(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/5450 E. , 2012/17969 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işvere
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/5450 E. , 2012/17969 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli ve haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin, gerçek dışı servis raporu düzenlemesi sebebi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi gereğince haklı sebeple feshedildiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, gerçek dışı servis raporuna konu kompresörün değiştirilmesine sadece davacı işçinin gitmediği, davacının tek başına sorumlu olmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında, taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır. Somut olayda, davalı işverence, davacının iş sözleşmesi, servis vermek için gittiği lokantada, kompresörün sisteme monte edildiği şeklinde servis formu düzenlemesine rağmen, gerçekte kompesörün monte edilmediği gerekçesiyle feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre olay, şef teknisyen olarak görevli davacının, davalı işverenin servis ağı kapsamındaki lokantada arızalı kaydı bulunan kompresörün yenisiyle değiştirilmemesine rağmen, yeni kompresörün sisteme monte edilerek değişimin yapıldığı yönünde, gerçeğe aykırı 13.04.2011 tarihli servis formunun düzenlenmesinden ibarettir. Servis formunun davacı tarafından düzenlendiği ve imzalandığı tartışmasızdır. İşverenin davacıyla birlikte servise çıkan diğer iki işçinin iş sözleşmesini feshetmemiş olması eşit işlem borcuna aykırılık olarak nitelendirilemez. Davacının dosya kapsamıyla sabit olan eylemi, 4857 sayılı Kanun'un 25/II-e maddesinde yer alan doğruluk ve bağlılığa uymayan nitelikte davranış olup, iş sözleşmesinin feshi haklı sebebe dayanmaktadır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle kabul kararı verilmesi hatalıdır. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca Mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm oluşturulması gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 137,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.