8. Hukuk Dairesi 2021/4687 E. , 2023/6704 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/70 E., 2020/32 K. DAVA TARİHİ : 28.01.2016 DAVA TÜRÜ : Geçici 8 uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki…
**8. Hukuk Dairesi 2021/4687 E. , 2023/6704 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/70 E., 2020/32 K. DAVA TARİHİ : 28.01.2016 DAVA TÜRÜ : Geçici 8 uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " Somut olayda, yerel mahkeme kararına esas 07/06/2016 havale tarihli orman bilirkişisi raporunda, taşınmazın sahasının zemin itibarıyla kısmen kullanılan saha, kısmen de taşlık - kayalık olmasından dolayı kullanıma elverişli olmayan, kullanılmayan saha durumunda olduğunun ve aynı tarihli fen bilirkişi raporunda, dava konusu 109 ada 1 parselin ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.101,61 m2 alanın tarla vasfında kullanıldığının, (B) harfi ile gösterilen 614,91 m2 alanında ise kullanımın olmadığının belirlendiği, fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 614,91 m2 yerin davalı adına tespit edilebilmesi için 3402 ... Kanunun 14 ve 17.maddesinde belirlenen imar ve ihya ile zilyetlikle kazanma koşullarının olmasının gerektiği, bilirkişi raporlarına ve fotoğraflara göre taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı anlaşıldığına göre taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü için Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi " gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; " Her ne kadar dava konusu taşınmazın 20 yılı aşkın süreden beri çekişmesiz ve aralıksız ve malik sıfatı ile tarla olarak zilyet ve tasarrufunda bulundurduğundan bahisle davalı adına tespiti yapılmış ise de, dava konusu taşınmaz başında icra edilen keşif sonrası düzenlenen orman ve fen bilirkişi raporlarında taşınmaz üzerinde iki farklı kullanım durumunun söz konusu olduğunun anlaşıldığı, taşınmazın fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 1.101,63 m2'lik kısmının davalı tarafından tarla olarak kullanıldığı, B harfi ile gösterilen 614,91 m2'lik kısmının ise taşlık kayalık durumunda olup, bu kısmın tarımsal faaliyette kullanılmadığı, üzerinde herhangi bir surette zilyetlik izinin bulunmadığı, bu kısmın zilyetlik yolu ile kazanılacak yerlerden olmadığı, bu kısım yönünden 3402 ... yasanın 14.Maddesinde düzenlenen kazanma koşullarının oluşmadığı, krokide A harfi ile gösterilen kısım yönünden ise; orman bilirkişisince yapılan inceleme sonucunda taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşıldığı, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın bu kısmı üzerinde insan emeği ile uzun zamanda meydana gelebilecek faaliyet izlerinin mevcut olup taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğunun belirtildiği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ...'ın; dava konusu yerin ...'ya ait olduğunu, kendisini bildi bileli ...'nın kullandığını, kendisinin biçercilik yaptığını ve 1976 yılında bu taşınmazı biçtiğini beyan ettiği, bu suretle taşınmazın bu kısmının 20 yılı aşkın zamandan beri davalı tarafından tarla olarak kullanıldığının ve davalı lehine 3402 ... yasanın 14. Maddesinde düzenlenen kazanma koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 109 ada 1 parsel ... taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 07/06/2016 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ekindeki krokide B harfi ile gösterilen 614,91 m2'lik kısım yönünden davanın kabulü ile kadastro tespitinin iptaline, bu kısmın taşlık-kayalık vasfıyla tescil harici bırakılmasına, aynı rapor ve krokide A harfi ile gösterilen dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 109 ada 1 parselin 1.101,63 m2'lik kısmı yönünden davanın reddine, bu kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm; davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 ... Kanun'un geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 ... Kanun'un Ek-5 inci maddesine göre 2015 yılında yapılmış olup, tapulamanın ise 1984 yılında gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, hükmüne uyulan bozma ilamının gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; dava, kadastro tespitine itiraz niteliğinde olup, kadastro hakimi, dava konusu taşınmaz hakkında doğru sicil oluşturmaya elverişli ve infazı sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen kısma ilişkin olarak kadastro tespitinin iptaline karar verilerek, taşlık - kayalık vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, anılan kısmın tescil harici bırakılmasına şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki; bu yanlışlığın düzeltilmesi, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan " tescil harici bırakılmasına " ibaresinin hüküm yerinden çıkartılarak, yerine “ ayrı bir parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya tesciline ” ifadesinin yazılmasına ve hükmün, 6100 ... Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. Maddesi uyarınca bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.12.2023 günü oybirliği ile karar verildi.