22. Hukuk Dairesi 2011/18638 E. , 2012/14138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I İş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan taraf
**22. Hukuk Dairesi 2011/18638 E. , 2012/14138 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I İş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili, taraflar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun kapsamında bir iş ilişkisi bulunmadığını, müvekkil şirketin hastane olarak faaliyet gösterdiğini, davacının ise kendi şirketine sahip, fatura karşılığında hizmet veren bir doktor olduğunu, davacının müvekkil şirkete fatura karşılığında iş gördüğünü, huzurda görülmekte olan davanın dava şartlarının oluşmadığını, mahkemenin görevsiz olduğunu, müvekkil şirketin davacıya karşı iş kanunu hükümlerine uygun davranma yükümlülüğünün bulunmadığını, taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin hasta şikayetleri, güven ilişkisinin zedelenmesi, hijyen kurallarına uyulmaması, mesleki etik kurallarına aykırı davranışlar sebepleriyle son bulduğunu, müvekkil şirketçe davacının savunmasını almak üzere uyarı yazıları düzenlenip davacıya sunulduğunu, ancak davacının ilgili yazıları tebliğ almaktan imtina ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı Kanun'un kapsamında geçerli bir işçi işveren ilişkisi olduğu, geçerli fesih nedenine dayanan işverenin, feshinin geçerli olabilmesi için fesih bildirimini yazılı yapması, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmesi ve işçinin savunmasını alınması gerektiği, somut olayda söz konusu geçerlilik koşullarına uyulmadığı gibi, davalı işverenin geçerli nedenli fesih iddiasını yasal ve inandırıcı deliller ile ispat edemediği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince edilmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ... süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir. Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir. İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Davacının, çocuk hastalıkları uzmanı olarak 01.09.2004 tarihinden 27.09.2010 tarihine davalı işveren nezdinde çalıştığı, iş akdinin davranışları nedeniyle geçerli sebebe dayanılarak feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı işveren yazılı fesih bildirimi yapmamış, eylemli fesih yoluna başvurmuştur. Davacı, 30.09.2010 tarihli dilekçesi ile 27.09.2010 tarihinde sistemin hasta kabulüne kapatılarak hizmet ilişkisinin sona erdirilme sebebinin açıklanmasını talep etmiştir. 01.10.2010 tarihli işverenlik yazısında ise, hasta şikayetlerinin artması nedeni ile hizmet ilişkisine son verildiği belirtilmiştir. Davacının hasta kabulünün sistemden 27.09.2010 tarihinde kapatılmasına ve davacının bunun nedenini 30.09.2010 tarihinde işverenden sormasına, dolayısıyla 27.09.2010 tarihinde iş akdinin eylemli olarak feshedildiğini öğrenmiş olmasına rağmen, en geç işverence verilen cevap tarihinde iş akdinin feshedildiğinin öğrenildiğinin kabulü halinde dahi, dava 02.11.2010 tarihinde açılmış olup, bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Bu durumda, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 82,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 21.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.