23. Hukuk Dairesi 2014/1764 E. , 2014/6313 K. "" MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2013 NUMARASI : 2013/88-2013/401 Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu senet bedelinin ödenme…
**23. Hukuk Dairesi 2014/1764 E. , 2014/6313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2013 NUMARASI : 2013/88-2013/401 Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu senet bedelinin ödenmemesi üzerine dava dava dışı borçlu hakkında yaptığı icra takibi neticesinde borçlu adına kayıtlı araç üzerine haciz konularak açık artırma yolu satıldığını, yapılan sıra cetveli sonucunda ilk sırada rehin alacaklısı olan davalı S.. Ç..'e ödeme yapılmasına karar verildiğini, kanunda öngörülen ayrık durumlar dışında taşınırların ancak zilyetliğin alacaklıya devri sureti ile rehnedilebileceğini, ancak rehne konu aracın borçlunun zilyetliğinde olduğunu, bu sebeple rehin işleminin geçersiz olduğunu, ayrıca eski bir araç üzerine takibin başlamasına yaklaşık bir hafta kala rehin tesis edilmiş olmasının işlemin muvazaalı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ileri sürerek, muvazaalı ve geçersiz rehin tesis işleminin kaldırılmasını ve sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça aracın borçlunun zilyetliğinde iken haczedildiği, 4721 sayılı TMK'nın 939. maddesindeki rehnin ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle yapılabileceği hükmü gözönüne alındığında rehnin geçersiz olduğu iddiasının ileri sürüldüğü, ancak rehin tesis tarihinde yürürlükte bulunan 4721 sayılı TMK'nın 940/2. maddesine göre bir sicile tescili zorunlu bulunan taşınırların zilyetlik devredilmeden sicil üzerine şerh verilmek sureti ile rehin edilmesine de imkân tanındığı, bu durumda zilyetlik fiilen devredilmeksizin rehin tesis işleminin yapılabileceği ve yapılan bu işlemin geçerli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. İİK'nın 142/1 maddesinde "Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu hükümde belirtilen mahal mahkemesinin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın