T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1048 KARAR NO : 2026/510 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26/02/2021 ESAS-KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1048 KARAR NO : 2026/510 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26/02/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/689E., 2021/195K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 04/03/2026 YAZIM TARİHİ : 04/03/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davacının Ankara ili içerisinde otomotiv satış ve servis hizmetleri verdiğini, araçların boya koruma, detaylı temizlik gibi hizmetlerin verilmesi konusunda 16.09.2016 tarihinde davalı şirket ile hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 10. maddesinde “davalı şirketin 25.000,-TL den az olmamak üzere ay içerisinde yaptığı hizmetler karşılığında elde ettiği cironun -KDV hariç tutardan- % 40’ını” davacı şirkete ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ay içerisinde yapılan cironun % 40’ının 25.000.00-TL nin altında kalması halinde ise aradaki farkın davalı tarafından karşılanacağını, davacı tarafından davalı şirketin ay içerisinde yaptığı cironun % 40 tutarında faturayı ve cironun % 40’nın 25.000,-TL altında kalması durumunda 25.000,-TL yi şirkete gönderdiğini, davacının kestiği fatura tutarından, aynı ay içerisinde davalı şirketin davacıya yaptığı işler karşılığında düzenlediği fatura tutarları mahsup edildikten sonra kalan bakiyenin sorunsuz olarak davalı tarafından ödendiğini, ancak 2017/Ocak-Şubat-Mart aylarına ilişkin fatura tutarları mahsup işlemleri yapıldıktan sonra tüm taleplere rağmen davalı tarafından ödenmediğini, ödenmesi gereken tutarların tahsili için Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1477 E. sayılı takip dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacının işyerinde 2016 yılı Ekim ayında hizmet verilmeye başlandığını, bir süre sonra davacı şirketin sözleşmede yükümlülüğü dolayısıyla davalının iş yapabileceği araçları temin etmeyerek taraflar arasındaki sözlemeyi ihlal ettiğini, sözleşmenin 8. maddesindeki “davacı firmanın sözleşme sona ermeden üçüncü kişilerden söz konusu hizmeti alamayacağına” ilişkin taahhüdünü ihlal ederek dava dışı ... Lpg isimli firma ile anlaşıp hukuka ve sözleşmeye aykırı olarak davalıyı mevcut işyerinden çıkardığını, davacı firmanın gerçeğe aykırı olarak 29/05/2017 tarihli ve 459984 seri numaralı 4.882,-TL tutarında bir fatura düzenlendiğini, bu faturaya davalı firmanın itiraz ettiğini, 25.000.00-TL tutarında bir faturanın davalıya tebliğ edilmediğini, davalının davacıya borcu değil yapılan işlerden dolayı alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "...15/01/2020 tarihli ek rapordan özetle, davacı tarafından sunulan belgelerin dosya kapsamında kesin bir sonuca varmak için yetersiz olmakla beraber davacı tarafından düzenlenmiş bütün faturaların davalı tarafından teslim alındığı, ticari defterlerine işlediği, yasal süresi içinde bir itirazda bulunmadığı, bu hususlarda ve taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin hususlarda takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, taraf defterlerinin birbirini teyit etmediği ve davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş bütün faturaların davalı tarafından ticari defterlerine kayıt edildiği dikkate alındığında, -Sayın Mahkemece uygun görülmesi halinde- davalı tarafından “2016 yılı bankalardan yapılan muhtelif tarihlerde yapılan ödeme” açıklamasıyla yapılmış olan 51.101,76 TL ödemenin dayanak belgeleri ile 2017 yılında nakit işlem yaptığı 25.000 TL ve 4.882 TL tutarındaki iki faturaya ilişkin ödeme belgelerinin dava dosyasına kazandırılması halinde tarafların cari hesabına ilişkin nihai hesabın yapılacağı bu ödeme makbuzlarının ibraz edilmemesi halinde ise Davacının ticari defterlerine göre davalıdan 10.565,48 TL alacağı olduğu, " şeklinde kanaat bildirmiştir. Taraflar arasında 16.09.2016 tarihli hizmet alım sözleşmesi adı altında sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 10. Maddesinde cironun %40'nın davacı ... firmasına ödemeyi taahhüt etmektedir. Bu tutar 25.000.TL'nin altına düşerse fark davalı ... tarafından tamamlanacaktır, hükümlerini haizdir. Davalı firma ilk aylarda sözleşme hükümlerini yerine getirse de 2017 yılının ocak, şubat ve mart aylarında ödeme güçlüğü çektiğinden borcu ödemediği dosyaya sunulan kök ve ek rapordan anlaşılmıştır. Bu haliyle davalının davacıya borcu devam etmektedir. Dosyaya sunulan ...'a ait 15.01.2020 bilirkişi raporları hükme esas alınarak..." gerekçesiyle; davanın kabulüne, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2017/14774 esas sayısına yapılan itirazın iptaline, takibin 10.564,60-TL asıl alacak, asıl alacağa işleyecek %9 yasal faizi ile birlikte devamına, takip çıkış tutarının %20'si olan 2.112,92-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı kayıtlarında nakit ödeme olarak muhasebeleştirilse de 25.000 TL ve 4.882 TL tutarındaki faturaların bedellerinin ödenmediğini, davalı tarafa faturalara ilişkin olarak ödeme yapıldığına dair belgeleri sunması için süre iki defa verilmişse de; dosyaya herhangi bir belge sunulmadığını, davalı tarafın ödeme yapıldığına ilişkin bir delile de dayanmadığını, kök ve ek raporda müvekkiline ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu ancak davalının 2017 yılına ait defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının tespit edildiğini, usulüne uygun tutulmayan ticari defterlerin davalı aleyhine delil olduğunu, müvekkilinin usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde davalı firmadan 10.565,48 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, karşı tarafın müvekkilinin usulüne uygun olarak kayıtlarının aksine bir delili dosyaya sunamadığını, yasa gereğince aksinin ispatlanamamış olmasının usulüne uygun tutulan ticari defterlerin müvekkili lehine delil sayılması gerektiğini, açmış oldukları davada haklı olduklarını belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 180,41 TL harcın düşümü ile kalan 551,59 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...