13. Hukuk Dairesi 2016/6715 E. , 2018/678 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, dava dışı üçüncü kişinin davalı yükleniciden satın aldığı taşınmazı 2012 yılında satın aldığını, dairenin…
**13. Hukuk Dairesi 2016/6715 E. , 2018/678 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, dava dışı üçüncü kişinin davalı yükleniciden satın aldığı taşınmazı 2012 yılında satın aldığını, dairenin kış ayında rutubetlenme yapması nedeniyle küflenme meydana gediğini, zamanla meydana gelen bu küflenmesinin eşyalarda çürümeye yol açtığı gibi sağlık sorunlarına da neden olduğunu, ayrıca duvarlarda oluşan kabarmalar sonucunda dökülmelerde oluştuğu gibi ısı kaybına da neden olduğunu, mevcut ayıpların tespiti amacıyla ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/265 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını ileri sürerek ayıplı mal nedeniyle, öncelikle taşınmazın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönülerek ilk malikle yapılan satış sözleşmesi gereği ödenen 150.000,00 TL’nin tahsili ile taşınmazın iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde ayıbın tekrarlanmayacak şekilde taşınmazın tadilatının sağlanmasına bu da mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazda oluşan 11.400,00 TL değer kaybının ve muhtemel zararın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla değer kaybı yönünden talep sonucunu 18.750,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüş, süresinde ayıp ihbarınında yapılmadığına yönelik beyanda bulunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.