DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/707 E. , 2024/3079 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/707 Karar No : 2024/3079 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ... VEKİLİ : Av. ... 2-... ... 14- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av.... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YA
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/707 E. , 2024/3079 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/707 Karar No : 2024/3079 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ... VEKİLİ : Av. ... 2-... ... 14- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av.... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Sokağın girişi ile ... Sokağı köşesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın yapı ruhsatında kamuya terkli yol üzerinde cephe hattı boyunca kapalı çıkma izni verilmesinin kamuya terk edilmiş alana tecavüz niteliği taşıdığı ve kamu zararına sebebiyet vereceği gerekçesi ile söz konusu taşınmazın yapı ruhsatının iptal edilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, uyuşmazlık konusu binanın ... Sokak cephesinde olmak üzere, binanın zemin kat kitlesinin parsel sınırları içerisinde olduğu, binanın bu cephedeki 1, 2, 3 ve 4 üncü katlarında, parsel sınırı dışında, kısmen kapalı ve kısmen açık çıkmaların imal edildiğinin tespit edildiği, bu hususun davanın tarafları tarafından da kabul edildiği uyuşmazlıkta çözümlenmesi gerekenin ise, binanın bulunduğu taşınmazın sınırları dışında kamuya ait yola taşacak şekilde açık ve kapalı çıkma yapılıp yapılamayacağı hususu olduğu, ... Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği’ne göre dava konusu binanın,...Sokak ve ... cephesindeki açık ve kapalı çıkmalarının, ... Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği’nin 42. maddesine uygun olduğu, ancak İmar Kanunu'nun 20. maddesinde, yapıların, imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceğinin belirlendiği, gerek İmar Kanunu'nda gerekse bu Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nde parsel sınırı dışına taşan açık ve kapalı çıkma yapılmasına imkan veren bir düzenleme bulunmadığı, buna imkan veren bir uygulama yapılması halinde binanın bulunduğu alanın imar planında yer alan fonksiyona aykırılık teşkil edebileceği gibi kamu alanlarının ihlali sonucunu da doğuracağı, buna göre Kanun ve genel düzenleyici yönetmelik hükümlerine aykırı olarak ... Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin uyuşmazlık konusu açık ve kapalı çıkmalara ilişkin hükümlerinin uygulanma kabiliyeti bulunmadığı, yapılan açıklamalar kapsamında, parsel sınırı dışına açık ve kapalı çıkma yapılamayacağı sonucuna varıldığından, bu duruma aykırı olarak düzenlenen uyuşmazlık konusu yapı ruhsatında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/05/2023 tarih ve E:2020/1129, K:2023/4222 sayılı kararıyla; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının onanmasına dair Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idare tarafından düzeltilmesinin istenilmesi üzerine, karar düzeltme isteminin kabulü ile anılan Daireleri kararının kaldırılarak işin esası yeniden incelenmiş, Öncelikle, çıkma ve emsal kavramlarının tanımı Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nde yapıldığından anılan Yönetmeliğin "Genel hükümler" başlığını taşıyan 2.maddesinde yer verilen kural uyarınca görülen dava açısından ... Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin uygulanma imkanının bulunmadığı, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği hükümleri uyarınca uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiğinin anlaşıldığı, 01/06/2013 tarih ve 28664 sayılı ve 08/09/2013 tarih ve 28759 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile anılan Tip İmar Yönetmeliği'nin 16.maddesinde çıkmaların emsal hesabına dahil edilmeyeceğine ilişkin yapılan değişikliğin iptali istemiyle Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığına karşı Dairelerinin E:... esas sayılı dosyasında açılan davada, "'Yapı inşaat alanlarının' yönetmelik değişikliği veya plan notları/hükümleriyle emsal harici bırakılmasının planlama ve şehircilik ilkeleri bakımından savunulması mümkün olmadığı, değiştirilen yönetmeliklerin uygulanmasının kat yüksekliklerinin serbest bırakılmasını gerektireceği, komşu imar adaları ve hatta parsellerde inşa edilecek binaların hacimleri (yükseklikleri başta olmak üzere) önceden tahmin edilemez hale geleceği için komşu binalar arasında kitlelerinden kaynaklanan olumsuz dışsal etkilerin ortaya çıkabileceği, komşu iki parselden birinde daha sonra inşa edilecek binanın kitlesinin, diğer parselde daha önce inşa edilmiş bina için manzara, güneş, ışık, gibi etmenler bakımından olumsuzlukları ortaya çıkarabileceği, diğer bir deyişle, kentsel tasarım ilkeleri bakımından büyük önemi olan, binaların birbirleriyle ilişkili olarak kütle düzenlerinin önceden planlanmasının olanaksız hale geleceğinin kuşkusuz olduğu, Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, kural olarak imar parseli üzerinde inşa edilen yapı kütlesinin tamamının, emsal hesabına dahil edilmesi gereken alanlar olduğu mekansal alanlarda öngörülen yapı ve nüfus yoğunluğunun, hedeflenen sınırlar içerisinde adil ve dengeli bir biçimde kalmasının sağlanmasının ancak bu yolla mümkün olduğu, Öte yandan, yapıların niteliğine göre, doğrudan kapalı kullanım alanı olarak değerlendirilemeyecek, ancak sağlıklı yaşam alanlarının teşekkülü için barındırması gereken bazı parçalarının istisnai olarak emsal dışında tutulmasının mümkün olduğu, burada önemli olan hususun, emsal harici tutulacak alanların bu istisnai halinin gözetilerek, dar kapsamda tutulması, bu suretle yapı ve nüfus yoğunlukları ile bu yoğunluğa hizmet etmek üzere ayrılan teknik ve sosyal alt yapı alanları arasında bulunması gereken dengenin korunması olduğu, Bu çerçevede, genel kuralın istisnası olarak, taban alanı ya da KAKS hesabına dahil edilmeyen unsurların hassasiyetle ele alınması gerektiği, -"Bulunduğu katın alanının toplam .....’ini geçmemek koşuluyla; sökülür-takılır-katlanır cam panellerle kapatılmış olanlar dâhil olmak üzere balkonlar, açık çıkmalar ile kat bahçe ve terasların emsal hesabına dahil edilmeyeceği" kısmına ilişkin olarak; İmar parseli içinde tek başına bağımsız bölüm oluşturmasa dahi, ister yapı bütünlüğü içinde ortak alan kullanımı olarak, isterse bağımsız bölümün eklentisi olarak imal edilsin, alan kullanımının artmasına sebebiyet veren, ayrıca yapı ve nüfus yoğunluğuna sebebiyet vereceği açık olan söz konusu bölümlerin, tamamının emsal hesabında değerlendirilmesi gerektiği, alan hesabına kısmen veya tamamen dahil edilmemesini gerektirir bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, anılan hükümde imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle Dairelerinin 25/12/2018 tarih ve E:2013/6220, K:2018/10656 sayılı kararı ile anılan Yönetmelik değişikliğinin iptaline karar verildiği, Uyuşmazlıkta, öncelikle kapalı çıkma kavramının net bir şekilde ortaya konulmasının gerektiği, kapalı çıkmanın, binalarda yer döşemelerinin uzantısı olarak yapılan, parsel sınırları dışına taşmayan, en az bir ucu açık, binaya dayanan ve yanları ve/veya üstü kapalı yapı elemanı olduğu, genellikle balkon inşa edilmesi ile ortaya çıktığı, Yukarıda yer verilen Daireleri kararında, açık çıkmaların emsal hesabına dahil edilmesi gerektiği yönünde hüküm verilmiş ve kapalı çıkmaların dava konusu edilmemesi nedeniyle herhangi bir değerlendirme yapılmamış ise de, doğrudan kullanım alanı olarak nitelendirilebilecek kapalı çıkmaların evleviyetle emsal hesabına dahil edilmesi gerektiğinin kuşkusuz olduğu, Bu açıklamalar ışığında İdare Mahkemesince, yukarıdaki paragrafta sayılan hususların yanında yapılmak istenen çıkmanın emsal hesabına dahil edilmemesi durumunda gizli emsal artışına sebebiyet vereceği göz önüne alınmak suretiyle, söz konusu bölgede mevcut teşekkülünün nasıl oluştuğunun, alanda başka bu şekilde çıkma imalatı bulunan bina olup olmadığının, çıkma sebebiyle imar hattının ve sokak silüetinin bozulup bozulmadığının, görüş alanını olumsuz etkileyip etkilemediğinin, güneş ışığı ve ısısından yararlanma durumu ve hava sirkülasyonunun olumsuz etkilenip etkilenmediğinin, çıkma yapılan kısmın emsal hesabına dahil edilip edilmediğinin, yapılan çıkmanın özellikle deprem kuşağında yer alan ... ilinde binanın ağırlık akslarını ve statik dengesini olumsuz etkileyip etkilemediğinin araştırılması sonucunda elde edilecek bilgilere göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, yukarıda sayılan tüm bu tespitlerin incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme sonucu İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idare mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığı ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ:Uyuşmazlıkta, yapılmak istenen çıkmanın emsal hesabına dahil edilmemesi durumunda gizli emsal artışına sebebiyet vereceği göz önüne alınmak suretiyle, söz konusu bölgede mevcut teşekkülünün nasıl oluştuğunun, alanda başka bu şekilde çıkma imalatı bulunan bina olup olmadığının, çıkma sebebiyle imar hattının ve sokak silüetinin bozulup bozulmadığının, görüş alanını olumsuz etkileyip etkilemediğinin, güneş ışığı ve ısısından yararlanma durumu ve hava sirkülasyonunun olumsuz etkilenip etkilenmediğinin, çıkma yapılan kısmın emsal hesabına dahil edilip edilmediğinin, yapılan çıkmanın özellikle deprem kuşağında yer alan ... ilinde binanın ağırlık akslarını ve statik dengesini olumsuz etkileyip etkilemediğinin araştırılması sonucunda elde edilecek bilgilere göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, yukarıda sayılan tüm bu tespitlerin incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme sonucu İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde isabet bulunmadığı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı olan, ... Sokağın girişi ile ... Sokağı köşesinde bulunan taşınmaz için davalı idare tarafından 17/01/2013 tarihli imar durum belgesi düzenlenmiş, daha sonra anılan taşınmaz için davalı idare tarafından ...tarih ve ... sayılı yapı ruhsatı düzenlenmiştir. Davacı tarafından söz konusu yapı ruhsatında kamuya terkli yol üzerinde cephe hattı boyunca kapalı çıkma izni verilmesinin kamuya terk edilmiş alana tecavüz niteliği taşıdığı ve kamu zararına sebebiyet vereceği gerekçesi ile söz konusu taşınmazın inşaat ruhsatının iptal edilmesi talebiyle 16/4/2014 tarihli dilekçe ile yapılan başvuru, ... tarih ve ... sayılı ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine anılan işlemin iptali istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: ... Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin "Yapılaşma düzenine ilişkin tanımlar" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "İkiz Düzen", imar planında, binanın bir tarafı komşu binaya bitişik, diğer tarafı ayrık olarak oturacağı alan belirtilmiş olan, imar yönetmeliği ile derinliği, kat adedi ve buna bağlı bina yüksekliği tanımlanmış bahçeli blok düzeni şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin "Yapı alanına ilişkin tanımlar" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, "Brüt İnşaat Alanı (Toplam İnşaat Alanı): Bodrum kat ve çatı arasındaki piyesler dahil olmak üzere yapının inşa edilen tüm katlarının toplamıdır. Işıklıklar, hava bacaları, saçaklar ve üstü açık tabii zemin terasları hariç, bütün ortak alanlar ve açık ve kapalı çıkmalar bu alana dahildir." hükmüne yer verilmiştir. Yönetmeliğin "Binaya ilişkin tanımlar" başlıklı 19. maddesinde, "Çıkmalar", binalarda bu Yönetmelik'te belirtilen koşullar kapsamında bina cephe hatları dışına yapılabilen konsol şeklinde tanımlanmıştır. Yönetmeliğin "Çıkmalar" başlıklı 42. maddesinde, "Binalarda taban alanı (azami bina sahası) dışında kendi bahçe hudutları dışına taşmamak ve genişliği 1.50 metreyi aşmamak, tabii veya tesviye edilmiş (37/c maddesine göre) zeminden çıkma altına kadar en yakın şakuli mesafe 2.40 metrenin altına düşmemek kaydıyla; Parselin yan ve arka komşu hududuna 3.00 metreden fazla yaklaşmamak şartı ile açık ve kapalı çıkma yapılabilir ve bu çıkma cephe uzunluğunca devam edebilir. Yan bahçe mesafesi 3.00 metre ile 4.00 metre arasında olan parsellerde, yan komşu hududuna 2.00 metreden fazla yaklaşmamak kaydıyla 1.00 metre ye kadar açık çıkma yapılabilir, ancak bu çıkma binanın çıkma yapılan cephe uzunluğunun 1/3’inden fazla olamaz. Bitişik yapı nizamına tabi binaların ön ve arka cephelerinde yapılacak çıkmalar yan komşu hududuna 2.00 metreye kadar yaklaştırılabilir. Ayrıca, bitişik nizama tabi yerlerde, iki taraftaki ilgililerin muvafakatı halinde ve ilgili belediyece mahzur görülmediği takdirde, çıkmaların yan komşu hududuna yaklaştırılmalarına da izin verilebileceği gibi, komşu parselde imar planına göre aynen muhafazası gereken ve arka cephe hattı çıkma yapılacak binanınkinden ileride olan bir bina bulunması halinde çıkmanın bu hattı aşmamak üzere bu tarafta komşu hududuna kadar devam ettirilmesi de mümkündür. Bitişiğinde çıkması komşu parsel hudutlarına kadar dayanmış ruhsatlı ve gabarisinde teşekkül etmiş mevcut bir bina var ise, muvafakat aranmaksızın çıkmanın komşu hududa kadar yanaşmasına müsaade edilir.(...)" düzenlemesine yer verilmiştir. İşlem tarihinde yürürlükte olan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin "Genel hükümler" başlığı altında yer alan 2. maddesinde, "Proje hazırlanması, yapı ruhsatı ve arazi düzenlemesine ilişkin uygulamalar bu Yönetmelik ile Bakanlıkça çıkarılan diğer imara ilişkin yönetmeliklerde yer alan tanımlara göre gerçekleştirilir. Bu Yönetmeliklerde yer alan genel hükümler, tanımlar ve ruhsata ilişkin hükümler, planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemez. Bu Yönetmeliğin ve ilgili idarelerin Kanuna ve diğer mevzuata göre çıkaracakları imar yönetmeliklerinin diğer hükümleri ise uygulama imar planında aksine bir açıklama bulunmadığı takdirde uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin dava konusu işlem tarihinde "Yapı düzenine ait tanımlar" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendinde, Kat alanı kat sayısı (KAKS) (Emsal): Yapının bütün katlardaki alanları toplamının parsel alanına oranından elde edilen sayıdır. Katlar alanı bodrum kat, asma kat, çekme ve çatı katı ve kapalı çıkmalar dahil kullanılabilen bütün katların ışıklıklar çıktıktan sonraki alanları toplamıdır." şeklinde düzenlenmiş iken görülmekte olan dava devam ederken (01.06.2013 tarihli, 28664 sayılı ve 08.09.2013 tarihli, 28759 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren) Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile "Kat alanı kat sayısı (KAKS) (Emsal): Yapının katlar alanı toplamının imar parseli alanına oranından elde edilen sayıdır.İmar planlarında emsal hesabının, brüt veya net parsele göre belirleneceğine ilişkin hüküm bulunmaması halinde uygulamalar net imar parseli alanına göre yapılır. Emsalin brüt alandan belirlenmesi halinde kamuya ayrılan alanların bedelsiz terk edilmesi şarttır. Kamuya ayrılan kısımları bedelsiz terk edilmeyen alanlarda parselin brüt alanı üzerinden emsal hesabı yapılarak ruhsat düzenlenemez. Katlar alanına; (...) Bulunduğu katın emsale dahil alanının toplam %20`sini geçmemek koşuluyla; sökülür-takılır-katlanır cam panellerle kapatılmış olanlar dâhil olmak üzere balkonlar, açık çıkmalar ile kat bahçe ve terasları, kış bahçeleri, iç bahçeler, tesisat alanı, yangın güvenlik koridoru, bina giriş holleri, kat holleri, asansör önü sahanlıkları, kat ve ara sahanlıkları dahil açık veya kapalı merdivenler, dahil edilmez." şeklinde değişiklikler yapılmıştır. Yukarıda yer verilen Yönetmelik değişikliği ile aynı fıkranın 50.bendinde getirilen düzenleme ile, "Çıkma: Binalarda döşemelerin uzantısı olarak yapılan, parsel sınırları dışına taşmayan, en az bir ucu serbest, mesnetli olan açık veya kapalı olan derinliği uygulama imar planı veya yönetmelikle belirlenen yapı elemanlarıdır." şeklinde tanımlanmıştır. Yine Yönetmeliğin "Çıkmalar" başlıklı 36. maddesinde, "Binalarda taban alanı dışında kendi bahçe hudutları dışına taşmamak şartı ile binanın her cephesinde açık ve kapalı çıkma yapılabilir. Ancak: A - Kapalı Çıkmalar; 1)Plan ve yönetmelikte verilen yan ve arka bahçe mesafeleri içine taşamaz. Ancak arka bahçelerde çıkmalı olarak oluşmuş binaların bulunduğu yapı adalarında yapılacak yeni binalarda kapalı çıkmalar en çok 1.50 metre olmak ve parselin arka hududuna 3.00 metreden fazla yaklaşmamak kaydıyla yapılabilir. 2) 5 metreye kadar olan ön bahçelerde parselin yol sınırına 3.50 metreden fazla yaklaşamaz. 5 metreden fazla olan ön bahçelerde bu mesafe civarındaki mimari ve yapılaşma durumuna göre Belediyece tayin edilir. Ancak her halükarda parselin yol sınırına 3.50 metreden fazla yaklaşamaz. 3) Bina tabanı zeminde çekme mesafeleri içine çekilerek 1. ve 2. fıkralardaki mesafelere tecavüz etmemek şartı ile istenilen ölçülerde yapılabilir. 4) Cephe uzunluğunca yapılabilir.(...)" hükmüne yer verilmiştir. İncelenmekte olan dava devam ederken Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde yapılan (01.06.2013 tarihli, 28664 sayılı ve 08.09.2013 tarihli, 28759 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren) değişiklikler sonucunda söz konusu Yönetmeliğin "Çıkmalar" başlıklı 36. maddesinde de, "Binalarda taban alanı dışında kendi bahçe hudutları dışına taşmamak şartı ile binanın her cephesinde açık ve kapalı çıkma yapılabilir. Ancak: A - Kapalı Çıkmalar; 1) Parsellerin yol cephelerinde parsel sınırları içerisinde kalmak koşuluyla yapı yaklaşma sınırından itibaren en fazla (1.50) metre taşacak şekilde çıkma yapılabilir. 2) Arka ve yan bahçe mesafelerine, parsel sınırlarına (3.00) metreden fazla yaklaşmamak kaydı ile, (1.50) m. taşabilir. 3) Bina tabanı zeminde yapı yaklaşma sınırlarından daha içeri çekilerek 1. ve 2. fıkralardaki mesafelere tecavüz etmemek şartı ile istenilen ölçülerde yapılabilir." hükmüne, Yönetmeliğin geçici 4. maddesinde ise, "01.06.2013 tarihinden önceki mevzuata göre ve mevzuatına uygun olarak kısmen veya tamamen yapılaşması teşekkül etmiş imar adalarında açık ve kapalı çıkmalar ile binaların yola olan uzaklıkları mevcut teşekküle göre belirlenir. Yan bahçe mesafeleri ve açık ve kapalı çıkma ölçüleri parselin sağında ve solunda bulunan mevcut binaların yan bahçe mesafesine ve bu mesafe içinde yapılan açık ve kapalı çıkmalara uygun olarak verilir. Arka bahçe mesafeleri ve bu mesafe içinde yapılacak açık ve kapalı çıkmalar; bitişik nizam yapı adalarında mevcut teşekküle, ayrık nizam yapı adalarında ise bitişiğindeki komşu parsellerin yapılaşmasına uygun olarak belirlenir. Kotlandırma ve arka bahçelerin tesviyesi komşu parsellerdeki uygulamalara göre yapılır. Bu imar adalarında yapı yaklaşma mesafeleri ve açık ve kapalı çıkma ölçülerini imar durumu belgesinde belirlemeye ilgili idaresi yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı düzenlemeye 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 41. maddesinde de yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, öncelikle, çıkma ve emsal kavramlarının tanımı Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nde yapıldığından anılan Yönetmeliğin "Genel hükümler" başlığını taşıyan 2.maddesinde yer verilen kural uyarınca görülen dava açısından ... Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin uygulanma imkanının bulunmadığı, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği hükümleri uyarınca uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. 01/06/2013 tarih ve 28664 sayılı ve 08/09/2013 tarih ve 28759 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile anılan Tip İmar Yönetmeliği'nin 16.maddesinde çıkmaların emsal hesabına dahil edilmeyeceğine ilişkin yapılan değişikliğin iptali istemiyle Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığına karşı açılan davada; "'Yapı inşaat alanlarının' yönetmelik değişikliği veya plan notları/hükümleriyle emsal harici bırakılmasının planlama ve şehircilik ilkeleri bakımından savunulmasının mümkün olmadığı, değiştirilen yönetmeliklerin uygulanmasının kat yüksekliklerinin serbest bırakılmasını gerektireceği, komşu imar adaları ve hatta parsellerde inşa edilecek binaların hacimleri (yükseklikleri başta olmak üzere) önceden tahmin edilemez hale geleceği için komşu binalar arasında kitlelerinden kaynaklanan olumsuz dışsal etkilerin ortaya çıkabileceği, komşu iki parselden birinde daha sonra inşa edilecek binanın kitlesinin, diğer parselde daha önce inşa edilmiş bina için manzara, güneş, ışık, gibi etmenler bakımından olumsuzlukları ortaya çıkarabileceği, diğer bir deyişle, kentsel tasarım ilkeleri bakımından büyük önemi olan, binaların birbirleriyle ilişkili olarak kütle düzenlerinin önceden planlanmasının olanaksız hale geleceğinin kuşkusuz olduğu, Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, kural olarak imar parseli üzerinde inşa edilen yapı kütlesinin tamamının, emsal hesabına dahil edilmesi gereken alanlar olduğu mekansal alanlarda öngörülen yapı ve nüfus yoğunluğunun, hedeflenen sınırlar içerisinde adil ve dengeli bir biçimde kalmasının sağlanmasının ancak bu yolla mümkün olduğu, Öte yandan, yapıların niteliğine göre, doğrudan kapalı kullanım alanı olarak değerlendirilemeyecek, ancak sağlıklı yaşam alanlarının teşekkülü için barındırması gereken bazı parçalarının istisnai olarak emsal dışında tutulmasının mümkün olduğu, burada önemli olan hususun, emsal harici tutulacak alanların bu istisnai halinin gözetilerek, dar kapsamda tutulması, bu suretle yapı ve nüfus yoğunlukları ile bu yoğunluğa hizmet etmek üzere ayrılan teknik ve sosyal alt yapı alanları arasında bulunması gereken dengenin korunması olduğu, Bu çerçevede, genel kuralın istisnası olarak, taban alanı ya da KAKS hesabına dahil edilmeyen unsurların hassasiyetle ele alınması gerektiği, -"Bulunduğu katın alanının toplam .....’ini geçmemek koşuluyla; sökülür-takılır-katlanır cam panellerle kapatılmış olanlar dâhil olmak üzere balkonlar, açık çıkmalar ile kat bahçe ve terasların emsal hesabına dahil edilmeyeceği" kısmına ilişkin olarak; İmar parseli içinde tek başına bağımsız bölüm oluşturmasa dahi, ister yapı bütünlüğü içinde ortak alan kullanımı olarak, isterse bağımsız bölümün eklentisi olarak imal edilsin, alan kullanımının artmasına sebebiyet veren, ayrıca yapı ve nüfus yoğunluğuna sebebiyet vereceği açık olan söz konusu bölümlerin, tamamının emsal hesabında değerlendirilmesi gerektiği, alan hesabına kısmen veya tamamen dahil edilmemesini gerektirir bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, anılan hükümde imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle verilen, anılan Yönetmelik değişikliğinin açık çıkmaların emsal hesabına dahil edilmeyeceğine ilişkin kısmının iptaline dair Danıştay Altıncı Dairesinin 25/12/2018 tarih ve E:2013/6220, K:2018/10656 sayılı kararı, Kurulumuzun 26/10/2020 tarih ve E:2019/1945, 2020/1971 sayılı kararı ile onanmıştır. Yukarıda yer verilen Daire kararında, açık çıkmaların emsal hesabına dahil edilmesi gerektiği yönünde hüküm verilmiş ve kapalı çıkmaların dava konusu edilmemesi nedeniyle herhangi bir değerlendirme yapılmamış ise de, doğrudan kullanım alanı olarak nitelendirilebilecek kapalı çıkmaların evleviyetle emsal hesabına dahil edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu açıklamalar ışığında, İdare Mahkemesince, yukarıdaki paragrafta sayılan hususların yanında, yapılmak istenen çıkmanın emsal hesabına dahil edilmemesi durumunda gizli emsal artışına sebebiyet vereceği göz önüne alınmak suretiyle, söz konusu bölgede mevcut teşekkülünün nasıl oluştuğunun, alanda başka bu şekilde çıkma imalatı bulunan bina olup olmadığının, çıkma sebebiyle imar hattının ve sokak silüetinin bozulup bozulmadığının, görüş alanını olumsuz etkileyip etkilemediğinin, güneş ışığı ve ısısından yararlanma durumu ve hava sirkülasyonunun olumsuz etkilenip etkilenmediğinin, çıkma yapılan kısmın emsal hesabına dahil edilip edilmediğinin, yapılan çıkmanın özellikle deprem kuşağında yer alan ... ilinde binanın ağırlık akslarını ve statik dengesini olumsuz etkileyip etkilemediğinin araştırılması sonucunda elde edilecek bilgilere göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlarda inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda İdare Mahkemesince verilen dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.