TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR A.Ö. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/7764) Karar Tarihi: 16/6/2022 Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Hasan SARAÇ Başvurucu : A.Ö. Vekili : Av. Vedat ÖZKAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; yap ılan düzenlemeyle vekâlet ücretinin azalt ılmas ı nedeniyle mülkiye
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR A.Ö. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/7764) Karar Tarihi: 16/6/2022 Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Hasan SARAÇ Başvurucu : A.Ö. Vekili : Av. Vedat ÖZKAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; yap ılan düzenlemeyle vekâlet ücretinin azalt ılmas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının, gözalt ı tedbiri nedeniyle belirlenen maddi ve manevi tazminat ın yetersiz olmas ı nedeniyle ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının, gözalt ı tedbiri nedeniyle belirlenen manevi tazminat ın yetersiz olmas ı ve adli kontrol tedbirine dayal ı manevi tazminat talebinin ise değerlendirilmemesi nedeniyle de adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 13/3/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. Ayn ı kararla ba şvurucunun adli yard ım talebinin kabulüne de karar verilmi ştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 37. Başvurucu 21/2/2002 tarihinde do ğmuş olup olay tarihinde çocuktur. Başvurucu, Adana Cumhuriyet Ba şsavc ılığının (Cumhuriyet Ba şsavc ılığı) yürüttü ğü bir soruşturma kapsam ında 15/9/2015 günü saat 05.55'te gözalt ına al ınm ış; ayn ı gün imza vermek suretiyle adli kontrol şart ıyla serbest b ırak ılm ıştır. 8. Cumhuriyet Ba şsavc ılığının 16/9/2015 tarihli iddianamesiyle, ba şvurucunun 6/10/1983 tarihli ve 2911 say ılı Toplant ı ve Gösteri Yürüyü şleri Kanunu'na muhalefet, silahl ı terör örgütüne üye olma ve kamu mal ına zarar verme suçlar ını işlediğinden bahisle cezaland ırılmas ı istemiyle ayn ı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davas ı aç ılm ıştır. 9. Yap ılan yarg ılama sonucunda Adana 2. A ğır Ceza Mahkemesinin 6/12/2016 tarihli karar ıyla başvurucunun üzerine at ılı tüm suçlardan beraatine karar verilmi ştir. Bu karar, kanun yoluna ba şvurulmamas ı nedeniyle kesinle şmiştir. 10. Başvurucu 30/12/2016 havale tarihli dilekçesi ile 15/9/2015 tarihinde gözalt ına alındığını, iki gün boyunca haks ız bir şekilde gözalt ında kald ığını, her hafta imza atmak şeklindeki adli kontrol şart ıyla serbest b ırak ıldığını, bu süre zarf ında iş bulamad ığını ve çal ışamad ığını, imza atmak suretiyle adli kontrol alt ında tutulmas ından dolay ı büyük sıkıntılar yaşadığını, bu süre içinde ailesi ile akrabalar ından uzak kald ığını, Adana 2. A ğır Ceza Mahkemesinde yap ılan yarg ılama sonucunda 6/12/2016 tarihli kararla beraat etti ğini, karar ın kesinle ştiğini, haks ız yere gözalt ında kalmas ı ve hakk ında uygulanan adli kontrol nedeniyle 2.500 TL. maddi tazminat ile 5.000 TL. manevi tazminat ın gözalt ı tarihinden itibaren i şletilecek yasal faizi ile birlikte tahsilini 4/12/2004 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesi uyar ınca talep etmi ştir. Başvurucunun dav a dilekçesinde 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) veya (e) bentlerine ili şkin olarak ayr ı bir aç ıklamada bulunmad ığı tespit edilmi ştir. 11. Davay ı inceleyen Adana 7. A ğır Ceza Mahkemesi (A ğır Ceza Mahkemesi) 5/4/2017 tarihinde davan ın reddine karar vermi ştir. Karar ın yukar ıda belirtilen sürece yer verildikten sonraki ilgili k ısm ı şöyledir: ''...[D]avac ı hakk ında kanuna ayk ırı toplant ı ve yürüyü şlere silahs ız kat ılarak ihtara rağmen dağılmama, toplant ı ve gösteri yürüyü şlere silahla kat ılma, terör örgüt ü propagandas ı yapma, kamu mal ına zarar vermek suçlar ından cezaland ırılmas ı istemi ile Mahkemelerinin 2015/492 esas ında kamu davas ının aç ıldığı, yap ılan yarg ılama sonucund a 06/12/2016 tarih 2016/474 say ılı karar ile san ığın beraatine hükmedildi ği, bu karar ın 14/12/2016 tarihinde kesinle ştiği, davac ının göz alt ına al ınmad ığı belirtilmi ştir. Toplanan delillerin birlikte de ğerlendirilmesinden; Adana ve çevresinde gerçekle şen terör örgütü faaliyetlerinin gerçekle şme yoğunluğu, bölgenin ald ığı göçlerden olu şan demografik yap ısı, nüfus yo ğunluğu itibariyle daha güçlü şüphe sebepleri aranmadan saat 05:55' te yap ılan arama sonras ında yakalanarak, saat 06:18 civar ında hakk ında Adl i Tıp'tan rapor ald ırılmak ve hemen akabinde savc ılık sorgusu için adliyeye sevk edilme k suretiyle yap ılan sorgusundan sonra adli kontrol şart ı ile serbest b ırak ıldığı, davac ı ile ilgili olarak yap ılan işlemlerin sa ğlıklı bir yarg ılaman ın asgari ve zorunlu soru şturma safhalar ını oluşturduğu, davaya konu olan olayda da soru şturma aşamas ının zorunlu a şamalar ı dışında kişi özgürlü ğünü k ısıtlayan herhangi bir i şlem yap ılmad ığı, ayr ıca C.Savc ısı taraf ından takdir yetkisinin yasal s ınırlar ı içinde kullan ıldığının, yöntem ve yasaya ayk ırılık bulunmad ığının kabulü gerekti ği, aksi takdirde soru şturma aşamas ında beyanlar ının alınmas ı için emniyete veya savc ılığa getirilen herkesin tazminat isteme hakk ı elde Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 4edebilece ği hususlar ı dikkate al ındığında; davac ının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine... [karar verilmi ştir.]'' 12. Başvurucu 26/4/2017 tarihli dilekçe ile istinaf kanun yoluna ba şvurmuştur. Başvurucu istinaf dilekçesinde de dava dilekçesinde yer alan hususlar ı tekrarlayarak davan ın reddine ayr ıca Hazine lehine vekâlet ücreti ödenmesine dair karar ın hukuka ayk ırı olduğunu ileri sürmü ştür. İstinaf talebini inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 5/7/2017 tarihli karar ıyla Ağır Ceza Mahkemesi karar ının bozulmas ına hükmetmi ştir. Karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: ''...[T]azminat davas ına bakan mahkemece davan ın reddine karar verilmi ş ise de davac ı hakk ındaki Adana 2.A ğır Ceza Mahkemesinin 2015/492 Esas say ılı dava dosyas ının soruşturma aşamas ında davac ının 15/09/2015 tarihinde evinde arama yap ılarak saat 05.55'de yakaland ığı, ayn ı gün mevcutlu olarak Adana Cumhuriyet Ba şsavc ılığına sevk edildiği, Adana Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca şüpheli s ıfat ıyla ifadesi al ındıktan sonra Adl i Kontrol talebiyle sulh ceza hakimli ğine sevk edildi ği ve sulh ceza hakimli ğince davac ının Adli Kontrolle serbest b ırak ıldığı, bu soruşturma sonunda hakk ında aç ılan kamu davas ında davac ının beraatine karar verildi ği, beraat karar ının 14/12/2016 tarihinde kesinle ştiği, kesinleşen beraat karar ı ile birlikte, yap ılan yakalama i şleminin haks ız hale geldiğinin anlaşılmas ı karşısında, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Verilmesine ili şkin 5271 say ılı CMK'n ın 141/1 ve devam ı maddelerinde belirtilen şartlar ın davac ı yönünden gerçekleştiği, bu itibarla ilk derece mahkemesince yarg ı denetimine imkan verecek şekilde olaya ve yasaya uygun gerekçelerde karar yerinde gösterilmek suretiyle maddi ve manevi zararla ilgili olarak, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçe ile davan ın reddine karar verilmesinin CMK' nun 230, 289/1-g maddelerine ayk ırılık teşkil edece ğinden; davac ı vekilinin istina f itirazlar ı bu nedenle yerinde görülmü ş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolay ı 6100 Say ılı 353/(1)a-6.maddesi ve 5271 say ılı CMK n ın 289/1-g bendi uyar ınca HÜKMÜ N BOZULMASINA.. .[karar verilmi ştir.]'' 13. Ağır Ceza Mahkemesi bozma karar ı üzerine ba şlayan yeni yarg ısal süreç sonunda 30,34 TL maddi tazminat ile 150 TL manevi tazminat ın gözalt ı tarihi olan 15/9/2015 tarihinden itibaren i şletilecek yasal faizi ile birlikte ba şvurucuya ödenmesine, ayr ıca başvurucu kendisini vekil ile temsil ettirdi ğinden karar tarihi itibar ıyla yürürlükte bulunan Avukatl ık Asgari Ücret Tarifesi uyar ınca 770 TL vekâlet ücretinin de ödenmesine 26/10/2017 tarihinde karar vermi ştir. Karar gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "...[M]ahkememizce yaz ılan müzekkereye Adana 2. A ğır Ceza Mahkemesince verile n 12/01/2017 tarihli cevabi yaz ı ile eki belgelerin incelenmesinde; davac ı hakk ında kanuna ayk ırı toplant ı ve yürüyü şlere silahs ız kat ılarak ihtara ra ğmen dağılmama, toplant ı ve gösteri yürüyü şlere silahla kat ılma, terör örgütü propagandas ı yapma, kamu mal ına zarar vermek suçlar ından cezaland ırılmas ı istemi ile Mahkemelerinin 2015/492 esas ında kamu davas ının aç ıldığı, yap ılan yarg ılama sonucunda 06/12/2016 tarih, 2016/474 say ılı karar il e san ığın beraatine hükmedildi ği, bu karar ın 14/12/2016 tarihinde kesinle ştiği anlaşılmıştır. Dosya kapsam ına göre davac ının 15.09.2015 günü saat 05:55 te yakaland ığı, gözalt ına alındığı, ve C. Savc ılığınca ifadesinin al ındığı, ayn ı gün Sulh ceza Hakimli ğince adli kontrolle serbest b ırak ıldığının sabit oldu ğu, süre yönünden incelemede tazminat davas ının Mahkememize süresinde aç ıldığı, C. Savc ısının mütalaas ında 'san ığın gözalt ında geçirdi ği süre nedeniyle, sebepsiz zenginle şmeye neden olmayacak şekilde hakkaniyete uygun mahkemece takdir edilecek manevi tazminata karar verilmesini' kamu ad ına talep ve mütalaa etti ği, davac ının 1 gün gözalt ında kalmas ı nedeniyle çal ışamay ıp maddi kayba uğrad ığının dosya kapsam ına göre sabit oldu ğu, davac ının gözalt ında kalmas ı nedeniyle manevi aç ıdan elem, ac ı ve üzüntü ya şadığı, bu nedenle davac ının sosyal ve ekonomik Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 5durumu, gözalt ında geçirdi ği süre dikkate al ınarak hakkaniyete uygun makul bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekti ği, davac ı ayl ık ortalama gelirinin asgari ücretin üzerinde oldu ğunu somut delillerle kan ıtlayamad ığından, davac ının gözalt ında kald ığı 1 günlük süre için İşkur asgari ücret listesi esas al ınarak, 1-Davac ının maddi tazminata yönelik davas ının k ısmen kabulü ile 30,34 TL maddi tazminat ın gözalt ına al ınma tarihi olan 15/09/2015 tarihinden itibaren i şleyecek yasal faizi ile birlikte daval ıdan al ınıp davac ıya verilmesine, fazlaya ili şkin istemin reddine, 2- Davac ının gözalt ı nedeniyle ya şadığı elem ve üzüntü nedeniyle, davac ının manevi tazminata yönelik davas ının k ısmen kabulü ile 150 TL manevi tazminat ın gözalt ı tarihi olan 15/09/2015 tarihinden itibaren i şleyecek yasal faizi ile birlikte daval ıdan al ınıp davac ıya verilmesine, fazlaya ili şkin istemin reddine karar vermek gerekti ği kanaatine var ılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmu ştur." 14. Başvurucu, bu karara kar şı istinaf yoluna ba şvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi özetle hükmedilen maddi tazminat ın tutar ının kesinlik s ınırı alt ında kalmas ı, manevi tazminata ili şkin değerlendirmede ise A ğır Ceza Mahkemesinin karar ında hukuka ayk ırı bir yön bulunmamas ı nedeniyle istinaf ba şvurusunun reddine 26/1/2018 tarihinde kara r vermiştir. 15. Başvurucu, Bölge Adliye Mahkemesinin karar ını 12/3/2018 tarihinde öğrendiğini bildirmi ştir. 16. Başvurucu 13/3/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 17.İlgili hukuk için bkz. A.A. [G.K], B. No: 2017/34502, 21/10/2021; Eyyüp Güne ş [G.K], B. No: 2017/28308, 21/10/2021; Yahya Çevik , B.No: 2018/15454, 17/11/2021. V.İNCELEME VE GEREKÇE 18. Anayasa Mahkemesinin 16/6/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Mülkiyet Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 19. Başvurucu, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalar ında davac ı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen i şler için belirlenen maktu ücretten az, a ğır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayaca ğının 15/8/2017 tarihli ve 694 say ılı Olağanüstü Hal (OHAL) Kanun Hükmünde Kararnamesiyle (KHK) belirlendi ğini, böylelikle a ğır ceza mahkemelerinin vekâlet ücretinin alt s ınırının sulh ceza hâkimli ği vekâlet ücreti seviyesine dü şürüldüğünü, ağır ceza mahkemesinde görülen bir davadaki vekâlet ücretinin sulh ceza hâkimli ğinde görülen bir davan ın seviyesine dü şürülmesinin hakkaniyet, orant ılılık ve eşitlik ilkelerine ayk ırı olduğunu, ağır ceza mahkemesinde görülen bir dava olmas ına ve avukat ıyla 3.960 T L (ağır cezal ık işler için öngörülen miktar) üzerinden vekâlet sözle şmesi yapmas ına rağmen sulh ceza hâkimli ği vekâlet ücreti olan 770 TL vekâlet ücretine hükmedildi ğini, bu suretle Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 6belirli bir ücretten yoksun b ırak ıldığını belirterek adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında mahkemeye eri şim hakk ının, mülkiyet hakk ının ve eşitlik ilesinin ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayr ıca isminin kamuya aç ık belgelerde gizlenmesi talebinde bulunmuştur. 2. Değerlendirme 20. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 21. Anayasa Mahkemesi özet olarak adil yarg ılanma hakk ının medeni hak ve yükümlülüklere ili şkin uyuşmazl ıklarda lehe hükmedilen vekâlet ücretinin oran ına ilişkin bir güvence içermedi ğini, bunun yan ında lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin mahkemeye erişim hakk ıyla da bir ilgisi bulunmad ığını kabul etmektedir (bir çok karar aras ından bkz. M.Ş.T, B.No: 2018/17073, 26/2/2020, 20-27; U.Ç.B. , B. No: 2018/17068, 7/11/2019, 22-29). Bu tespitlerin yan ında başvurucu, somut ba şvuruda, lehine az vekâlet ücretine hükmedilmesinin adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki diğer güvencelere tesir etti ğini de ortaya koyabilmi ş değildir. Bu nedenle adil yarg ılanma hakk ına yönelik bir müdahalenin bulunmad ığı aç ık olduğundan ba şvurucunun bu kapsamda ileri sürdü ğü tüm şikâyetlerinin tamam ı mülkiyet hakk ı kapsam ında incelenmi ştir. 22. Belirli durumlarda bir ekonomik de ğer veya icras ı mümkün bir alacak iddias ıyla oluşan meşru bir beklenti , Anayasa'n ın ve Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin ortak koruma alan ında yer alan mülkiyet hakk ı güvencesinden yararlanabilir. Me şru beklenti; makul bir şekilde ortaya konmu ş, icra edilebilir bir iddian ın doğurduğu, ulusal mevzuatta belirli bir kanun hükmüne veya ba şarılı olma şans ının yüksek oldu ğunu gösteren, yerle şik ve istikrarl ı bir yarg ı içtihad ına dayanan, yeterli somutlu ğa sahip nitelikteki bir beklentidir. Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece ulusal hukukta mülkiyet hakk ı kapsam ında savunulabilir bir iddian ın varl ığı meşru beklentinin kabulü için yeterli de ğildir (İslam Şahin, B. No: 2014/7280, 21/1/2016, 29; Uğur Çelik, B. No: 2015/20244, 15/6/2016, 24). 23. Anayasa Mahkemesi, yukar ıda verilen (bkz. 21) içtihatlar ında k ısaca, olayda uygulanacak olan 19/3/1969 tarihli ve 1136 say ılı Avukatl ık Kanunu'nun 168. maddesini, 694 say ılı KHK ile yap ılan değişiklik öncesinde yürürlükte bulunan Avukatl ık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesinin (3) numaral ı f ıkras ını birlikte de ğerlendirerek 694 say ılı KHK'dan sonra da yürürlükte bulunan Avukatl ık Asgari Ücret Tarifesi'nin yerine özel hüküm niteliğinde ve daha üst bir norm olan 694 say ılı KHK'n ın uygulanaca ğını kabul etmi ştir. Bu durum kar şısında karar tarihinde ba şvurucunun 3.960 TL vekâlet ücreti alabilmesinin hukuki bir temelinin bulunmad ığı, böylece hukuki bir temeli bulunmayan bu iddian ın meşru bir beklenti olu şturmayaca ğı anlaşılm ıştır. 24. Somut olayda ba şvurucu, avukat ıyla 3.960 TL üzerinden anla ştığını iddia etmi ş olsa da bu vekâlet ücreti müvekkil ve vekil aras ında yap ılan vekâlet sözle şmesinin bir sonucudur ve burada bir kamu müdahalesi olmad ığı için devletin sorumlulu ğunu gerektirecek bir durum bulunmamaktad ır. 25. Tüm bu bu aç ıklamalar do ğrultusunda ba şvurucunun mevcut bir mülkü veya mülkü edinmeye yönelik me şru bir beklentisi oldu ğunu kan ıtlayamad ığından Anayasa'n ın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakk ına ilişkin korumadan yararland ırılmas ının mümkün Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 7olmad ığı, dolay ısıyla yukar ıda verilen içtihatlardan ayr ılmay ı gerektirebilecek bir durumun ortaya ç ıkmad ığı sonucuna ula şılm ıştır. 26. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının konu bak ımından yetkisizli k nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. B. Kişi Hürriyeti ve Güvenli ği Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddialar 1. Maddi Tazminat Miktar ının Düşük Belirlenmesi Nedeniyle Ki şi Hürri yeti ve Güvenli ği Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia a. Başvurucunun İddialar ı 27. Başvurucu; gözalt ına al ınmas ının hukuka ayk ırı olmas ına rağmen hükmedilen maddi tazminat miktar ının çok düşük olduğunu, gözalt ı nedeniyle lekelenmeme hakk ı ihlal edildiğinden bu ihlali giderecek orant ıda bir maddi tazminata hükmedilmedi ğini ileri sürmüştür. b. Değerlendirme 28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 47. maddesinin (5) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 64. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı gereği bireysel ba şvurunun başvuru yollar ının tüketildi ği, başvuru yolu öngörülmemi ş ise ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yap ılmas ı gerekir. 29. Kesin nitelikteki kararlar ın öğrenilmesinden itibaren bireysel ba şvuru süresi başlar. Bu nitelikteki kararlara kar şı kanun yoluna ba şvurulmas ının bireysel ba şvuru süresine bir etkisi bulunmamaktad ır (benzer bir de ğerlendirme için bkz. Nesin Kayserilio ğlu, B. No: 2012/613, 13/6/2013, 17). 30. Somut olayda ba şvurucu, 26/10/2017 tarihinde vekilinin huzurunda verilen kesin nitelikteki karara kar şı istinaf kanun yoluna ba şvurmuş ise de kesin nitelikteki karara karşı kanun yoluna ba şvurulmas ının bireysel ba şvuru süresine bir etkisi olmad ığından başvurucunun derece mahkemesi karar ını öğrendiği 26/10/2017 tarihinden itibaren otuz gün içinde bireysel ba şvuru yapmas ı gerekirken bu süre geçtikten sonra 13/3/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulundu ğu anlaşılmaktad ır. 31. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının süreaşımı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Manevi Tazminat Miktar ının Düşük Belirlenmesi Nedeniyle Ki şi Hürriyeti ve Güvenli ği Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia a. Başvurucunun İddialar ı 32. Başvurucu; hukuka ayk ırı gözalt ı işlemi nedeniyle ödenen manevi tazminat miktar ının çok düşük olduğunu, gözalt ı nedeniyle lekelenmeme hakk ı ihlal edildi ğinden bu ihlali giderecek orant ıda bir manevi tazminata hükmedilmedi ğini ileri sürmü ştür. Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 8b. Değerlendirme 33. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , 16). Bu itibarla ba şvurucunun bu yöndeki şikâyetlerinin Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü ve dokuzuncu f ıkralar ı bağlam ında kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ı kapsam ında değerlendirilmesi gerekir. 34. Anayasa Mahkemesi A.A. başvurusunda (karar ın tam künyesi için bkz. 17) özetle ba şvurucular ın ilk derece mahkemelerinde dava açarken ileri sürdükleri hususlar ın, dayanaklar ının ve 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının hangi bendine göre tazminat talep ettiklerinin yani aç ılan davan ın kapsam ının meselenin çözümünde en temel husus oldu ğuna vurgu yaparak Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü fıkras ının karşılığının 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi olduğunu, ayn ı fıkran ın (e) bendinin ise Anayasa'n ın 19. maddesinin dokuzuncu f ıkras ı kapsam ında olmad ığına karar vermi ş ve bu ba ğlamda ba şvurucular ın 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (e) bendi kapsam ında dava açm ış olmas ının Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ı bağlam ındaki şikâyetleri yönünden ba şvuru yollar ının tüketilmesi anlam ına gelmeyece ğini belirtmi ştir. Anayasa Mahkemesine göre başvurucular ın 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ilk derece mahkemelerinde aç ıkça bu hususlar ı ileri sürerek dava açmalar ı ve iddialar ını tart ıştırmalar ı gerekmektedir. Bu usule göre bir yolun aç ıkça işletilmediği hâllerde ilgili başvurular hukuksal yollar tüketilmedi ği gerekçesiyle kabul edilemez bulunacakt ır. 35. Bu tespitler sonras ında bireysel ba şvuruya konu edilen yarg ılamaya bak ılmas ı ve başvurucunun dava dilekçesinde ileri sürdü ğü hususlar ın değerlendirilmesi gerekmektedir. 36. Başvurucunun dava dilekçesinden (bkz. 10) sadece haks ız olarak gözalt ına alınmas ının ard ından beraat etmesi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulundu ğu anlaşılmaktad ır. 37. Öte yandan aç ılan davan ın Ağır Ceza Mahkemesi taraf ından nas ıl değerlendirildi ğinin ve böylece davan ın kapsam ının belirlenmesi gerekmektedir. A ğır Ceza Mahkemesinin karar ına bak ıldığında (bkz. 11) 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının hangi bendine göre tazminat verilmesi gerekti ğine ilişkin ayr ıca ve aç ıkça bir değerlendirme yap ılmaks ızın sadece olgusal anlat ımlar temelinde ba şvurucunun bir gün gözalt ında kald ığına ve yap ılan yarg ılama sonunda beraat etti ğine at ıfla makul bir manevi tazminat ın ödenmesi gerekti ği değerlendirmelerinde bulunuldu ğu, dolay ısıyla Ağır Ceza Mahkemesinin de 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (e) bendi kapsam ında inceleme ve de ğerlendirme yapt ığı görülmektedir. 38. Somut olayda ba şvurucunun dava açarken gözalt ı işleminin hukuka ayk ırı olduğunu sadece soyut bir şekilde ileri sürdü ğü, hakk ında verilen beraat karar ından bağıms ız olarak gözalt ına al ınmas ının baştan beri hukuka ayk ırı olduğuna dair bir aç ıklamada bulunmad ığı yani kanunda belirtilen ko şullar d ışında gözalt ına al ındığını aç ıkça ileri sürmediği, dolay ısıyla başvurucunun davas ının 5271 say ılı Kanun'un (1) numaral ı fıkras ının (a) bendinde belirtilen hususlara ili şkin olmad ığı, bu itibarla ba şvurucunun Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ı bağlam ında ileri sürdü ğü şikâyetlerine ili şkin olarak ba şvuru yollar ını usulüne uygun olarak tüketmedi ği anlaşılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 939. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. C. Adil Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddialar 1. Gözalt ı Nedeniyle Hükmedilen Manevi Tazminat ın Düşük Belirlenmesi Nedeniyle Adil Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia a. Başvurucunun İddialar ı 40. Başvurucu, gözalt ına al ınmas ı nedeniyle açt ığı davan ın hakkaniyete uygun olarak incelenmemesi nedeniyle manevi tazminat miktar ının düşük belirlendi ğini ayr ıca ileri sürmüştür. b. Değerlendirme 41. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucular taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , 16). 42. Bu itibarla ba şvurucunun bu kapsamdaki iddias ının adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinden olan hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekmektedir. 43. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı maddi adaleti de ğil şeklî adaleti temin etmeye yönelik güvenceler içermektedir. Bu bak ımdan adil yarg ılanma hakk ı davan ın taraflar ından lehine sonuçlanmas ını garanti etmemektedir. Adil yarg ılanma hakk ı temel olarak yarg ılama sürecinin ve usulünün hakkaniyete uygun olarak yürütülmesini teminat alt ına almaktad ır (M.B. [GK], B. No: 2018/37392, 23/7/2020, 80). 44. Anayasa'n ın 148. maddesinin dördüncü f ıkras ında, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel ba şvuruda incelenemeyece ği belirtilmi ştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yap ılm ış maddi olay ve olgular ın kan ıtlanmas ı, delillerin de ğerlendirilmesi, hukuk kurallar ının yorumlanmas ı ve uygulanmas ı ile uyuşmazl ık konusunda var ılan sonucun adil olup olmamas ı bireysel ba şvuru konus u olamaz. Ancak bireysel ba şvuru kapsam ındaki hak ve özgürlüklere müdahale te şkil eden, bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda de ğildir (konuya ili şkin birçok karar aras ından bkz. Ahmet Sa ğlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013). 45. Başvuru konusu dava incelendi ğinde dava konusu yap ılm ış maddi olay ve olgular ın kan ıtlanmas ı, delillerin de ğerlendirilmesi, hukuk kurallar ının yorumlanmas ı ve uygulanmas ı ile uyuşmazl ıkla ilgili var ılan sonucun adil olup olmamas ı hususunda bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik içeren bir durum tespit edilmemi ştir. 46. Aç ıklanan gerekçelerle kanun yolu şikâyeti niteli ğinde oldu ğu anlaşılan başvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik ko şullar ı yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 102. Adli Kontrol Tedbiri Nedeniyle Aç ılan Davada De ğerlendirme Yap ılmamas ı Nedeniyle Adil Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia a. Başvurucunun İddialar ı 47. Başvurucu; hakk ında verilen adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat talep etmesine ra ğmen bu konuda herhangi bir de ğerlendirme yap ılmad ığını, kendisine herhangi bir tazminat ödenmedi ğini, adli kontrol nedeniyle u ğrad ığı mağduriyetin kar şılanmad ığını ileri sürmü ştür. b. Değerlendirme 48. Anayasa n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesi şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 49. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , 16). Ba şvurucu her ne kadar e şitlik ilkesinin de ihlal edildi ğini ileri sürmü şse de anılan iddialar ın adil yarg ılanma hakk ı ile bağlant ılı olarak incelenmesi nedeniyle ayr ıca bir değerlendirme yap ılmas ına gerek görülmemi ştir. 50. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddiada bulunma ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ş ancak hakk ın kapsam ı düzenlenmemi ştir. 3/10/2001 tarihli ve 4709 say ılı Kanun'un Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ına "ile adil yarg ılanma" ibaresinin eklenmesine ili şkin 14. maddesinin gerekçesine göre "değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınm ış olan adil yarg ılama hakk ı metne dahil" edilmiştir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 36. maddesinde herkesin adil yarg ılanma hakk ına sahip oldu ğu ibaresinin eklenmesinin amac ı, Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nde (Sözle şme) düzenlenen adil yarg ılanma hakk ını anayasal güvence alt ına almakt ır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 53). Bu itibarla Anayasa'da güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının kapsam ve içeri ği belirlenirken Sözle şme'nin "Adil yarg ılanma hakk ı" kenar başlıklı 6. maddesinin ve buna ili şkin Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi içtihad ının da gözönünde bulundurulmas ı gerekir ( Onurhan Solmaz , B. No: 2012/1049, 26/3/2013, 22). 51. Sözle şme, bir ki şinin sahip oldu ğunu ileri sürebilece ği tüm hak ve yükümlülükler bak ımından adil yarg ılanma hakk ını güvenceye almamaktad ır. Sözleşme'nin adil yarg ılanma hakk ını düzenleyen 6. maddesinde adil yarg ılanmaya ili şkin hak ve ilkelerin medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyu şmazl ıklar ın ve bir suç isnad ının esas ının karara bağlanmas ı esnas ında geçerli oldu ğu belirtilerek hakk ın kapsam ı bu konularla sınırland ırılm ıştır. Hak arama hürriyetinin ihlal edildi ği gerekçesiyle bireysel ba şvuruda bulunabilmek için ya ba şvurucunun medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili bir uyu şmazl ığın taraf ı olmas ı ya da ba şvurucuya yönelik bir suç isnad ının esas ı hakk ında karar verilmi ş olmas ı gerektiği anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla bahsedilen hâller d ışında kalan adil yarg ılanma hakk ının ihlali iddias ına dayanan ba şvurular Anayasa ve Sözle şme'nin ortak koruma alan ı kapsam ı dışında kalaca ğından bireysel ba şvuruya konu olamaz ( Onurhan Solmaz , 23). Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 1152. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı suç isnad ına bağlı yarg ılamalar ın yan ında bir kimsenin medeni hak ve yükümlülükleri nin karara bağlanmas ıyla ilgili yarg ılamalarda da uygulan ır. Anayasa'n ın 36. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının medeni meselelerde uygulanabilmesi için ortada hukuk düzeni taraf ından kişiye tan ınm ış veya en az ından savunulabilir temeli bulunan bir hakk ın bulunmas ı gerekir. Bu hakk ın Anayasa'da do ğrudan veya dolayl ı olarak tan ımlanan ve güvence alt ına al ınan bir hakka ilişkin olmas ı zorunlu de ğildir. Bu bak ımdan kanunla ki şilere tan ınan ve savunulabilir bir temeli bulunan hak ve ayr ıcal ıklar da -mahkemelerde ileri sürülebilmesi ko şuluyla- Anayasa'n ın 36. maddesi ba ğlam ında hak kavram ına dâhildir (baz ı farkl ılıklarla birlikte bkz. Mehmet Güçlü ve Ramazan Erdem , B. No: 2015/7942, 28/5/2019, 28; M.B. , 67). 53. Bir hakk ın bulunup bulunmad ığının tespitinde hakk ın tan ınmas ı hususunda yetkili otoritelere takdir yetkisi verilip verilmedi ği de büyük önem ta şımaktad ır. Bir hakk ın kişiye tan ınıp tan ınmamas ı hususunda yetkili otoritelere mutlak takdir yetkisi tan ınm ış ise Anayasa'n ın 36. maddesi ba ğlam ında adil yarg ılanma hakk ının kapsam ına giren bir hakk ın varl ığından söz edilemeyecektir ( Mehmet Güçlü ve Ramazan Erdem , 29). Ayr ıca bu hakka ilişkin olarak ilgili ki şinin menfaatini etkileyen bir uyu şmazl ık mevcut olmal ıdır. Bu uyuşmazl ık ihtilaf konusu hakk ın tespiti ve bu haktan yararlan ılmas ı bak ımından belirleyici bir nitelik arz etmelidir ( Mehmet Güçlü ve Ramazan Erdem , 28). Son olarak söz konusu hakk ın medeni karakterli olmas ı gerekir. Devletin egemenlik yetkisinin çekirdek alan ına ilişkin haklar adil yarg ılanma hakk ının kapsam ına girmez ( Travnik Üniversitesi , B. No: 2017/33627, 19/11/2020, 32). 54. Somut olayda ba şvurucunun bir gün gözalt ında kalmas ı ve 15/9/2015-11/11/2015 tarihleri aras ında imza atmak suretiyle adli kontrol alt ına al ınmas ı nedeniyle aç ılan bir tazminat davas ı bireysel ba şvuruya konu edilmi ştir. Başvurucu, bireysel başvurusunda imza atma şeklinde uygulanan adli kontrol tedbiri nedeniyle u ğrad ığı zarar ının tazmin edilmemesinden şikâyet etmektedir. 55. Anayasa Mahkemesi, Mehmet Baydan (B. No: 2014/16308, 12/4/2018) karar ında derece mahkemesinin adli kontrol talebiyle tazminat talebinin derece mahkemesince kar şılanmamas ı nedeniyle -medeni hakk ın varl ığı konusunda bir değerlendirme yapmaks ızın- gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ği sonucuna varm ıştır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, ayn ı konudaki çok say ıda başvuruyu inceledikten sonra adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat talebinin Türk hukukunda tan ınıp tan ınmad ığını ele alma gere ği duymuştur. 56. Somut uyu şmazl ıkta suç isnad ına bağlı bir yarg ılaman ın mevcut olmad ığı hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktad ır. Bununla birlikte uyu şmazl ığın niteliği itibar ıyla medeni hak ve yükümlülükler kapsam ında görülüp görülemeyece ğinin bu ba ğlamda öncelikle ortada kanunlar veya içtihat taraf ından tan ınan bir hakk ın var olup olmad ığının ortaya konulmas ı gerekir. Bu bak ımdan Türk hukukunda adli kontrol tedbiri uygulanmas ı nedeniyle tazminat hakk ının kanunlar veya içtihat taraf ından tan ınıp tan ınmad ığı aç ıklığa kavuşturulmal ıdır. 57. Uyuşmazl ığa konu temel kanuni düzenleme olan 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde, kimlerin hangi şartlar alt ında ve hangi süreler içinde tazminat talep edebilece ği hususunda aç ık düzenlemeler bulunmaktad ır. Bu maddede hangi hâller ve şartlar alt ında tazminat ın verilece ği aç ıkça ve s ınırlı olarak say ılm ış olup madde metninde hukuka ayk ırı olarak verilen adli konrol kararlar ı ile ilgili olarak bir düzenlemenin bulunmad ığı ilk bak ışta görülmektedir. Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 1258. Aç ıkça kanun taraf ından tan ınan medeni nitelikte savunulabilir bir hakk ın kabul edilmemesinin yan ında böyle bir hakk ın bulunup bulunmad ığının tespitinde ayr ıca yetkili yarg ısal makamlar ın pratik ve uygulamalar ının da söz konusu hakk ın varl ığı hususunda değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nitelikteki bir hakk ın varl ığı veya kişilere bu hakk ın verilmesi noktas ında ilgili makamlar ın müstakar hâle gelmi ş bir uygulamas ının bulunmamas ı hâlinde de bu hakk ın varl ığından bahsedilemeyecektir. 59. Somut olayda ba şvurucu, benzer iddialar ın ileri sürüldü ğü tüm uyu şmazl ıklarda yarg ısal uygulamalar ın bu mahiyette oldu ğuna ilişkin bir iddia ve bunu destekleyici herhangi bir karar sunmam ıştır. Benzer iddialar ın ileri sürüldü ğü davalarda Yarg ıtay ın adli kontro l tedbirleri nedeniyle aç ılan davalar ın 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde aç ık düzenleme bulunmamas ı nedeniyle reddedilmesi gerekti ğine dair müstakar içtihad ının devam etti ği anlaşılm ıştır (ilgili tüm içtihatlar ve bir istisna için bkz. Yahya Çevik , 21, 22). 60. Tüm bu aç ıklamalar sonras ında özet olarak iddialara dayanak olarak ileri sürülen 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde adli kontrol kararlar ı nedeniyle olu ştuğu iddia edilen zararlara kar şılık olarak aç ıkça bir yasal dayanak bulunmad ığı, diğer ifadeyle ortada kanun taraf ından aç ıkça veya dolayl ı olarak kabul edilmi ş bir hakk ın varl ığından söz edilemeyece ği değerlendirilmi ştir. Bunun yan ında yukar ıda verilen Anayasa Mahkemesi kararlar ında da belirtildi ği üzere yarg ısal uygulamalar ın da söz konusu taleplere ili şkin olarak savunulabilir nitelikte bir hakk ın kabul edildi ğine dayanak olu şturabilecek ve imkân verecek düzeyde olmad ığı, bir diğer ifadeyle yarg ısal uygulamalar ın söz konusu konusu talepleri dava konusu edilebilir medeni nitelikte bir hakk ın varl ığına vücut vermedi ği anlaşılm ıştır. 61. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun di ğer kabul edilebilirlik ko şullar ı yönünden incelenmeksizin konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna kara r verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Kamuya aç ık belgelerde ba şvurucunun kimlik bilgilerinin gizli tutulmas ı talebinin KABULÜNE, B. 1. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Gözalt ı işleminden dolay ı verilen maddi tazminat miktar ının az olmas ı nedeniyle ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın süreaşımı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 3. Gözalt ı işleminden dolay ı hükmedilen manevi tazminat ın düşük belirlenmesi nedeniyle ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 4. Gözalt ı işlemi nedeniyle hükmedilen manevi tazminat ın düşük belirlenmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine yönelik iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, Başvuru Numaras ı: 2018/7764 Karar Tarihi : 16/6/2022 135. Adli kontrol tedbirine yönelik taleplerle ilgili de ğerlendirme yap ılmamas ı nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 say ılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı uyar ınca tahsil edilmesi ma ğduriyetine neden olaca ğından adli yard ım talebi kabul edilen ba şvurucunun yarg ılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 16/6/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.