2. Hukuk Dairesi 2016/12672 E. , 2018/2688 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Mahkemece; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda eşine fiziksel şidd…
**2. Hukuk Dairesi 2016/12672 E. , 2018/2688 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Mahkemece; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda eşine fiziksel şiddet uygulayan davacı erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davacı erkek dava dilekçesinde davalı kadının evi terk ettiğini ileri sürmüştür. Evi terk etme vakıası, terk (TMK m. 164) hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış bir dava bulunmadığından ve eylemli olarak ayrı yaşama olgusunun Türk Medeni Kanununun 166/son maddesindeki diğer koşullarla birlikte gerçekleşmiş olmadıkça, Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca açılmış dava için boşanma nedeni olamayacağından, bu vakıanın mahkemece kadına kusur olarak yüklenmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı kadından kaynaklanan boşanmayı gerektirecek başka bir kusurlu davranışın varlığı da kanıtlanamamıştır. Buna karşın davalı kadın da süresinde sunduğu cevap dilekçesinde herhangi bir vakıa ve delile dayanmamıştır. Bu nedenle davalı kadının duruşmada dinlenen tanığının beyanları esas alınarak davacı erkeğe kusur yüklenmesi de mümkün değildir. Bu durumda tarafların, dosya kapsamına göre birliğin sarsılmasına neden olacak herhangi bir kusurları bulunmamakta olup her ne kadar davanın reddi gerekirken boşanmaya karar verilmesi doğru değil ise de, boşanma hükmü temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu husus bozma sebebi yapılmamış, sadece yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. 2- Temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b-Davalı (kadın) dilekçeler aşamasının tamamlanmasından ve ön inceleme duruşmasından sonra 16.03.2016 tarihli tahkikat celsesinde kendisi için nafaka isteğinde bulunmuş, hazır bulunan davacı taraf mahkeme huzurunda davalı kadının nafaka talebini kabul etmediğini beyan etmiş ve bu beyanı tutanağa geçirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı kadın lehine aylık 200.00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde iddia ve savunmanın hangi aşamaya kadar genişletilebileceği yahut değiştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Taraflar dilekçeler aşaması dışında ancak karşı tarafın "açık muvafakati" ve "ıslah" yolu ile iddia ve savunmalarını genişletip yahut değiştirebileceğine göre (HMK m. 141/1) açık muvafakatin ve ıslahın yokluğu halinde iddia ve savunmalarını genişletip değiştiremeyeceği kanunun emredici hükmüdür. Davacının anılan talebe "açık muvafakatinin” olmadığı konusunda bir duraksama olmadığı gibi davalı kadın tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah da bulunmamaktadır. O halde davalının bu davada Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde gösterilen süreden sonra yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talep edemeyeceği gözetilerek davalının yoksulluk nafakası talebi hakkında süresinde olmadığından bahisle "karar verilmesine yer olmadığına " şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2-b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA bozma kapsamı dışında kalan sair yönlerin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.02.2018 (Salı)