacıya tebliği üzerine 28/06/2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. ... Akaryakıt'ın lisans başvurusunun Kurum tarafından lisans sahibine verilen idari para cezası ödenilmeden lisansa konu tesis için lisans verilemeyeceği gerekçesiyle reddine ilişkin işlem üzerine 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin bu şekilde yorumlanarak taşınmaz maliki davacı şirketin hukuken hiçbir ilgisi bulunmayan bir idari para cezasını ödemek zorunda kalması suretiyle suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlâl edildiği iddiasının süregelen bir etkisinin bulunduğu dikkate alındığında davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödediği idari para cezası tutarının iadesi istemiyle yapılan başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında bir başvuru olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında 24/04/2018 tarihinde yapılan başvurunun 26/04/2018 tarihinde reddi ve 25/05/2018 tarihinde davacıya tebliği üzerine 28/06/2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.