7. Hukuk Dairesi 2011/368 E. , 2011/603 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı ... kadastro sırasında tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümü için Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açmış, dava sırasında davaya konu taşınmaz hakkında 105 ada 46 parsel sayısı ve 1168464,33 m² yüzölçümüyle kadastro tutana…
**7. Hukuk Dairesi 2011/368 E. , 2011/603 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı ... kadastro sırasında tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümü için Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açmış, dava sırasında davaya konu taşınmaz hakkında 105 ada 46 parsel sayısı ve 1168464,33 m² yüzölçümüyle kadastro tutanağı düzenlenerek mera olarak sınırlandırılmış, Yargıtay bozma ilamına da uyularak dosya görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine devir edilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 105 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 19.452,26 m²lik kısmının mera olarak sınırlandırılmasının iptaliyle ... Aydoğan mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Davacının tutunduğu T.Sani 1323 tarih 5 sayılı tapu kaydı dava dışı 104 ada 9, 10, 11, 12, 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlara toplam 36856,26 m² yüzölçümü miktarı ile dayanak tapu kaydının yüzölçümünden fazla olarak tespit görmüş ve tutanakları kesinleşmiştir. Davacının dayandığı tapu kaydı doğu sınırında gösterilen dere sınırı itibariyle sabit hudutlu değildir. Taşınmaz %20 eğimli olup 1985 yılından beri üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı ve tarım arazisi olmadığı belirlendiğine göre davanın reddiyle taşınmazın mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, kadastro hakiminin infazı mümkün doğru sicil oluşturma zorunluluğu gözardı edilerek davacıların talep ettiği taşınmaz bölümü ayrıldıktan sonra geriye kalan bölüm hakkında hüküm kurulmaması dahi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.