19. Ceza Dairesi 2019/33611 E. , 2020/2727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Suça konu abonelik sözleşmesi aslının dosya arasında mevcut bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
**19. Ceza Dairesi 2019/33611 E. , 2020/2727 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Suça konu abonelik sözleşmesi aslının dosya arasında mevcut bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın, 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi kapsamında "...işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi..." sıfatıyla, yine aynı maddede geçen "...Abonelik tesisi veya işlemi yapma, gerçeğe aykırı evrak düzenleme, değişiklik yapma ve bu evrakları kullanma..." seçimlik fiillerini işlediğinin ve sahte abonelik tesisi gerçekleştirdiğinin iddia edildiği kamu davasında, suçun sübutu bakımından, sanığın adı geçen sözleşmeyi mutlaka kendi el yazısıyla düzenleyip imzalaması şartı aranmadığı, adı geçen evrakta, değişiklik yapmak veya gerçek dışı hazırlanan evrakı kullanmak fiillerinden her hangi birini gerçekleştirmesi, abonelik sözleşmesi hazırlamak dışında herhangi bir abonelik tesisi veya işlemi yapması veya yaptırması halinde de suçun maddi unsurlarının oluştuğu kabul edilebilecektir. Yapılan açıklamalar ışığında; katılan ...’ın yazı ve imza örnekleri alınmış olmasına rağmen suça konu sözleşmedeki yazı ve imzaların katılana ait olup olmadığına dair bilirkişi raporu alınmadığı anlaşılmakla öncelikle bu hususta bilirkişi raporu alınması; yazı ve imzaların katılan eli ürünü olmadığının anlaşılması halinde ise sözleşme üzerinde sanığın yetkilisi olduğunu kabul ettiği Özay İletişim adlı bayii kaşesinin bulunması, Turkcell İletişim A.Ş. tarafından suça konu sözleşmenin Özay İletişim tarafından yapıldığının bildirilmiş olması göz önünde bulundurularak, sanığın MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca önödeme ihtarını içeren tebligatın tebliğinin usule aykırı olduğu gözetilip TCK’nın 75. maddesi hükümlerine göre usulüne uygun önödeme teklifinde bulunulup sonucuna göre kamu davasının düşmesine veya davaya devamla sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Kabule göre ise; 1- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin suça konu abonelik sözleşmesinin düzenlendiği 14/05/2010 olması gerektiği gözetilmeyerek 2013 şeklinde hatalı yazılması, ...’ın “katılan” sıfatına sahip olmasına rağmen “müşteki” olarak yazılması, Bilgi İletişim ve Teknoloji Kurumu’nun kamu davasına katılmasına karar verilmiş olmasına rağmen karar başlığında katılan olarak “...” yazılması suretiyle CMK’nin 232/2. maddesine aykırı davranılması, 2- Hükmün gerekçe kısmında dosya ile ilgisi bulunmamasına rağmen suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçu işlediklerinden bahsedilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması Kanuna aykırı ve katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.