T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/843 - 2026/453 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/843 KARAR NO : 2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.04.2024 NUMARASI : 2021/702 Esas 2024/289 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen kara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/843 - 2026/453 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/843 KARAR NO : 2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.04.2024 NUMARASI : 2021/702 Esas 2024/289 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacılar vekili, 01.08.2015 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin karıştığı kaza sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların oğlu ...'ın vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 02.08.2016 tarihinde toplam 30.543,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, ancak bu miktarın zararı karşılamadığını, müteveffanın İmam Hatip Lisesi 3. sınıf öğrencisi olacağını, 16 yaşında başarılı bir öğrenci olduğunu ve üniversite eğitimi alacağını, olay tarihinde de sanayide çıraklık yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı anne ... için şimdilik 500,00 TL, davacı baba ... için şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 21.12.2018 tarihinde talebini davacı anne ... için 97.918,70 TL, davacı baba ... için 63.835,82 TL olarak ıslah etmiş, Bam kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sırasında da talebini 23.03.2024 tarihinde davacı anne ... için 104.971,50 TL, davacı baba ... için 154.485,50 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, sigorta şirketinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacılara toplam 30.543,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme ile davacıların davalı şirketi ibra ettiklerini ve davacı şirketin her hangi bir sorumluluğunun kalmadığını, araç sürücüsünün kusur oranının ve davacının kask takıp takmadığının ve müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 21.10.2021 tarih, 2019/895 Esas - 2021/1843 Karar sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; desteğin okul bilgileri ve not durumuna ilişkin bilgilerin temin edildiği ve yapılan değerlendirme sonucu desteğin İmam Hatip Lisesi mezunu bir İmam Hatip olarak görev yapabileceği değerlendirilerek Diyanet İşleri Başkanlığından emsal ücretlere ilişkin bilgiler getirtildiği, SGK'dan gelen 01.03.2017 tarihli yazı ile, davacılara rücuya tabi herhangi bir gelir ya da aylık bağlanmadığının bildirildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesine müzekkere yazılarak desteğin kask takıp takmamasının kazanın oluşumu ve ölümü bakımından değerlendirilmesinin talep edildiği, gelen 24.01.2023 tarihli rapora göre, bu yönde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığının bildirildiği, kazanın oluşumunda desteğin bölüşük kusurunun bulunduğu olgusunun davalı tarafça kanıtlanamadığı kanaatine varıldığı, desteğin lise mezunu bir imam hatip olarak görev yapacağına ilişkin emsal ücretler getiriltilerek aktüerya bilirkişiden alınan ek rapora göre, hesaplanan destek tazminatının poliçe limitini aştığı belirtilmiş ve bu doğrultuda proporsiyon yöntemi ile hesaplama yapılarak davacılardan ... için 154.485,50 TL, ... için ise 104.971,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, davacılar vekilinin 23.03.2024 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ettiği, davalı vekilince davacı tarafın iki kere ıslah yaptığı ileri sürülmüş ise de; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu, kaldırma öncesi 20.12.2018 tarihindeki dilekçenin bedel artırım dilekçesi niteliğinde olduğu ve yalnızca bir kere ıslah yapıldığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile, davalılardan ... için 154.485,50 TL, davacılardan ... için 104.971,50 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 28.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, dosya kapsamında 2 kez ıslah yapıldığını, dava dilekçesi incelendiğinde, davanın belirsiz alacak davası olarak değil kısmi alacak davası olarak açıldığını, dava dilekçesinde açıkça belirsiz ibaresinin yer almadığını, davanın kısmi dava olarak açıldığının kabul edilmesi gerektiğini, davacı vekili tarafından sunulan ilk ıslah dilekçesinin bedel artırım dilekçesi olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, müteveffanın yaralandığı bölgeler dikkate alındığında kask ve koruyucu ekipman takmadığının sabit olduğunu, aktüer bilirkişi tarafından yapılan garame hesabının hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğunu, garame hesabı yapıldığında, 166.647,71 TL ...'ın, 123.352,29 TL'nin ise, diğer davacı ...'ın hakkı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 30.543,00 TL tazminatın 17.368,73 TL'si davacı ... için yapılmış olduğundan bahse konu ödemenin güncellenmesi sonucu bulunan 29.163,29 TL'nin hesaptan düşülmesi gerektiğini ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı anneye ödenmesi gereken miktarın sigorta limitlerine göre 137.484,42 TL, davacı babaya da aynı şekilde hesaplama yapıldığında 101.231,79 TL ödenmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı dava dışı ... sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı kaza sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların oğlu ...'ın vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 02.08.2016 tarihinde toplam 30.543,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, ancak bu miktarın zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı anne ... için şimdilik 500,00 TL, davacı baba ... için şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 21.12.2018 tarihinde talebini davacı anne ... için 97.918,70 TL, davacı baba ... için 63.835,82 TL olarak ıslah etmiş, mahkemenin 15.01.2019 tarihli ilk kararında, davacı ... için 97.818,70 TL, davacı ... için 63.835,82 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, kararın Ankara BAM 26.Hukuk Dairesinin 21.10.2021 tarihli 2019/895 Esas - 2021/1843 Karar sayılı kararı ile davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılama aşamasında 23.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, taleplerini davacı anne ... için 104.971,50TL, davacı baba ... için 154.485,50 TL olarak ıslah etmiş ve mahkemece bahse konu ıslah dilekçesine göre davacı ... için 104.971,50 TL, davacı ... için 154.485,50 TL tazminatın kabulüne karar verilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacılar desteğinin müterafik kusuru bulunduğunun davalı tarafça ispat edilememesine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. 2-Davacılar vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tazminat talep etmiş olup, dilekçede açıkça HMK.nın 107. maddesine dayanılarak açılan belirsiz alacak davası olduğunun belirtilmediği, buna göre davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilerek davacının ikinci ıslah dilekçesi kabul edilerek karar verilmiş ise de HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası sonuçları itibariyle özel bir dava türü olup davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde açıkça HMK'nın 107. maddesi gereğince açılan belirsiz alacak davası olduğu belirtilmediğinden mahkemece yapılan bu belirlemenin sonuca etkili olmadığı, HMK'nın 24. maddesi ve 25. maddelerine aykırı şekilde davacı tarafından açıkça belirtilmeyen bir hususta hakimin yorum yoluyla davanın belirsiz alacak davası olduğunu kabul etmesinin mümkün görülmediği ve kısmi davada HMK'nın 176/2. maddesi gereğince tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği düzenlendiğinden davanın kısmi dava olarak değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken kısmi davada ikinci kez ıslah yapılmayacağı gözetilmeden davacı tarafça verilen ikinci dilekçeye göre karar verilmiş olması isabetli görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların kısmi davada bir kez ıslah yapabileceklerinden HMK'nın 176. Maddesi gereğince 21.12.2018 tarihli dilekçe ile talep ettikleri tazminatlar dikkate alınarak davacı ... için 97.918,70 TL davacı ... için 63.835,82TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline, ikinci ıslah dilekçesinin yapılmamış sayılmasına dair kesinleşen ve istinaf sebebi yapılmayan hususlar korunarak HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 97.918,70TL, davacı ... için 63.835,82 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 28.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tahsili ile davacılara ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.049,45 TL harçtan peşin yatırılan peşin ve ıslah ile alınan 2.249,20 TL harcın mahsubu ile kalan 8.800,25 TL karar ve ilâm harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir yazılmasına, 3-Davacılar tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı, 2.249,20 TL peşin ve ıslah ile alınan harç, 3.600,00 TL bilirkişi ücreti, 1.650,30 TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 5.279,50 TL yargılama giderinden 3.291,42 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacı ... yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabülüne karar verilen tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 5-Davacı ... yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabülüne karar verilen tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 7-Davacı taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacılara iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 310 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsil edilerek davalı ... Sigorta AŞ'ye ödenmesine, 4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın usûlüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n