4. Hukuk Dairesi 2013/6459 E. , 2014/3112 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2012 NUMARASI : 2011/227-2012/650 Davacı İ.. G.. vekili Avukat F. A.. tarafından, davalı A.. Ö.. aleyhine 20/05/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temy…
**4. Hukuk Dairesi 2013/6459 E. , 2014/3112 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2012 NUMARASI : 2011/227-2012/650 Davacı İ.. G.. vekili Avukat F. A.. tarafından, davalı A.. Ö.. aleyhine 20/05/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı, TV 8 kanalında 10/05/2011 tarihinde yayınlanan "E. T..ile Başkentten" adlı programda davalının kendisine hakaret ve iftirada bulunduğunu, yolsuzlukla suçladığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, söz konusu TV programında davacının daha önce 10/09/2010 tarihinde yayımlanan televizyon konuşmasında asılsız, gerçek dışı ve iftira niteliğinde açıklamalar yapması nedeniyle bu açıklamalarına cevap verdiğini, beyanlarının sert eleştiri kapsamında bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; eleştiri sınırlarının aşıldığı ve kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu yayının çözümünün incelenmesinde; davalının "...M. G..'in eğer yolsuzluklarını filan burada anlatmaya kalksak on yedi sene sürer....Siyaset yapan adamın altı ıslak olmamalı. Bu çok önemli bir şey. Şimdi M. G..in altı değil üstü, yüzü, gözü, kaşı, kulağı, burnu, saçları, her tarafı. Yakında M. G..'in sonunu merak ediyorum." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerek Dairemizin gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin istikrar kazanmış uygulamalarında siyasetle uğraşan kişilerin kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere de katlanması gerektiği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğünün sadece "zararsız ve ilgilenmeye değmez olarak görülen bilgi ve fikirler değil aynı zamanda rahatsız eden, şaşırtan ve gücendiren ifadelerinde bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ve ifade özgürlüğü olmadan "demokratik bir toplum"dan söz edilemeyeceği vurgulanmıştır. “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne göre siyasetçilere yönelik eleştirinin sınırı özel kişiler için olandan daha geniştir ve bu durum günümüzde yerleşik bir ilke haline gelmiştir.(Örneğin, Brasilier c. France, Req.No.71343/01, 11/04/2006, para.41)” (İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa -Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Kapsamında Bir İnceleme, Prof.Dr.Sibel İnceoğlu)