7. Hukuk Dairesi 2022/5721 E. , 2023/5943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/544 E., 2022/935 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hacıbektaş Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/26 E., 2020/42 K. Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın, yargılamanın iadesini talep davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerin
**7. Hukuk Dairesi 2022/5721 E. , 2023/5943 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/544 E., 2022/935 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hacıbektaş Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/26 E., 2020/42 K. Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın, yargılamanın iadesini talep davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Hacıbektaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/10 Esas 2018/30 Karar sayılı dosyası ile davalı adına kayıtlı Nevşehir İli, ... İlçesi, .... Köyü 109 ada 34 parsel ve Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 142 ada 35 parselde kayıtlı taşınmazların, dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı biçimde kanun hükümlerini dolanmak maksadıyla muvazaalı olarak hileli davranışlarla davacılar adına hükmen tescilinin sağlandığını, 5403 sayılı Kanun gereğince tarımsal arazilerin büyüklüklerinin belirlendiği ve bu kanun çerçevesinde tarımsal arazilerin korunması maksadıyla idarelerine dava açma hakkının verildiğini, davaya konu tarlaların muvazaalı hareketlerle davacılar adına hisselendirilmek suretiyle hükmen tescilinin sağlandığını, bunun kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini belirterek 2018/10 Esas 2018/30 Karar sayılı hükmün iptaline ve .... İlçesi, ... Köyü 109 ada 34 parsel ve Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 142 ada 35 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile eski maliki üzerine tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davacının aktif dava ehliyeti yani dava açma sıfatının bulunmadığını, ayrıca yargılamanın iadesi sebeplerinden hiç birisinin somut olayda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Yargılanmanın iadesini talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5403 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesiyle araziye kullananların idareleri gibi toprağın korunması ile yükümlü tutulduğunu, bu itibarla tarım arazilerinin malikinin yerine geçen idarece yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulduğunu, dosyanın tarafları arasındaki münasebet alacak borç ilişkisi çerçevesinde değerlendirilse dahi toprağın korunması ödevinin devam ettiğini, bu itibarla da idarelerinin hileli yöntemlerle aleyhine hüküm kurulan davalı arazi malikinin yerine geçtiğini, yerel mahkemece emsal kabul edilen Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Hukuk Dairesi kararının işbu dava bakımından usul ve yasaya uygun olmadığını, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında idarenin ehliyeti olduğuna dair karar verildiğini, iptali istenen hüküm ve o hükme dayalı tapu işlemlerinin yok hükmünde olduğunu, mahkemece kurulan hükmün Borçlar Kanunu, 3083 ve 5403 Sayılı Kanunların emredici hükümlerine, Anayasaya ve hukuka aykırı tesis edildiğini, bu nedenle iptali gerektiğini, bölünemez büyüklükte bir tarım arazisinin dava konusu edildiği Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2009/12498 Esas, 2009/11836 Karar sayılı kararında kamu düzeninin söz konusu olduğu hallerde davalının kabul beyanının sonuç doğurmayacağının ifade edildiğini, taşınmazların tapu sicilinde tarla olarak kayıtlı olması sebebiyle iyi niyetten söz edilemeyeceğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesini talep eden davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki nedenler ile temyiz isteminde bulunularak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemli davada davanın kabulüne dair verilen hükmün yargılamanın iadesi yoluyla iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 03.07.2005 tarihli ve 19.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5403 sayılı Yasası'nın amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olup anılan yasada 30.04.2014 tarihli 6537 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle bazı yeni düzenlemeler yapılmıştır. (30.4.2014-6537/1. m) Kanun'un “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı 8 inci maddesi gereğince tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır. (31.01.2007-5578/2. m) Yapılan düzenlemelerle, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. (30/4/2014-6537/4.m) Kanun'un 3 üncü maddesinde; mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi, marjinal tarım arazisi, asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü ayrı ayrı tanımlanmıştır. (30.4.2014-6537/3.m) Tarımsal açıdan gelişmiş ülkelerde yıllara göre tarımsal işletmelerin sayısı azalıp büyüklükleri artarken, ülkemizdeki süreç bunun tam tersi bir şekilde işlemekte, tarımsal işletme sayısı artarken büyüklükleri azalmaktadır. Modern ülkelerde olduğu üzere tarımsal işletmelerin büyümesinin sağlanması yolunda düzenleme yapılmasının kamu yararına aykırı bir yönü olmadığı gibi Anayasanın 44 üncü maddesiyle Devlete yüklenen ödevle de uyumlu bulunmaktadır. 2. Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 376 ncı maddesi uyarınca "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler". Bu hükümle kanun koyucu, hükmün taraflarının muvazaa yaparak üçüncü kişiler aleyhine kesin hüküm elde etmelerini önlemeyi amaçlamıştır. 3. Değerlendirme Somut olaya gelince; iptali istenen hükme esas dava dosyasında 61 adet davacı dava konu taşınmazlarda inanç sözleşmesi yapıldığından bahisle tapu iptali ile davacılar adına tescilini talep etmişlerdir. Dava konusu taşınmazlar tarla vasfında olup davalı adına tam hisse ile kayıtlıdır. İptali istenen yargılamada, davalı tapu kayıt maliki davayı kabul ettiğini bildirmiş, mahkemece davalının kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine kesinleşmiştir. Hükmün kesinleşmesi üzerine Konya Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü vekili, bölünemez büyüklük kuralına aykırı olarak dava konusu tarım arazisinin davacılar adına tesciline dair hükmün iptali ile davalı ilk kayıt maliki adına tescilini talep etmiştir. Hâl böyle olunca mahkemece 5403 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri üzerinde durulmaksızın davalının davayı kabulü hükme esas alınarak tapu iptali ve tescil talebinin kabulü ile davacılar adına tescile karar verilmesi halinde kamu yararı amacıyla getirilen ve kamu düzenine ilişkin olan "bölünemez büyüklük" kuralı ihlal edilmiş olmakta, davacılar ve davalı iyiniyet kuralına aykırı olarak kanun maddesini dolanmak suretiyle tarım arazilerinin bölünmesine sebebiyet vermektedir. Her ne kadar davalının davayı kabulü ve hükmü istinaf etmemesi üzerine tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne dair hüküm kesinleştirilmiş olsa da; davacılar ve davalı arasında bu danışıklı durumu yasanın koruması söz konusu olmayacağından Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yargılamanın yenilenmesini kamu yararı adına talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin yargılanmasının yenilenmesi talep eden davacının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 376 ncı maddesinde yer alan "aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçen" olmadığı gerekçesiyle yargılamanın iadesini isteme hakkı bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.