Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) açılan davada Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen sosyal hukuk devleti ilkesiyle 36. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının ihlali iddiası hakkındadır.
Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) açılan davada Anayasa'nın maddesinde düzenlenen sosyal hukuk devleti ilkesiyle maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının ihlali iddiası hakkındadır. Başvuru, 4/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön inceleme neticesinde başvurunun, Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 20/5/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, 15/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvuru belgelerinin bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular Bakanlığa bildirilmiş, Bakanlıkça 15/7/2015 tarihli dilekçe ile görüş sunulmayacağı belirtilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Kara Harp Okulunda Sınıf öğrencisi iken kara/havacılık sınıflandırılması sırasında yapılan muayenede kendisine torakolomber skolyoz teşhisi konulması sonucu hakkında "Askeri öğrenciliğe devam edemez." kararı verilerek askerî öğrencilikten çıkartılmıştır. Başvurucu, Askerî Lise ve Kara Harp Okuluna kaydı sırasında yapılan sağlık kontrolleri sırasında idarenin gerekli özeni göstermemesi sonucu oluşan hizmet kusuru nedeniyle emsallerine göre 5 yıl öğrenim kaybından dolayı meydana gelen zararların tazmini amacıyla tarafına 000 TL maddi ve 000 TL manevi olmak üzere toplam 000 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi talebiyle 17/8/2010 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) dava açmıştır. AYİM İkinci Dairesinin 3/5/2012 tarihli ve E.2010/1275, K.2012/537 sayılı kararıyla başvurucunun maddi ve manevi tazminat talebinin reddine ayrıca yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına, 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) maddesi uyarınca takdir edilen 250 TL avukatlık ücretinin başvurucudan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir. Başvurucu, tazminat talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olmaması, ayrıca davanın açıldığı tarihte 659 sayılı KHK'nın yürürlükte olmaması, davalı idarenin cevap dilekçesinin kurum tarafından verilmesi dolayısıyla davalı kurum vekillerinin avukatlık anlamında davaya bir katkısı olmamasına rağmen aleyhlerine vekâlet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olması gerekçeleriyle karar düzeltme talebinde bulunmuştur. AYİM Başsavcılığının (Başsavcılık) karar düzeltme hakkındaki 17/9/2012 tarihli düşüncesi 4/10/2012 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve başvurucu 5/10/2012 tarihinde anılan düşünceye karşı beyanlarını sunmuştur. AYİM İkinci Dairesi 28/11/2012 tarihli ve E.2012/911, K.2012/1096 sayılı kararıyla karar düzeltme talebini reddetmiş ve karar 11/12/2012 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Anayasa Mahkemesine 4/1/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un maddesi ile 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdari Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle şöyledir:“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” 1602 sayılı Kanun’un "Dava dosyalarının Başsavcılığa verilmesi " başlıklı maddesi şöyledir:“Dilekçeler ve savunmalar alındıktan veya cevap süreleri geçtikten sonra, dava dosyaları Genel Sekreterlikçe Başsavcılığa verilir. Başsavcılığın düşüncesi alındıktan sonra dosyalar Genel Sekreterliğe geri gönderilir. Başsavcılık düşüncesi Genel Sekreterlikçe taraflara tebliğ edilir. Taraflar tebliğden itibaren yedi gün içerisinde cevaplarını yazılı olarak Mahkemeye bildirebilirler. Bu süre uzatılamaz. Tarafların cevapları alındıktan veya cevap süresi geçtikten sonra dosyalar görevli daireye Genel Sekreterlik aracılığı ile gönderilir.” 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı KHK’nın maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.”