7. Hukuk Dairesi 2012/2926 E. , 2012/6088 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684. maddes…
**7. Hukuk Dairesi 2012/2926 E. , 2012/6088 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyeti kural olarak arzın mukadderatına tabidir. Toplanan delillerden ve özellikle dava dosyası içerisinde bulunan Bartın Asliye 2.Hukuk Mahkemesinin 1991/446 Esas 1992/514 Karar sayılı tescil davasının 26.05.1988 tarihli keşfi sırasında dinlenen tanık anlatımlarından dava konusu fındık ağacı niteliğindeki muhdesatların davacının annesi ve babası tarafından birlikte dikildiği anlaşılmaktadır. Gerçekten anılan keşifte ve görülen davada bilirkişi raporu ile tespit edilen fındık ağaçlarının yaşları dikkate alındığında bu anlatımlar doğrulandığı gibi bir kısım tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere davacının anne ve babası ile birlikte yaşadığı ve fındık mahsullerinin birlikte toplandığı belirlenmiştir. Tüm bu olgular birarada değerlendirildiğinde dava konusu ağaçlarının tüm ailenin nam ve hesabına dikildiğinin kabulu gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, az yukarıda ismi geçen davalının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilglisine iadesine, 18.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.