11. Hukuk Dairesi 2016/9492 E. , 2018/4038 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2015 tarih ve 2012/190-2015/543 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belg…
**11. Hukuk Dairesi 2016/9492 E. , 2018/4038 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2015 tarih ve 2012/190-2015/543 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 15 hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin objektif iyiniyet kurallarına aykırı sermaye artırımı kararı alındığını, bu karar için müvekkilince dava açıldığını, bu defa da davalı şirketin yönetim kurulunca müvekkilinin sermaye artırımından doğan ortaklık haklarından mahrum bırakılmasına karar verildiğini, davalı tarafın müvekkiline karşı hiçbir iş ve eyleminde iyi niyetten eser olmadığını, usul ve yasaya aykırı olan ve dava konusu edilen sermaye artırım kararına dayanarak yeni bir usulsüz karara imza atıldığını ileri sürülerek yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, 2006 yılında yapılan genel kurulda sermaye artırımına yönelik karar alındığını ve davacının sermaye artırımından kaynaklanan borçlarını ödemesi için 5-6 yıl beklendiğini, ... Noterliğinin 14.11.2011 tarihli ve 32818 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ve sermaye artırımından kaynaklanan borçlarını faizi ile birlikte ödemesi hususunda davacıya süre tanındığını, davacının tanınan süre içerinde sermaye artırım borcunu ödememesi üzerine ortaklık haklarından mahrum bırakıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın davalı şirketin ortaklarından olduğu, sermaye koyma borcunu yerine getirmediği, davacıya noter marifetiyle gönderilen ihtarnamelerin TTK 408. maddesindeki şartları haiz olduğu, davacıya çıkarılan ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, hakkında açılan iflas davasının reddine karar verilen davalı şirketin, sermaye artırım kararının davacıyı ızrar etmek kastı ile kötüniyetle aldığına dair bir kanaat oluşturacak inandırıcı delil ibraz edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, davacı tarafın sermaye artırımından doğan ortaklık haklarından mahrum bırakılmasına (ıskat) ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.