9. Hukuk Dairesi 2025/9700 E. , 2026/846 K. "" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/959 E., 2025/1505 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayköy 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/124 E., 2025/225 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi taraf…
9. Hukuk Dairesi 2025/9700 E. , 2026/846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/959 E., 2025/1505 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayköy 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/124 E., 2025/225 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... (Belediye) bünyesinde diğer davalı alt işveren üzerinde gösterilmek suretiyle çalışmaya başladığını, müvekkilinin Belediyede değişik bölümlerde muvazaalı olarak çalıştırıldığını, sigorta kaydının bir dönem Belediye üzerinden gösterildiğini devamında alt işverenler üzerinden Belediye bünyesinde temizlik işleri bölümünde çalıştığını sonrasında müvekkilinin Belediye bünyesinde davalı Şirket üzerinden kadrolu işçi olarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında çalıştırıldığını, davacı işten ayrılmak istediğinde davalı ... tarafından istifa dilekçesi imzalattırıldığını, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle eylemli olarak feshettiğini, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu buna göre alacaklarının davalı Belediyede çalışan işçi ücret ve özlük haklarına göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, ilave tediye alacağı ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacının 18.06.2005 tarihinde müvekkili Belediyede işe başladığını ve 23.07.2010 tarihinde ayrıldığını, 03.10.2011 tarihinde alt işveren nezdinde işe başladığını, davacının istifa ederek işten ayrıldığını, davacının müvekkili Belediyenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şirket davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanlarıyla belirlendiği üzere alt işverenlerin davalı işyerinde bağımsız organizasyonlarının bulunmadığı, emir ve talimatların işe giriş ve çıkışların sürekli olarak davalı ... başkanı ve diğer yetkililer tarafından kararlaştırıldığı, bu hâlde davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 01.04.2018 tarihinden sonraki döneme ilişkin muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği, önceki dönem yönünden ise tek başına tanık beyanı ile sonuca gidilmesinin mümkün olmadığı, davalılar arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, bu sebeple dava konusu alacaklar yönünden sorumlu oldukları belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu yönündeki kabulün hatalı olduğunu, 2. Kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini, 3. Davacının ilk çalışma döneminin tasfiye edildiğini, 4. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının soyut tanık beyanlarına dayanılarak hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-(b) hükmünün (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde, bölge adliye mahkemesinin verebileceği karar türleri açıklanmıştır. Kanun hükmüne göre bölge adliye mahkemesi, incelenen Mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna vardığı takdirde başvurunun esastan reddine; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ya da yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verebilir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kabul edildiği, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddedildiği Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde ise İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinden farklı bir gerekçe ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin hukuka uygun olduğu ve muvazaa bulunmadığı belirtilerek karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirildiğine göre Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b(2) hükmü gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken anılan hükme aykırı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b(2) hükmüne aykırı olduğundan, 6100 sayılı Kanun'a uygun şekilde karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.