10. Hukuk Dairesi 2013/10601 E. , 2013/24899 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2011/160-2013/269 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 01.09.1998–15.03.2011 tarihle…
**10. Hukuk Dairesi 2013/10601 E. , 2013/24899 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2011/160-2013/269 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 01.09.1998–15.03.2011 tarihleri arasında davalı işverene ait triko atölyesinde hizmet akdine tabi olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanakları 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. İnceleme konusu davada mahkemece yapılan yargılama sonunda bir kısım tanıkların anlatımlarına dayanılarak istem kısmen kabul edilip 03.09.2002 – 15.03.2011 dönemi karar altına alınmış ise de yapılan inceleme ve araştırmanın yetersiz olduğu belirgindir. Bu bakımdan, hükmedilen dönemi içerir sigorta primleri bordroları ile aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılardan ifadeleri alınmayanların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalışanlar yöntemince saptanarak dinlenilmeli, özellikle davalı işveren vekilinin ve bir tanığın, işyerinde ördürülen kazakların teyelleme işinin birçok kez davacı tarafından evde yapılıp getirildiği yönündeki beyanı dikkate alınmak suretiyle, hizmetin tam gün üzerinden eksiksiz gerçekleşip gerçekleşmediği, ayrıca kesintili çalışma olgusunun söz konusu olup olmadığı açıklıkla ortaya konularak gerektiğinde hak düşürücü süre irdelemesi yapılmalı, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, toplanan kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davalı ...’e geri verilmesine, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.