7. Hukuk Dairesi 2022/4512 E. , 2022/7206 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, 11.01.2013 tarihinde verilen dilekçeyle mirasçılık belgesi verilmesi talep edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14/04/2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…
**7. Hukuk Dairesi 2022/4512 E. , 2022/7206 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, 11.01.2013 tarihinde verilen dilekçeyle mirasçılık belgesi verilmesi talep edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14/04/2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R I. DAVA Davacı Hazine vekili, Ankara ili, Akyurt ilçesi, ... Mahallesi 1766 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu (ölü) oğlu ... (ölü varisleri) adına kayıtlı olduğunu ve ...’ın mirasçılarının tespit edilmediğini belirterek TMK 594. maddesine göre Maliye Hazinesi’nin mirasçılığına karar verilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/142 Esas, 2015/224 sayılı Kararıyla; davanın reddine hükmedilmiştir. III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 26.03.2019 tarih ve 2016/8361 Esas, 2019/2707 Karar sayılı ilamında; “...12.04.2013 havale tarihli iki adet ilanın ilan yeri ve zamanı da belirli olacak şekilde dosyaya eklenmelidir. 1766 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü güncel tapu kaydı, kadastro tutanağı, varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları, taşınmaza ait tüm dayanak bilgi ve belgeleri ile birlikte ilgili tapu sicil müdürlüğünden getirtilmelidir. Murisin adres ve kimlik bilgilerinin araştırılmalı, nüfus kayıtlarının Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden sorulmalıdır. Kadastro tespiti esnasında bilirkişi ve muhtar olarak görev yapan kişilerin hayatta olup olmadıkları ilgili kolluk kuvveti aracılığıyla tespit edilmeli, hayatta olduklarının anlaşılması halinde taşınmaz başında keşif yapılmasına karar verilerek, tanık olarak beyanlarına başvurulmalıdır. Bu kişilerin hayatta olmadıklarının anlaşılması halinde taşınmazın evveliyatını, kullanımını vs. bilen, görgüye ya da duyuma dayalı bilgisine başvurulabilecek köyün yaşlı kişilerinin tespiti sağlanıp yeniden yapılacak olan keşifte tanık olarak dinlenilmelidir. 05.11.2015 günü keşifte dinlenilen mahalli bilirkişiler de tekrar dinlenilerek beyanlarında geçen 'taşınmazı ... ... ekip biçiyor, dedelerinin yeri olarak biliyorum, ...’ın babasının akrabası ... ...’dır, ... da vefat etti.' şeklindeki beyanları açığa kavuşturulmalı, muris ... oğlu ... ile taşınmazı kullanan ... ... arasında irs bağının bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir. Muris ... oğlu ...’ın mirasçılarının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tek tek tespit edilmesi halinde davanın reddine karar verilmeli, mirasçılarının tespit edilememesi halinde ise davanın kabulüne karar verilmelidir.” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. 3. Bozma ilamında, “muris ... oğlu ...” yazılması gerekirken maddi hata neticesi , “muris ... oğlu ...” yazılmıştır. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Mahalli bilirkişilerin açık ve net olmayan beyanlarına dayanarak hüküm kurulduğunu, 2.Mahalli bilirkişilerin, tapulamanın da üzerinden uzun yıllar geçmesinin etkisiyle, taşınmazla ilgilenen kişilerin tapulama sırasında ölü olan malikinin mirasçısı mı yoksa zilyedi mi olduklarını birbirine karıştırdıklarını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1.Usule ait kazanılmış hak müessesi, Usul Hukukunun dayandığı ana esaslardandır ve kamu düzeni ile de ilgilidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (HMK) ve mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (HUMK) “usulî kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. 2. “Bir mahkemenin Temyiz Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukukî esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılamaz ve bozma sebebidir, meğer ki bu aykırılık sadece bozma kararında gösterilen bir usul kaidesine ilişkin bulunsun ve son kararın neticesini değiştirecek bir mahiyet arz etmesin. Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince muamele yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli müktesep hak yahut usule ait müktesep hak denilmektedir. Usul Kanunumuzda bu şekildeki Usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve ... bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukukî alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; usul kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir. 3.Gerçekten, mahkemenin doğru bularak uyduğu ve yahut kanun gereğince uymak zorunda olduğu bozma kararı ile dava, usul ve kanuna uygun bir çığıra sokulmuş demektir. Buna aykırı karar verilmesi, usul ve kanuna uygunluktan uzaklaşılması manasına gelir ki, böyle bir netice asla kabul edilemez” (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). 3. Değerlendirme 1.Bozma ilamında; murisin adres ve kimlik bilgilerinin araştırılması, nüfus kayıtlarının Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden sorulması istenmişse de mahkemece, bozma ilamı gereği dosyaya getirtilen tapu ve kadastro kayıtlarında taşınmazın maliki olarak belirtilen ... oğlu ... ve ... oğlu ...’a ait kayıtlar getirtilerek inceleme ve araştırma yapılmıştır. 2. Yargılama sırasında bozma ilamında açıklanan hususlara dikkat edilerek keşif icra edilmemiş, görgüye ya da duyuma dayalı bilgisine başvurulabilecek köyün yaşlı kişilerinin tespiti sağlanarak tanık olarak dinlenmemiş, 05.11.2015 günü keşifte dinlenilen mahalli bilirkişiler tekrar dinlenilenmişse de beyanlarında geçen muris ... oğlu ... ile taşınmazı kullanan ... arasında irs bağının bulunup bulunmadığı hususundaki ifadelerindeki çelişkiler giderilmemiştir. 3. Kadastro tutanağında ve tapu kayıtlarında kayıt maliki olarak görülen muris ... oğlu ...’ın mirasçılarının kim veya kimler olduğu, taşınmazı kullanan ... ile arasında irs bağının bulunup bulunmadığı dosya kapsamından kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilememektedir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik araştırmayla ve uyulan bozma ilamının gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 24.11.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.