Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendikanın başvurusu üzerine 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356 sayılı Kanun) gereğince davalı Bakanlığın 27.09.2023 tarihli ve 293689 sayılı yazısı ile davalı Sendikanın müvekkili işyerinde toplu iş sözleşmesi imzalamak için gerekli şartları sağladığının tespit edildiğini, bu yazının müvekkili Şirket tarafından 02.10.2023 tarihinde tebellüğ edildiğini, ancak davalı Sendikanın işyerinde yasanın aradığı sayısal çoğunluğu bulunmadığın
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendikanın başvurusu üzerine 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356 sayılı Kanun) gereğince davalı Bakanlığın 27.09.2023 tarihli ve 293689 sayılı yazısı ile davalı Sendikanın müvekkili işyerinde toplu iş sözleşmesi imzalamak için gerekli şartları sağladığının tespit edildiğini, bu yazının müvekkili Şirket tarafından 02.10.2023 tarihinde tebellüğ edildiğini, ancak davalı Sendikanın işyerinde yasanın aradığı sayısal çoğunluğu bulunmadığını, müvekkiline ait dava dilekçesinde açıklanan 7 birimde toplam çalışan sayısının 352 olduğunu, söz konusu 7 birimin işyeri-bağlı yer ilişkisi kapsamında tek bir işyeri olduğunu, bu yerler arasında nitelik yönünden bağlılık ve yönetimde birlik koşulunun gerçekleştiğini, bu nedenle yetki tespitinin işyeri düzeyinde yapılması gerektiğini ileri sürerek Bakanlığın 27.09.2023 tarihli ve 293689 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.