Başvuru, haksız yakalama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tazminat davasının uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, haksız yakalama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tazminat davasının uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla başvurucu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında başvurucu 19/8/2015 ile 21/8/2015 tarihleri arasında üç gün gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakılmıştır. Soruşturma sonucunda Başsavcılık tarafından 1/10/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi sonrasında başvurucu 21/10/2015 tarihli dilekçesiyle hakkında haksız yakalama ve gözaltı tedbiri uygulandığını ve evinde ölçüsüz ve haksız arama yapıldığını belirterek 000 TL manevi tazminatın ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 17/5/2016 tarihinde başvurucunun manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 450 TL manevi tazminatın ödenmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Her ne kadar davacı vekili davacının evinde yapılan aramanın usulsüz ve ölçüsüz olduğunu iddia etmiş ve uğranılan ruhsal zarar için manevi tazminat talep etmiş ise de; 5271 Sayılı CMK'nın 141/1-i maddesinde tazminat gerektiren adli kontrol hali, hakkındaki arama kararının ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilmesi halidir. Mahkememizce davaya esas soruşturma dosyası incelendiğinde ve arama tutuanağında hazurun olarak gösterilen [Ö.] tanık sıfatı ile dinlendiğinde; davacı [S.A.]nın evinde 2015 tarihinde gerçekleştirilen aramanın CMK vd. maddelerine göre usul kurallarına aykırı yönleri tespit edilmiş ise de; aramanın ölçüsüz yapıldığına dair bir tespit yapılmamıştır. Arama sırasında Cumhuriyet Savcısının hazır olmaması halinde ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulmamış olması, muhtarın bulundurulmamış olması, aramanın arama kararında belirtilen saatte yapılmaması gibi hususlar usule ilişkindir. Ayrıca arama tutanağında arama sırasında evde hiçbir zarar ve ziyanın olmadığına dair hazurun ve davacının imzasının bulunduğu anlaşılmakla, soyut nitelikte kalan iddialara itibar edilmemiş ve açıklanan sebeplerle ölçüsüz aramaya ilişkin manevi tazminat taleblerinin reddine karar verilmiştir.Dosya haksız gözaltı bakımından değerlendirildiğinde; davacının 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, CMK 141/1-e maddesi gereğince davacının haksız olarak gözaltında kaldığı sonucuna ulaşılmış, haksız yakalamanın da gözaltı süresi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile haksız gözaltına ilişkin manevi tazminat talebinin kabule şayan olduğu ... gözaltında kalınan 3 günlük süre ile orantılı ve makul ... toplam 450,00 TL manevi tazminat takdir edilmiş,..." Başvurucunun temyiz talebi Yargıtay Ceza Dairesinin 11/1/2021 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 11/3/2021 tarihinde öğrendiğini beyan etmiş; 12/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.