10. Hukuk Dairesi 2022/8862 E. , 2023/8032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/277 E., 2022/589 K. DAVA TARİHİ : 19.07.2013 KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen meslek hastalığından kaynaklı manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21’inci Hukuk Dairesi‘nce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına direnilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu taraf
**10. Hukuk Dairesi 2022/8862 E. , 2023/8032 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/277 E., 2022/589 K. DAVA TARİHİ : 19.07.2013 KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen meslek hastalığından kaynaklı manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21’inci Hukuk Dairesi‘nce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına direnilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait iş yerindeki çalışmalarından dolayı meslek hastalığına yakalandığından bahisle 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bel fıtığı rahatsızlığının belirsiz ve riskli bir hastalık olduğunu, kimi zaman çok küçük yanlış bir hareketin dahi bu hastalığa yol açabildiğini, söz konusu rahatsızlığın müvekkili davalı şirket işyerinde ve yaptığı iş dolayısıyla meydana geldiğinin açık, net olarak ispat edilmesinin zaruri olduğunu, kendilerinin sorumluğulunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2016 tarih ve 2015/1232 Esas, 2016/146 sayılı kararıyla; davacının tutulduğu hastalığın meslek hastalığı olduğu, hastalığın meydana gelişinde davacının %10, davalının ise %80 oranında kusurlu olduğu, kaçınılmazlığın zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelişinde %10 oranında etkili olduğu, davacının tespit edilen sürekli iş göremezlik oranının ise %0 olduğundan bahisle 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 21'inci Hukuk Dairesi'nin 26.09.2017 tarih ve 2016/18901 Esas, 2017/6811 Karar sayılı kararı ile davacı lehine hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesince verilen 18.01.2018 tarih 2017/645 Esas, 2018/8 Karar sayılı kararla direnme kararı verilmiştir. C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.01.2022 tarih, 2019/(21)10-324 Esas, 2022/45 Karar Sayılı Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yukarıda belirtilen kararı ile davalı işyerinde çalışması nedeniyle davacıda oluşan bel fıtığı (lomber diskopati) meslek hastalığının mahiyeti ve bu hastalık nedeniyle maluliyetinin bulunmaması da gözetildiğinde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu sonucuna varıldığından bahisle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Ç.İlk Derece Mahkemesi'nin Temyiz İncelemesine Konu 09.06.2022 tarih, 2022/277 Esas, 2022/589 Karar Sayılı Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca direnme kararının bozulmasından sonra İlk Derece Mahkemesi'nce verilen temyiz incelemesine konu 09.06.2022 tarih, 2022/277 Esas, 2022/589 Karar sayılı kararla davacı lehine 9.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu, uzun süren yargılama sürecinin müvekkilinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini beyan etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının hastalıklarının meslek hastalığı olmadığını, davacının rahatsızlığı meslek hastalığı kabul edilse dahi müvekkili işverenin herhangi bir kusuru bulunmadığını, meslek hastalığı ile iş arasında illiyet bağı bulunmadığını, üçüncü kişilerin sorumluluğunun ve kusur oranlarının hesaplanması gerektiğini, mevcut olayda rahatsızlığın niteliği dikkate alındığında kaçınılmazlık oranının yanlış tespit edildiğini, hüküm alına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu temyiz başvurusu sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438/7 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesi'nce davalıdan alınması gereken karar ve ilam harcı ile ilgili hüküm kurulurken daha önce yazılan harç tahsil müzekkeresi sonrasında davalı tarafın karar ve ilam harcını ödediği yönünde bir bilgi bulunmamasına karşın "bir önceki karar ile alınan harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına," karar verildiği anlaşılmaktadır. 492 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi "bir hükmün bozulmasını mütaakıp verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvelce alınmış olan karar ve ilam harcı, mütaakıp hükme ait harçdan mahsup olunur." hükmünü içermektedir. Kanun'un açık hükmünden de anlaşılabileceği gibi bozulan hükümden evvelce alınmış olan harcın mahsup edilebilmesi için “hesaplanmış” ya da “tahakkuk etmiş” olması yeterli değildir. Bu harcın “ödenmiş” olması gerekir. Madde metnindeki, “evvelce alınmış olan” ibaresi bunu gerektirmektedir. Mahsup işlemi için harcın fiilen ödenmiş olması şarttır. Somut olayda mahkemece bozulan hüküm gereğince düzenlenen harç tahsil müzekkeresinde belirtilen tutarın ödenip ödenmediği belli olmamasına karşın "Bir önceki karar ile alınan harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına," karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının karar ve ilam harcına ilişkin 2 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "2-Alınması gereken 614,79 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırlan 102,50 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 512,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına," rakam ve sözcüklerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililerine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.