11. Hukuk Dairesi 2015/13159 E. , 2016/3420 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2015 tarih ve 2012/398-2015/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2015/13159 E. , 2016/3420 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2015 tarih ve 2012/398-2015/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ... Merkezine belirli aralıklarla geri ödemek üzere borç para verdiğini, verdiği paraların zaman zaman davalı şirketin resmi maliye makbuzuna alındı şeklinde yazılarak resmi yazılı giriş yapılarak verildiğini, zaman zaman davalı şirketin muhasebe bilgisayar kayıtlarına işlenmek kaydı ile verildiğini, ancak müvekkilinin parasını halen alamadığını, davalı şirkete çeşitli bankalardan krediler çekerek borç para verdiğini ancak zamanında davalı şirketten alacağını alamayınca bankalara ödemeleri kendisi yapmak zorunda kaldığını, müvekkili davacının dönem dönem parasını davalı şirketten talep edince her defasında geçiştirildiğini, müvekkilin davalı şirkete olan alacağının bir kısmını belgeleyen davalı şirkete ait resmi maliye makbuzlarının olduğunu ileri sürerek, şimdilik 5000 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, açılan davanın alacak davası olduğunu, 6100 sayılı Yasa gereği belirsiz alacak ve tespit davası olarak açıldığını, yasa gereği belirsiz alacak ve tespit davası açılması şarta bağlandığını, müvekkili şirketin davacıya hiç bir borcunun bulunmadığını, borcun zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında borç para verilmesi hususunda anlaşmanın bulunduğu ve bu doğrultuda davacının çeşitli aralıklarla davalı şirkete borç para verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 303.900,00 TL alacağın 5.000,00 TL'lik kısmına dava tarihinden, kalan kısma ıslah tarihinden, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, ödenmeyen borcun iadesi amaçlı açılmış belirsiz alacak davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.