11. Hukuk Dairesi 2012/11290 E. , 2013/10629 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 tarih ve 2011/234-2012/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki …
**11. Hukuk Dairesi 2012/11290 E. , 2013/10629 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 tarih ve 2011/234-2012/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkili şirket ile dava dışı BNP Ak Dresdner Finansal Kiralama A.Ş. arasındaki finansal kiralama sözleşmesine konu emtianın taşınması işinin davalılar tarafından yerine getirildiğini, 161.000 Euro değerindeki plastik şişe şişirme makinesinin taşıma sırasında taşıyıcıların ağır kusuru nedeniyle ciddi şekilde hasara uğradığını, makinedeki genel parça ve işçilik hasarı, makinenin üretime girmemesi nedeniyle kazanç kaybı, makinenin yeniden İtalya'ya taşınması için ödenen navlun ve benzeri nedenlerle davacının zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik asıl dava ile 40.000 YTL'nın, birleşen dava ile de 19.500 YTL kazanç kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Schenker Arkas Nak. ve Tic. A.Ş. vekili, asıl ve birleşen davada zaman aşımı def'inde bulunarak hasarın makinedeki ambalaj hatasından kaynaklandığını CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesine göre taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağını, sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, birleşen dava yönünden zaman aşımı def'inde bulunarak asıl ve birleşen davada davacının oluştuğunu iddia ettiği zararını sigorta şirketinden tahsil ettiğini, müvekkili ile davacı arasında bir taşıma sözleşmesi bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yüklemenin göndericiye ait olup, ambalaj yükleme ve boşaltma hatasından kaynaklanan zararın taşıyıcıdan istenemeyeceğini, istenen tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Ak Sigorta A.Ş. tarafından davacıya ödenen miktarın genel parça ve işçilik bedeline ilişkin olduğu, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının %60, davalı taşıyıcıların ise %40 sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl davada 35.082,19 TL'nin, birleşen davada ise 3.780 TL'nin davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara,mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davalılar tarafından taşınan emtianın hasara uğraması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davacı, tazmini istediği zarar kalemlerini, zarar gören makinenin parça ve işçilik bedeli, makinenin üretime girmemesi nedeniyle kazanç kaybı, makinenin tamiri için İtalya'ya taşınma bedeli, ithalat masrafı, teminat mektubu komisyon gideri, tekrar stoklama ceza bedeli ve üretici firma tarafından talep edilen teknik personel masrafı olarak belirtmiştir. Taşımanın yapıldığı güzergah dikkate alındığında, somut uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanacağı tartışmasızdır. Bu durumda davalıların sorumluluğunun CMR'nin 23 ve CMR'nin 29 maddelerine göre belirlenmesi gerekir. Davacı, dava dışı sigorta şirketi tarafından ödenen parça ve işçilik bedelleri dışındaki zarar kalemlerini, CMR'nin 29. maddesi gereğince, hasarın davalı taşıyıcıların kastları ve ağır kusurları sonucu meydan geldiğinin kabulü halinde davalı taşıyıcılarından talep edebilecektir. Mahkemece, Dairemiz bozmasından önce alınan bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının %60, davalının ise %40 kusurlu olduğu kabul edilerek, dava dışı sigorta şirketi tarafından ödenen miktarın, kusur oranlarına göre belirlenen miktarın üstünde olduğu bu nedenle davacının talep edebileceği bir alacak olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacının, dava dışı sigorta şirketi tarafından ödenen miktarın neye ilişkin olduğu, ödenen miktarın içerisinde davacının talep ettiği zarar kalemlerinin bulunup bulunmadığı, davacının sigorta şirketi tarafından ödenen miktarı aşan zarar iddiasında bulunup bulunmayacağının değerlendirilmesi yönünden Dairemizin 13987/2121 sayılı ilamı ile bozulmuş olup, Dairemiz bozmasıyla tarafların kusur durumları açısından davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Bu kusur oranlarına göre de davalı taşıyıcılar ağır kusurlu kabul edilemez. Bu durumda, yukarıda da açıklandığı üzere, davalıların CMR 23. kapsamında sınırlı sorumlu oldukları (bu miktar dava dışı sigorta şirketi tarafından ödendi), miktarı aşan ve hasarın davalı taşıyıcıların, CMR 29. maddesi gereğince kastları ve ağır kusurları sonucu meydan geldiğinin kabulü halinde davalı taşıyıcılarından talep edebileceği dava konusu zarar kalemlerini davalı taşıyıcılardan talep edemeyeceği nazara alınarak sonucuna göre bir kara vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına kara vermek gerekmiştir. 3- Ayrıca, davacı iş bu dava dosyasıyla birleşen, 01.01.2004–26/01/2004 tarihleri arsındaki kazan kaybının tahsili için açtığı ek davayı 03.01.2006 tarihinde açmıştır. CMR 32/1'e göre bu sözleşme hükümleri gereğince yapılacak taşımalardan doğan davalar 1 yılı geçmekle zamanaşımına uğrar, ancak hasarın taşıyıcının ağır kusuru ve kastıyla meydana geldiği durumlarda zamanşımı 3 yıldır. .Zamanaşımı, hasar halinde teslim tarihinden itibaren başlar. Somut olayda hasarlı malın teslim tarihi 03.07.2003 olup, zamanaşımı süresi, 2 nolı bentte açıklandığı üzere davalı taşıyıcıların hasarın meydana gelmesinde kasıtlı veya ağır kusurlu davrandıkları kabul edilemeyeceğinden 1 yıldır. Bu itibarla birleşen dava yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak bir karar vermek gerekirken yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedene davalı Schenker Arkas Nak ve Tic A.Ş yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılara yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Schenker Arkas Nak. ve Tic. A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 207,70 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılar'a iadesine, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.