Hukuk Genel Kurulu 2017/639 E. , 2017/858 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.01.2013 gün ve 2012/372 E. 2013/9 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 23.10.2013 gün ve 2013/24305 E. 2013/25808 K. sayılı kararı ile; "…Davacı, maliki bulunduğu Ankara İli, Altındağ İlçesi, Baraj Mahall…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/639 E. , 2017/858 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.01.2013 gün ve 2012/372 E. 2013/9 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 23.10.2013 gün ve 2013/24305 E. 2013/25808 K. sayılı kararı ile; [adres satırı maskelendi] Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı bu davada, davalı ile yaptığı sözleşme uyarınca kendisine ait bina ve müştemilatların davalıya bedeli karşılığında devri sonucu eksik ödeme yapıldığını, taşınmazların değerinin eksik belirlendiğini belirterek bakiye bedelin davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacıya ait yapının bulunduğu taşınmazın, tapuda davacı adına kaydının bulunmaması, davacı adına tapu tahsis belgesinin bulunması nedeniyle binanın kıymet taktiri raporunda belirlenen bedelinin tamamının istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı ile davalı arasında davacının arsasının davalıya devrine ilişkin sözleşme özel hukuk hükümlerine göre geçerli bir sözleşmedir. Bu sözleşme ile belirlenen bina ve müştemilatların analiz raporları taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin eki hükmünde olup taraflar arasında ihtilaf konusu da yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının talep edebileceği alacak miktarının, davacının ve davalının söz konusu analiz raporunu benimsemiş olduğu kabul edilerek, kendisine yapılan kısmi ödemenin dışında kalan ve ödenmeyen bakiye bedel olduğu gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir…" gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.