8. Hukuk Dairesi 2019/5565 E. , 2019/9403 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, 390 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu ola…
**8. Hukuk Dairesi 2019/5565 E. , 2019/9403 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, 390 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve dört arkadaşı vekili ile davalı ... vekili ve öteki davalılar ...,... ayrı ayrı ibraz ettikleri cevap dilekçelerinde davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Diğer davalılar ile dahili davalılara dava dilekçesi yöntemine uygun olarak tebliğ edildiği halde yargılama oturumlarına katılmamış ve cevap vermemişlerdir. Mahkemece, (ilk kararda) "...hak düşürücü süre yönünden davanın reddine" karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 18.04.2014 tarihli ve 2013/14750 Esas, 2014/7651 Karar sayılı ilamı ile, ''....işin esasının ve dava konusu taşınmazın 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla belirlenen veya belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre değerlendirilmesi ve ayrıca 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'nın 36. maddesine bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı hususunun da gözetilmesi, Mahkemece bu konudaki görüşünün ortaya konulması ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.” gereğine işaret edilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verildikten sonra, “davanın kısmen kabulü ile teknik bilirkişi Ayhan Özçelik'in 27.01.2015 tarihli ek raporu dikkate alınmak sureti ile davaya konu... ilçesi, Merkez mahallede bulunan 390 parselin krokide (A) harfi ile gösterilen 353 m2'lik kısmının kıyı çizgisinde kalması sebebi ile tapusunun iptal edilerek, bu kısmın davacı ... hazinesi adına tapuya tesciline, bu parselde bakiye 4687 m2'lik kısmın davalılar üzerinde ipkasına” şeklinde hüküm kurulmuştur. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, 390 parsel sayılı taşınmaz, 23.05.1961 tarihinde “Ölü ... Mirasçıları” adına kayıt edilmiş olup (tapu kaydına göre) tapu malikleri “Ölü ...” olmayıp 26.12.1952 yılında vefat eden ... oğlu ... mirasçıları oldukları anlaşılmaktadır. Kural olarak tapu iptali ve tescil davalarında, dava kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır.