Ceza Genel Kurulu 2014/659 E. , 2017/432 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Günü : 09.12.2009 Sayısı : 91-179 Sanık ...'nin tehdit suçundan TCK'nun 106/1-1. cümle ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası; kasten yaralama suçundan aynı Kanunun 86/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç açısından da TCK'nun 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna ve cezalarının mükerrirlere özgü …
**Ceza Genel Kurulu 2014/659 E. , 2017/432 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Günü : 09.12.2009 Sayısı : 91-179 Sanık ...'nin tehdit suçundan TCK'nun 106/1-1. cümle ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası; kasten yaralama suçundan aynı Kanunun 86/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç açısından da TCK'nun 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Dursunbey (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 09.12.2009 gün ve 91-179 sayılı hükümlerin, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 20.11.2013 gün ve 12781-29019 sayı ile; kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına, tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün ise; "Sanığın çay doldurma meselesi nedeniyle tartıştığı mağdurun arkasından 'seni öldürürüm' diye koşarak iki eliyle boğazından sıkıp koğuşa kadar getirmesi eyleminde, yaralama kastıyla hareket ettiği ve tehdit suçunun oluşmadığı gözetilmeden tehdit suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 29.01.2014 gün ve 114817 sayı ile; “...Dursunbey K Tipi Cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanık ... ile katılan ... arasında kahvaltı esnasında çay doldurma meselesi yüzünden tartışma çıktığı, tartışmanın büyümesi sebebiyle sanığın katılan ...'a 'pislik' dediği, onun da sanığa 'sensin pislik' diyerek cevap verdiği, bunun üzerine sanığın ...'ı 'seni öldürürüm' diyerek elleriyle boynundan sıkıca tutup havaya kaldırmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaraladığı, kavgayı ayırmak isteyen mağdur ...'un sanığa müdahale ettiği, ancak sanığın ...'a kafa attığı, bu esnada diğer mahkûmların kavgayı ayırdıkları, ancak sanığın eline bu defa kırık çay bardağı aldığı ve herhangi bir eyleminin bulunmadığı şeklinde gerçekleşen eylemde, Sanığın önce katılan ...'a yönelik olarak 'seni öldürürüm' şeklinde sözlerle saldırdığı ve katılanı takip ederek boğazını sıktığı ve eylemlerin tek eylem olmayıp iki ayrı eylem niteliğinde bulunduğu ve TCK'nun 44. maddesi kapsamında olmadığı, sanığın eylemlerinin TCK'nun 106/3. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanığın kendisine kötü davranan ve sarf ettiği sözlerle kendisini kızdıran katılana duyduğu tepki sonucunda eylemi gerçekleştirdiği, amacının yaralama olmayıp katılanın kendisine düzgün davranmasını sağlamak için tehditte bulunmak şeklinde olduğu göz önüne alındığında, sanık ... hakkında her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği” düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.