Başvuru, tutukluluğun makul süreyi ve kanunda öngörülen azami süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun makul süreyi ve kanunda öngörülen azami süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, basit yaralama, kamu malına zarar verme, tasarlayarak öldürme, yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme, yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi öldürme, mala zarar verme, devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında başvurucu 26/5/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu, devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan tutuklanması istemiyle sevk edildiği Nusaybin Sulh Ceza Hâkimliğince 30/5/2016 tarihinde atılı suçtan tutuklanmıştır. Soruşturma sonucunda 15/9/2017 tarihinde başvurucu ve diğer 16 şüpheli hakkında yukarıda belirtilen atılı suçlardan iddianame düzenlenmiştir. İddianamenin Mardin Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) tarafından kabul edilmesiyle kovuşturma evresi başlamıştır. Mahkemece 8/4/2019 tarihinde başvurucu yönünden dosya tefrik edilmiş ve başvurucunun yargılaması yeni bir esas numarası üzerinden devam etmiştir. Mahkeme 16/10/2019 tarihinde başvurucunun devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 13 yıl, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 7 yıl 6 ay, kamu malına zarar verme suçundan ise 1 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme başvurucunun terör örgütünün nihai amacını gerçekleştirmek için silahlı çatışmalara girdiğini ancak hangi mağdura karşı öldürme eylemleri gerçekleştirdiğinin belirlenemediğini, mağdur sayısının belirlenememesi nedeniyle asgari seviyede bir kez adam öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasının gerektiğini belirtmiştir. Başvurucu hakkında diğer suçlar açısından karar verilmesine yer olmadığına ya da beraat kararları verilmiştir. Mahkeme başvurucunun tutukluluk hâlinin hükümle birlikte devamına karar vermiştir. Anılan kararlara karşı başvurucu tahliye talebini de içeren dilekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 5/12/2019 tarihinde başvurucunun kamu malına zarar verme suçu açısından beraatine, diğer suçlar açısından ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. İstinaf Mahkemesi tarafından verilen bu karar başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi, 26/1/2022 tarihinde başvurucu hakkında verilen hükmü bozmuş ve dosyayı Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Bozma üzerine yapılan yargılamada Mahkeme 22/4/2022 tarihli ilk duruşmada devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kanuni tutukluluk süresini doldurduğu gerekçesiyle başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Ancak aynı duruşmada Mahkeme kasten öldürmeye teşebbüs suçundan başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. Başvurucu 10/10/2022 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile tahliyesini talep etmiş ancak bu talebi 11/10/2022 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Bu karara karşı yapılan itirazı değerlendiren Mardin Ağır Ceza Mahkemesi 12/10/2022tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Başvurucu 14/11/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. Mahkeme 24/11/2022 tarihinde başvurucunun devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 13 yıl, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme başvurucunun tutukluluk hâlinin hüküm ile birlikte devamına da karar vermiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 13/9/2023 tarihinde mahkûmiyet hükümlerini onamıştır. Başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına Komisyonca karar verilmiştir. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.