T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/04/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/04/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili aleyhine Denizli 3. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılarak ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkilinin aleyhine başlatılan takip ile alakalı davalı tarafça iddia edildiği gibi müvekkili tarafından 385.000,00 TL borç bedelli bir senet imzalanmadığını, böyle bir senet verilmediğini, müvekkilinin icra takibine konu senede dayalı bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin Karahayıt'ta babası ...'ın yanında ... Pansiyonda çalıştığını, babasına yardım ettiğini, ayrıca ayakçı emlakçılık yaptığını, müvekkilinin 2011 yılında kendisine bir araç almak istediğini, dava dışı Karahayıt'ta komşusu ve ... Pansiyon'un sahibi olan ... isimli galerici şahsın galerisine gittiğini, ... plakalı nolu ... markalı aracı beğendiğini, aracın ... isminde bir şahsa ait olduğunu öğrenmesi üzerine aracı 15.000,00 TL karşılığında ...'ten satın aldığını, galerici olduğu için de ayrıca 1.000,00 TL komisyon ücretini ...'a verdiğini, 6 ay sonra galeriye yeni bir araç almak için gittiğinde galeride 2009 model 45.000.00 TL değerinde ... plakalı pikap aracı satın almak istediğini, galerici olan ... ile pikapı 45.000,00 TL karşılığında satın alma konusunda anlaştığını, 6 ay önce 15.000,00 TL'ye aldığı aracı geri verdiğini, iade ettiği ... aracı ...'ın 15.000,00 TL'ye saydığını, geri kalan 30.000,00 TL'yi 2 ay içinde ödemek üzere senet vererek ve bu şartlarla 2009 model pikapı satın aldığını, senetle birlikte aynı anda noterde de sözleşme imzalanmasının kararlaştırıldığını ancak müvekkilinin emlakçılık işleri ile ilgilendiğinden ve notere gidileceği esnada telefonunun çalması dolayısıyla ve acilen işinin çıkması sebebiyle gitmesi gerektiğini, bunun üzerine de dava dışı ...'ın "Biz arkadaşız, her ikimiz Karahayıt'ta pansiyonculuk yapıyoruz, biz komşuyuz, bize güven, sen şimdi senedi imzala" demesi üzerine müvekkilinin acele ile senede imzayı atıp ortamdan ayrıldığını, müvekkilinin senede sadece imza attığını, borç miktarını senet üzerine müvekkilinin yazmadığını, ...'ın müvekkile 30.000,00 TL yazarız dediğini, müvekkilinin de arabadan doğan borcu bu kadar olduğu için komşusuna güvenerek ...'ın sözlerine inandığını, müvekkilinin pikapı aldıktan 20 gün sonra eline geçen komisyonculuk parası ile dava dışı ...'a 20.000,00-TL ödeme yapmak istediğini, ancak ...'ın paranın tamamını istediğini, acil paraya ihtiyacı olduğunu söylediğini, ...'ın müvekkiline eksik kalan 10.000,00 TL'yi tanıdığı olan (...'ın tanıdığı) ...'dan 10.000,00 TL'yi alıp kendisine borcunu ödemesini ve borcun kapanmasını söylediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı ...'dan 10.000,00 TL'yi senet karşılığı alarak kendi 20.000,00 TL'sini de ekleyip acele ile imzaladığı senedi almak ve borcunu ödemek için ...'ın galerisine gittiğini, 30.000,00 TL için senedi verin borcu ödeyeceğim demesine rağmen "Senet şimdi burada değil, sonra veririm." denildiğini, müvekkilinin senedi almadan kalan borcu olan 30.000,00 TL'yi ...'a aynı mahalleli ve komşusu olması sebebiyle güvenerek senedi sonra almak üzere ödediğini, müvekkili ...'ın daha sonra aracı üstüne almak ve senedi istemek için tekrar galeriye gittiğini, dava dışı ...'ın "Senedi bulamadım önemli değil, bir şey olmaz, bulunca seni ararım, aracı devredecek kişi şu an yok, 2 ay sonra gel" dediğini, müvekkilinin bu şekilde sürekli oyalanmaya çalışıldığını, müvekkilinin davalı ...'dan aldığı 10.000,00 TL'yi 1 ay içinde 13.000,00 TL olarak geri ödediğini ve borç için verdiği senedi ...' dan geri aldığını, borcunun bu şekilde bittiğini, bu olayların üzerinden 8 sene geçtikten sonra müvekkilinin babası ...'ın Ağustos 2019'da vefat edince ... ve ...'ın bu durumu fırsat bilerek harekete geçtiklerini ve müvekkili hakkında icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin kardeşi ...'la ...'ın yanına gittiğini, müvekkilinin kardeşi ... "Ne kadar para verdiniz de bu senedi aldınız ?" diye sorduğunda; 10 bilezik, 20 bin dolar ve 60 bin Euro verdiklerini söylediklerini, ses kaydının mevcut olduğunu, dava dışı ...'ın araba parasından kalan 30.000,00 TL'lik borç için acele ile imzalattığı boş senedi 385.000,00 TL olarak doldurarak 10 bilezik, 20 bin dolar ve 60 bin Euro karşılığında ...'a verdiğini, daha doğru bir ifade ile senedi sattığını, müvekkilinin bu bedelde bir senedi kesinlikle imzalamadığını, bedel ve tarihlerin sonradan doldurulduğunu, yazı karakterlerinin bile aynı olduğunu, yani aynı kişi tarafından doldurulduğunu beyanla müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili aleyhine başlatılan Denizli 3. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkilinin alacağının tahsili adına davacı aleyhine 26.12.2016 tanzim 05.02.2018 vade tarihli bonoya dayanarak Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduğunu, icra takibine karşı davacı tarafça borca itiraz edildiğini (Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası), aynı zamanda Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile de takibe konu bonoya ilişkin imza inkarında bulunduğunu, her iki dosyanın takibe konu aynı bonodan kaynaklanması nedeniyle Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 08/10/2019 tarihli ... E. ... K. sayılı kararı ile dosyaların birleştirilmesine karar verilmiş olup iş bu davanın halen Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde ifade olunan hususların gerçeğe aykırı olup dayanaksız bir senaryodan ibaret olduğunu, ispata muhtaç olan bu iddiaların davacı tarafça ispat edilmesi gerekmekte olup ispat yükünün de davacı üzerinde bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde hayali senaryolar ve bir takım gerçeğe aykırı beyanlar ile yani iddiadan öteye geçmeyen beyanlar ile borçlu olmadığını iddia ettiğini, hiç bir yazılı delil sunulmadığını, ayrıca hukuka aykırı delil mahiyetinde olan bir takım kayıtlardan bahsedilmişse de niteliği itibariyle işbu delile de muvafakatlerinin bulunmadığını, hukuka aykırı delil mahiyetinde olan işbu belgelerin kabulünün mümkün olmadığını, davacı taraf aleyhinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz istenildiğini, davacı tarafın bu dosyaya borcu kabul ettiğine ve ihtiyati haciz için yatırılan teminat mektubunun iadesine muvafakat ettiğine dair dilekçe verdiğini, HMK'nın 188. maddesinde mahkeme içi ikrar halinde artık bu hususların ihtilaf konusu olmaktan çıkacağı hükmedilmiş olup davacı taraf mahkeme huzurunda verdiği dilekçe ile borcu kabul ettiğine göre esasen bu davanın davacı delilleri dahi toplanmadan reddedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, kötü niyetle dava açan davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Tüm dosya kapsamının değerlendirmesi neticesinde, davacı asil 21.10.220 tarihli ön inceleme duruşmasında takibe ve davaya konu bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olduğunu beyan ve imzası ile tevsik etmiştir. Davacının şikayeti üzerine Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soroşturma,... karar sayılı dosyasında şüpheliler ...,... ve ... hakkında yapılan soruşturma neticesinde,dolandırıcılık,resmi belgede sahtecilik,açığa atılan imzanın kötüye kullanılması ve tefecilik suçlamalarından kovuşturmaya yer olmadığına 05.05.2022 tarihinde karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.Davacı davaya konu bonoya ilişkin olarak imzayı kabul etmiş ancak bu bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve açığa imza iddiasında bulunmuştur. Bu hususta ispat yükü davacıda olup, davacının bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerekir. Ancak davacı yazılı delillerle ispat edememiştir.Davacı taraf, yemin deliline dayanmış olup, davalı tarafa yemin teklif etme hakları hatırlatılmasına rağmen verilen kesin süre içinde yemin deliline dayanacakları yönünde beyanda bulunulmadığı gibi yemin metni de ibraz edilmemiştir.Davacı taraf dava konusu senedin araba alımı nedeniyle dava dışı ...'a verilip bedelinin ödendiğini, verilen senedin aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulup, ...'a verildiğini ve ... ile aralarında herhangi bir alım satım yada borç ilişkisi olmadığına ilişkin iddialarını yazılı delil ve belge ile ispat edemediğinden" davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açığa imzanın kötüye kullanılmasına dayalı menfi tespit davası olduğunu, temel borç ilişkisinin bulunmamasından kaynaklanan bedelsizlik iddiasının sebepsiz zenginleşmeye dayandığını, Yerel Mahkemenin aksine menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıya ait olduğunu, davalı alacaklının ise hukuki ilişkinin varlığını yazılı belge ile kanıtlamak zorunda olduğunu, davalının alacağının dayanağı olan hukuki ilişkiyi ispatlayamadığını, 385.000,00 TL gibi büyük bir meblağın kefilsiz ve malvarlığı olmayan müvekkile verilmesinin ve 7 yıl beklenilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dinlenen tanık beyanlarından (..., ..., ...) anlaşıldığı üzere müvekkili ile davalı arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, aksine davalı ile dava dışı ...'ın menfaat işbirliği içerisinde kötü niyetli hareket ettiğini, müvekkilinin senedi yalnızca 30.000,00 TL'lik borcu için boş olarak imzaladığını ve bu borcunu da ödediğini, Yerel Mahkemenin HMK'nın 200 ve 201. maddeleri uyarınca tanıkla ispat yasağına dayanarak davanın reddine karar vermesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira uyuşmazlığın temel borç ilişkisi hakkında olduğunu, Yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu hatalı karar tanzim ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının Denizli 3. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 385.000,00 TL bedelli senet altındaki imzaya bir itirazının bulunmadığı, senedin dava dışı ... tarafından araç alım-satımından kaynaklı olarak boş bir şekilde kendisine imzalatıldığını, borcu ödemesine rağmen de iade edilmediğini, aradan uzun süre geçtikten sonra senedin davalıya devredildiğini ve kötü niyetli olarak takibe konulduğunu ileri sürdüğü, dava konusu senede ilişkin ceza soruşturmasındanın kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlandığı ve kesinleştiği, dava konusu senedin kambiyo senedi niteliğini haiz olup sebepten mücerret olduğu, senedin malen veya nakden kaydını içermediği, davacı senedi boş olarak imzaladığını iddia etmiş ise de açığa atılan imzanın kötüye kullanıldığı iddiasının ancak yazılı delillerle ispat edilebileceği, böyle bir delilin de dosyaya sunulmadığı, kambiyo senedinden kaynaklı işbu menfi tespit davasında ispat yükü davacı üzerinde olup davacının borçlu olmadığı iddiasını usulünce ispat edemediği anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02/12/2025 ...