10. Hukuk Dairesi 2023/7897 E. , 2023/9315 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2083 E., 2023/2 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/371 E., 2019/86 K. Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince isti…
**10. Hukuk Dairesi 2023/7897 E. , 2023/9315 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2083 E., 2023/2 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/371 E., 2019/86 K. Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 2701200210533 sigorta sicil numaralı müvekkilinin 1014909 işyeri sicil numaralı davalı ... Otomotiv Pet. Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.'ye ait araç satış ve servis işyerinde 01.06.2010-10.06.2015 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilinin işe girdiği tarihten itibaren araç satışı ve servisi üzerine faaliyet gösteren davalı işyerinde servis kısmında oto mekanik teknisyeni olarak çalıştığını, müvekkilinin yaptığı işin herhangi birinin yapamayacağı özel bilgi, eğitim ve ustalık gerektiren son derece teknik bir iş olduğunu, davacının kalifiye eleman niteliğinde olduğunu, işe girdiği tarihten itibaren asgari ücretin üzerinde maaş aldığını, belirli özelliklere sahip davacının asgari ücret almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin son aldığı aylık net ücretin 1.500,00 TL olduğunu, ancak davalı işverenin daha az prim ödemek amacıyla müvekkilinin maaşını, sigorta kurumuna, asgari ücret olarak bildirdiğini, asgari ücret olarak bildirilen maaşın bankaya yatırıldığını, kalan kısmın ise elden ödendiğini, müvekkilinin kuruma bildirilmeyen kazançlarının 506 sayılı (mülga) Sosyal Sigortalar Kanunu'nu 77 nci maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80 inci maddesi gereğince sigorta primine esas kazanca dahil olduğunu, bu şekilde müvekkilinin fiilen aldığı gerçek aylık ücreti üzerinden prim hesaplaması yapılması için işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, arz ve izah olunan ve resen görülecek nedenlerle, müvekkilinin davalı ... Otomotiv Pet. Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.'de 01.06.2010-10.06.2015 tarihleri arasında çalıştığı sürelere ilişkin sigorta primine esas kazancın tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette çalıştığı süre boyunca gerçek ücreti üzerinden prime esas kazancının kuruma bildirildiğini, bu durumun davacı tarafından imzalanan ücret bordroları ve ücretlerin ödenmesine ilişkin banka kayıtları, işyeri defter kayıt ve belgeleri ile sabit olduğunu, davacının prime esas kazancının gerçek ücreti üzerinden kuruma bildirildiğini, resmi kayıt ve belgeler ile sabit olduğunu, resmi kayıt ve belgelerin aksinin ancak eşdeğer resmi kayıt ve belgeler ile ispatlanabildiğini, davacının resmi kayıt ve belgelerin aksine tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini, davacının kalifiye bir personel olduğunu, ücretinin daha yüksek olması gerektiğini iddia etmekte ise de bu iddiasının da gerçekleri yansıtmadığını, davacının yaptığı işin vasıf ve mahiyetinin işin niteliği, davacının yaşı ve mesleki kıdemi nazara alındığında da nitelikli ve vasıflı bir personel olmadığının anlaşılacağını, kaldı ki davacının üst kadrosunda çalışan birçok amirinin olduğunu, bu durumlar nazara alındığında da davacının iddialarının gerçekleri yansıtmadığının aşikar olduğunu, davacının hizmet cetveli incelendiğinde görüleceği üzere müvekkili şirketten sonra çalıştığı işyerinde prime esas kazancının asgari ücret düzeyinde olduğu nazara alındığında da davacının vasıflı ve kalifiye bir personel olmadığının anlaşılacağını, davacı tarafından müvekkili şirkete keşide edilen ... 6. Noterliği'nin 19.06.2016 tarih ve 20408 yevmiye numaralı ihtarnamesi ve içeriğini kabul etmediklerini, ihtarname incelendiğinde de görüleceğe üzere davacının aylık net ücretinin 1.500,00 TL'si olduğunu iddia etmediği nazara alındığında da davacının aylık net ücretinin 1.500,00 TL olduğu yönündeki iddiasının gerçekleri yansıtmadığının aşikar olduğunu, davacıya ait ücret bordrolarının imzalı olduğunu, davacının işyerinden ayrıldıktan yıllar sonra dava açtığı da nazara alındığında davacının iddia ve taleplerinde samimi ve iyiniyetli olmadığının anlaşılacağını, arz ve izah edilen nedenlerle, sair cevap, itiraz, talep, dava hakları ile yargılamanın devamı esnasında elde edecekleri delilleri- tanıkları bildirme hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının resmi kayıt ve belgelerin aksini ancak eşdeğer kayıt ve belgelerle ispatlaması mümkün olduğundan, resmi kayıt ve belgelerin aksine tanık dinletilmesine ve ücret araştırılmasına muvafakat etmediklerini, kabul etmediklerini, resmi kayıt ve belgelerin aksine tanık dinletilmesi mümkün olmadığı gibi ücret araştırmasına ilişkin talepte de yasal şartlara haiz olmadığından bu husustaki itirazlarının kabulüne, davacının tüm iddia ve taleplerinin zamanaşımına/hak düşürücü süreye uğramış olduğuna, zamanaşımı/ hakdüşürücü süreye ilişkin itirazlarının kabulüne, hukuki dayanaktan yoksun haksız ve yersiz açılan davanın esastan da reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 64 üncü maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, davanın müvekkili Kuruma karşı ikame edilmeden önce davacı tarafça dava konusu talepler ile ilgili yazılı olarak başvurulmasının yasal bir zorunluluk ve dava şartı olduğunu, davacı tarafından yapılacak bu başvuru neticesinde müvekkili Kurumun talepleri açıkça veya 60 günlük bekleme süresinin sonunda sessiz kalarak zımnen reddetmesi halinde eldeki davayı ikame etmesinin gerektiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümlerinin amir olduğunu, eldeki davada zamanaşımı süresinin hesabında davacının çalıştığı hizmetinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak alacağını ilama bağlaması gerektiğini, davacının ikame ettiği eldeki davanın reddinin gerektiğini, bunun kabul görmemesi durumunda dava tarihine kadar olan kısma ilişkin talep haklarının zamanaşımına girdiğini ve bu dönemlere ilişkin kısımlar hakkında red kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının açmış olduğu eldeki davada fazla mesai ücretinin, yıllık izin ücretleri, bayram ve hafta sonu çalışmaları ile ücret alacaklarının eksik tahakkuk ettirilip ödenmesi nedeniyle sigorta primine esas kazancın tespitinin talep edildiğini, davacı vekilinin bu şekilde bir beyan ve bu beyana dayanarak eldeki davayı ikame etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtayın ücret, fazla mesai, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, dini ve resmi bayram ücretleri gibi bordrolara yansıtılan ve ücret ile birlikte ödenen ücretlerin ödeme döneminde işçi tarafından kabul edilerek ücret bordrolarının itiraz edilmeden imzalanması ve bu ödemeleri kabul ederek tevdi almaları bu ücretlerin ve ödeme kalemlerinin işçi tarafından itirazsız olarak kabul edildiği anlamına geldiğini, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sunulan Yargıtay kararları, emsal kararlar ve yasal mevzuat ışığı altında müvekkili kurum hakkındaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu olayda; davacnın davalıya ait işyerinde 01.06.2010-10.06.2015 tarihleri arasında net 1.500,00 TL ücretle çalıştığının iddia edildiği, uyuşmazlık konusu dönemde davacının sigorta primlerinin düzenli olarak yatırıldığı, iddia edilen ücret tutarının yazılı delille ispat sınırının altında kaldığı, ancak davalı işveren vekili tarafından uyuşmazlık konusu döneme ilişkin işyeri dönem bordrolarının dosyaya sunulduğu, ibraz edilen bordrolarda davacının imzalarının bulunduğu, bu durumda her ne kadar iddia edilen ücret yazılı delille ispat sınırının altında kalsa bile HMK'nın 201 inci maddesi gereğince ücret bordrolarının aksinin tanıkla ispat olunamayacağı, davacı vekilince ücret tutarının ispatına yönelik herhangi bir yazılı delil ibraz edilemediği, davalı vekilince sunulan dönem bordrolarındaki tutar ile davacıya ait Garanti Bankası İpekyol Şubesindeki hesaba yatırılan ödemelerin uyumlu olduğu, davacı vekilince bir kısım ücret bordrolarındaki imzalara itiraz edildiği, ancak 2015 yılına ait bordrolardaki imzalara yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı, Yargıtay' ın; imzası davacıya ait olan ve asgari ücret üzerinden düzenlenmiş bordro bulunması halinde; o yılın öncesinde asgari ücretten fazla aldığı iddiasına itibar olunamayacağına dair yerleşik kararları, 2015 yılı Mayıs ayına ilişkin dönem bordrosunun incelenmesinde davacının 2015 yılı Mayıs ayında net 1.009,25 TL ücret aldığı, bu tutarın brüt tutarının 1.241,55 TL olduğu, davacının banka hesabına yatırılan ücret ile SGK'ya bildirilen ücretin bu tutar ile uyumlu olduğu, yerleşik Yargıtay kararları gereği davacının imzalı ücret bordrosu aksine 2015 yılı Mayıs ayı öncesinde 1.500,00 TL ücret aldığına dair iddiasına itibar olunamayacağı değerlendirilerek davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, iddia edilen ücretin yazılı delille ispat sınırının altında olduğu, buna rağmen delillerinin dikkate alınmadığını, dinlenen tanıkların beyanlarının da dikkate alınmadığını, istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Somut olayda; davanın konusu davacının davalı işverene ait işyerinde 01.06.2010-10.06.2015 tarihleri arasında sigorta primine esas kazancının 1.500,00 TL olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu, ibraz edilen bordrolarda davacının imzalarının bulunduğu, bu durumda her ne kadar iddia edilen ücret yazılı delille ispat sınırının altında kalsa bile HMK 201 inci maddesi gereğince ücret bordrolarının aksinin tanıkla ispat olunamayacağı, davacı vekilince ücret tutarının ispatına yönelik herhangi bir yazılı delil ibraz edilemediği, davalı vekilince sunulan dönem bordrolarındaki tutar ile davacıya ait Garanti Bankası İpekyol Şubesindeki hesaba yatırılan ödemelerin uyumlu olduğu, davacı vekilince bir kısım ücret bordrolarındaki imzalara itiraz edildiği, ancak 2015 yılına ait bordrolardaki imzalara yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı, Yargıtay'ın; imzası davacıya ait olan ve asgari ücret üzerinden düzenlenmiş bordro bulunması halinde; o yılın öncesinde asgari ücretten fazla aldığı iddiasına itibar olunamaya, ibraz edilen bordrolarda davacının imzalarının bulunduğu, bu durumda her ne kadar iddia edilen ücret yazılı delille ispat sınırının altında kalsa bile HMK'nın 201 inci maddesi gereğince ücret bordrolarının aksinin tanıkla ispat olunamayacağı, davacı vekilince ücret tutarının ispatına yönelik herhangi bir yazılı delil ibraz edilemediği, davalı vekilince sunulan dönem bordrolarındaki tutar ile davacıya ait Garanti Bankası İpekyol Şubesindeki hesaba yatırılan ödemelerin uyumlu olduğu, davacı vekilince bir kısım ücret bordrolarındaki imzalara itiraz edildiği, ancak 2015 yılına ait bordrolardaki imzalara yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı, Yargıtay'ın; imzası davacıya ait olan ve asgari ücret üzerinden düzenlenmiş bordro bulunması halinde; o yılın öncesinde asgari ücretten fazla aldığı iddiasına itibar olunamayacağına dair yerleşik kararları, 2015 yılı Mayıs ayına ilişkin dönem bordrosunun incelenmesinde davacının 2015 yılı Mayıs ayında net 1.009,25 TL ücret aldığı, bu tutarın brüt tutarının 1.241,55 TL olduğu, davacının banka hesabına yatırılan ücret ile SGK'ya bildirilen ücretin bu tutar ile uyumlu olduğu, yerleşik Yargıtay kararları gereği davacının imzalı ücret bordrosu aksine 2015 yılı Mayıs ayı öncesinde 1.500,00 TL ücret aldığına dair iddiasına itibar olunamayacağı gerekçesiyle Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar bu haliyle yerindedir. Bu halde davacı vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sigorta primine esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 200 ve 202 nci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.