1. Hukuk Dairesi 2013/390 E. , 2013/1568 K. "" MAHKEMESİ : AFŞİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir…
**1. Hukuk Dairesi 2013/390 E. , 2013/1568 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AFŞİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Getirtilen kayıt ve belgelerden, muris M. oğlu A.R.E.'ın, sağlığında: 1) 30.07.1993 tarihli resmi akitle 1, 2 ve 61 nolu parsellerinin tamamını kızı A.'ye, 2) 04.08.1993 tarihli resmi akitle 537, 1424, 872 nolu parsellerinin tamamı ile 604 nolu parselinin 1/3'ünü oğlu A.R.'ya; 779, 840, 844 nolu parsellerinin tamamını ile 604 nolu parselinin 1/3'ünü oğlu A.A.'a; 480, 492, 1442, 554 nolu parsellerinin tamamı ile 604 ve 1267 nolu parsellerinin 1/3'ünü kızı A.'e, 3) 29.07.1994 tarihli resmi akitle 552, 579, 1258, 1259 ve 1440 nolu parsellerinin tamamını kızı G.'e, 4) 13.08.1996 tarihli resmi akitle 768, 830 ve 854 nolu parsellerinin tamamını oğlu H.'e satışlar yoluyla devrettiği; geride 8 parça taşınmazının daha kaldığı; 01.07.1998 tarihinde ölünce, mirasçısı olarak kızları A. A. G. ile oğulları A.R. A.A.ve kendisinden önce 04.11.1993 tarihinde ölen oğlu M.K.dan olma 5 torununu bıraktığı görülmektedir. Murisin kızı A. kardeşi A. aleyhine eldeki davayı açarak tapu iptali-tescil isteğinde bulunmuş; davalı A. ise, taşınmazları bedellerini ödeyerek satın aldığını, ayrıca murisin davacı A.ye de taşınmazlar verdiğini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazların bedellerinin ödendiği, bedeller arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı sayılamıyacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, davacı A.nin aynı hukuksal nedene dayanarak diğer kardeşleri G.A. R.A.A.ve H. aleyhine de ayrı ayrı davalar açtığı anlaşılmaktadır. Murisin gerçek iradesinin belirlenebilmesi bakımından aralarında bağlantı bulunan bu davaların HUMK'nun 45. (HMK'nun 166.) maddesi uyarınca birleştirilmelerinde hukuki yarar olduğu açıktır. Bunun yanında, davanın esasına yönelik yapılan araştırma ve değerlendirmenin hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada muris gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.