Başvuru, terör olaylarından doğan zararların tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, buna ilişkin idari ve yargısal sürecin makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; terör olaylarından doğan zararların tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, buna ilişkin idari ve yargısal sürecin makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 6/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında Batman Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonuna 30/12/2007 tarihinde başvurmuş ve talebinin reddedilmesi üzerine Batman İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 9/10/2013 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararda; Komisyonca mahallinde yapılan keşifte başvurucu adına malvarlığı tespit edilemediği, başvurucu tarafından da bu durumun aksini ispatlayacak bilgi ve belge sunulamadığı ifade edilmiştir. Başvurucu 15/1/2014 tarihinde kararı temyiz etmiştir. Danıştay Onbeşinci Dairesi 15/11/2018 tarihinde mahkeme kararını bozmuştur. Mahkeme, bozma kararına uyarak 12/2/2019 tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararda, başvurucunun katılımı sağlanarak ve başvuru dosyasında bulunan olaya ilişkin tanıklar da keşif esnasında hazır bulundurularak beyanları alınmak suretiyle tüm yönleriyle araştırılıp aydınlatılmasına olanak sağlayacak bir şekilde mahallinde keşif ve tespit işlemi yapılması gerektiği belirtilmiştir. Davalı idare kararı 28/2/2019 tarihinde temyiz etmiştir. Temyize ilişkin süreç hâlen devam etmektedir. Başvurucu 6/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.