7. Hukuk Dairesi 2014/2705 E. , 2014/10935 K. Mahkemesi : Antalya 4. İş Mahkemesi Tarihi : 12/12/2013 Numarası : 2012/267-2013/635 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin t…
**7. Hukuk Dairesi 2014/2705 E. , 2014/10935 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Antalya 4. İş Mahkemesi Tarihi : 12/12/2013 Numarası : 2012/267-2013/635 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle fazla çalışma yapmayı kabul etmemesi üzerine güvenlik görevlisi marifetiyle işyerinden uzaklaştırıldığını, 4 arkadaşı ile birlikte Bölge Çalışma Müdürlüğüne başvurduğunu, fazla çalışma yaptığının tespit edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının davalı işyerinde çalışırken fazla çalışmalarının ödenmediğinden bahisle haksız bir biçimde davalı hakkında şikayetçi olduğunu, işyerinden kovulmasının söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödemesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini işverenin kanıtlaması gerektiği, işverenlikçe ispat külfetinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya Zorlanamaz. Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir. Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir. İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği'nin 3'üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır. Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının Bölge Çalışma Müdürlüğü raporuna göre F koduyla çalıştığı, 61 saat çalıştığı, 16 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Dosyada mevcut Bölge Çalışma Müdürlüğü raporunda F koduyla adlandırılan 31 garson ve kominin haftada 4 gün 12.00-22.00 saatleri arasında çalıştığı, yarım saat ara dinlenmesi ile günde 9,5 saat, haftanın 2 gününde 12.00-24.00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenmesi ile günde 11,5 saat çalıştığı, haftada ise 61 saat çalıştıkları kabul edilmiş ise de yukarıda açıklanan ilke kararı doğrultusunda davacının 11 saate kadarki çalışmalarından 1 saat, 11 saatin üzerindeki çalışmalarından ise 1,5 saat ara dinlenmesi düşülmesi gerekirken Bölge Çalışma Müdürlüğü raporu dikkate alınmak suretiyle davacının ara dinlenmelerinin yarım saat kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.