11. Hukuk Dairesi 2014/822 E. , 2014/8147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.09.2013 tarih ve 2012/99-2013/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belge
**11. Hukuk Dairesi 2014/822 E. , 2014/8147 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.09.2013 tarih ve 2012/99-2013/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 20/05/2009 tarihinde taşıma konusunda sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin ifa ettiği taşımalardan kaynaklanan alacağı için kestiği 8 adet faturadan dolayı 34.134,65 TL alacağı kaldığını ileri sürerek, 3.065,00 TL fatura alacağının 20/06/2009 tarihinden, 16.811,39 TL ve 437,78 TL fatura alacaklarının 30/12/2009 tarihinden, 493,18 TL fatura alacağının 31/12/2009 tarihinden, 7.552,08 TL ve 370,05 TL fatura alacaklarının 31/01/2010 tarihinden, 370,05 TL ve 5,035,12 TL fatura alacaklarının 01/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının beyanları kısmen doğru olmakla birlikte davacının müvekkili şirketten alacağının 15.031,77 TL olduğunu, davacı şirkette müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan hisse devri yapıldığından, basılı evrak ve bir kısım kargo iade edilmediğinden acentelik sözleşmesinin 7/8. bendine aykırılık nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının dayandığı 20.06.2009 tarihli 3.065,00 TL bedelli fatura isim hakkı bedeline ilişkin olup acentelik sözleşmesinin 5/11. maddesi uyarınca davacıya ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 7/8 maddesinde davacı şirket ortaklarının şirketteki paylarını ahara devredemeyeceğine dair bir düzenleme bulunmayıp bu hususun sözleşmenin feshine haklı neden oluşturmayacağı, davacı tarafın sözleşmenin 7/8 maddesinin diğer hükümlerine aykırı davrandığı iddiasının ispata muhtaç bulunduğu, davalının sözleşmenin feshinden sonra 17.05.2011 tarihinde “sözleşme ihlalleri" konulu 8.130 TL bedelli fatura keserek davacı hesabına borç kaydettiği, bu faturanın TTK’nın 23. maddesi uyarınca davacıya tebliğ edildiği hususunun ispata muhtaç olduğu, sözleşmenin 8/son fıkrasında düzenlenen ceza-i şart hükmünün sözleşmenin acente tarafından feshi halinde uygulanacak bir hüküm olup sözleşmeyi fesheden taraf davalı şirket olduğu için bu maddeye istinaden davacıdan alacak talebinde bulunamayacağı, sözleşmenin 11. maddesinde öngörülen 6 aylık süre henüz bitmemiş olduğundan davacının 11.06.2009 tarihinde davacıya ödediği 3.065 TL tutarındaki isim hakkı bedelinin %50'sine isabet eden 1.532,50 TL’lik kısmı davalıdan talep edebileceği, 6.381,81 TL bedelli demirbaş kullanım bedeline ilişkin 3 adet davalı faturasının davacıya tebliğinin ispata muhtaç bulunduğu, davacının davalıdan 31.069,70 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 31.376,74 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.607,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.