1. Hukuk Dairesi 2010/1232 E. , 2010/3214 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : MANİSA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/09/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, mirasbırakanları M. K.’ın 1596 parsel sayılı taşınmazın 5550/10550 payının çıplak mülkiyetini davalıların miras bırakanı E.’a bağış suretiyle temlik ettiğini, temlik sırasında miras bırakanın hukuki ehliyete haiz olmadığı gibi, temlikin gabin ve ikrah nedenleri ile de batıl olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve miras payları oran
**1. Hukuk Dairesi 2010/1232 E. , 2010/3214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MANİSA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/09/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, mirasbırakanları M. K.’ın 1596 parsel sayılı taşınmazın 5550/10550 payının çıplak mülkiyetini davalıların miras bırakanı E.’a bağış suretiyle temlik ettiğini, temlik sırasında miras bırakanın hukuki ehliyete haiz olmadığı gibi, temlikin gabin ve ikrah nedenleri ile de batıl olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davacı Türkan’ın davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir. Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, ehliyetsizlik, hile, gabin ve ikrah hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davacı T.’ın davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların müşterek miras bırakanı E. 1596 sayılı parselin 5550/10550 payı üzerindeki intifa hakkını uhtesinde bırakıp, çıplak mülkiyetini 18.10.1996 tarihli akitle oğlu olan davalıların miras bırakanı E.’a bağış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinden alınan raporda dosyada tanık beyanları dışında davacı tarafından ibraz edilen bir belge bulunmadığından miras bırakanın ehliyete haiz olup olmadığı hususunda bir kanaat belirtilemeyeceği bildirilmiştir. Bu durumda, miras bırakanın hukuki ehliyete haiz olmadığını söyleyebilme olanağı yoktur. Ne var ki, davacılar, ehliyetsizlik yanında hile, gabin,ikrah hukuksal nedenlerine da dayanmışlardır. Miras bırakan tarafından temlikin 18.10.1996 tarihinde yapıldığı, davanın da 31.1.2006 tarihinde açıldığı sabittir. Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun 21,28 ve 30 maddelerine göre bu iddialara dayanılan davaların, Borçlar Kanununun 31. maddesi hükmü uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması zorunludur. Temlik ve dava tarihi ile ıttıla kesbedildiği tarihe göre anılan iddialar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiği tartışmasızdır. Hal böyle olunca, tüm davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Öyle ise, davacıların temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine. Davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.3.2010 tarihinde oybirliğyile karar verildi.