Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/682 E. , 2024/279 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/682 Karar No : 2024/279 DAVACI : ... Barosu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ... 2- ... Başkanlığı / ... DAVANIN KONUSU: Davacı baro başkanlığı tarafından, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı Uluslararası Koruma Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı, Deprem Bölgelerinde Düzenlenecek Yol İzinleri Hakkındaki Genel Yazısı ile ... tarih …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/682 E. , 2024/279 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/682 Karar No : 2024/279 DAVACI : ... Barosu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ... 2- ... Başkanlığı / ... DAVANIN KONUSU: Davacı baro başkanlığı tarafından, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı Uluslararası Koruma Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı, Deprem Bölgelerinde Düzenlenecek Yol İzinleri Hakkındaki Genel Yazısı ile ... tarih ve ... sayılı, Deprem Mağduru Yabancıların Yol İzni Talepleri Hakkındaki Genel Yazısının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddine yönelik Dairemizin 16/11/2023 tarih ve E:2023/5696, K:2023/6995 sayılı kararı üzerine yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlığın yapıldığı görüldüğünden, anılan Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası gösterileceği hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesi, 1. fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında ise, bu yönlerden dava dilekçesinin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir. Dava dosyasının ve dava dilekçesinin incelenmesinden; Dairemizin 16/11/2023 tarih ve E:2023/5696, K:2023/6995 sayılı kararıyla; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda, 7249 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler uyarınca 28/11/2021 tarihinde ... ilinde ikinci bir baro kurularak tüzel kişilik kazandığı ve 1136 sayılı Kanun'un 77. maddesinin 1. fıkrasına, 7249 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle "Aynı ilde yeni bir baronun kurulması halinde Türkiye Barolar Birliği, tüzel kişilik kazanma tarihini esas almak ve birden başlamak suretiyle baroları o ilin adıyla numaralandırır." cümlesinin eklendiği, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca dava dilekçesinde davacının unvanının gösterilmesi gerekmesine ve davanın açıldığı tarih itibarıyla "... Barosu Başkanlığı" unvanına sahip bir baro mevcut olmamasına rağmen dava dilekçesi ve ekli vekaletnamede davacı baronun "... Barosu" olarak belirtildiği, kaç numaralı baro olduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, bu haliyle davacının unvanına açık bir şekilde yer verilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği, davacı Baronun unvanının tereddüte yol açmayacak şekilde gösterilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen ve ekinde davacının unvanını gösterir bilgi ve belgelerin sunulduğu bir dilekçeyle davanın açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği; davacı tarafından yenilenen ve 08/02/2024 kayıt tarihli dava dilekçesinde ise yukarıda ifade olunan eksikliklerin giderilmediği ve dava dilekçesinde davacının "... Barosu Başkanlığı" olarak gösterilmek suretiyle aynı yanlışlığın yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; Dairemizin... tarih ve E:..., K:... sayılı dilekçe ret kararı üzerine, davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde de aynı yanlışlıklar yapıldığından, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda anılan 15. maddesi, 5. fıkrası uyarınca davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/03/2023 tarih ve E:2022/3140, K:2023/372 sayılı kararının da aynı doğrultuda olduğu görülmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrası uyarınca DAVANIN REDDİNE; 2. Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına; 3. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden... TL yürütmenin durdurulması harcının ve kararın kesinleşmesinden sonra artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine; 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/02/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.