12. Ceza Dairesi 2022/1561 E. , 2025/2158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2329E., 2021/2237K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddes
**12. Ceza Dairesi 2022/1561 E. , 2025/2158 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2329E., 2021/2237K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2019 tarihli ve 2018/148 E., 2019/284K. sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde 2863 sayılı Kanunun 65/4, 5237 sayılı TCK'nın, 62, 53. maddeleri uyarınca sanığın 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmasına "Sanığın üzerilerine atılı suçlar yönünden manevi unsur yokluğu nedeniyle unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince BERAATİNE, Sanık hakkında yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına," paragraflarının eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sit alanına inşai ve fiziki müdahale olduğuna, sit alanının zarar gördüğüne, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, İlk derece Mahkemesi tarafından alanda zararın olduğu belirtilirken, İstinaf Mahkemesince hiçbir ek inceleme yapılmadan tam tersi kanaata varılmasının hukuka aykırı olduğuna, resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR Belediye görevlilerince 25.07.2017 tarihinde sanık ... tarafından 1. derece arkeolojik sit alanında kalan maliye hazinesine kayıtlı Yumurtalık İlçesi Dervişiye Mahallesi 132 ada 2 nolu parselde yerinde yapılan incelemede 4.30x2.60m ebatlarında toplamda 12 m2 oturumlu kaçak yapı (sundurma çardak) yaptığı gerekçesiyle yapı tatil zaptı tanzim edildiği, sanık hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine yürütülen soruşturma işlemleri kapsamında alınan ifadesinde ... Büfe isimli işyerini Belediyeden aldığı sözlü izinle sezonluk olarak yaz aylarında işlettiğini, seyyar sökülüp takılabilir nitelikte ahşap direkler üzerine kurulu, etrafı balık ağı ve kamış hasır ile çevrili olduğunu, sit alanına zarar vermediğini beyan ettiği, soruşturma aşamasında Yumartalık Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 20.11.2017 tarihli yazısında suçlamaya konu yapının sanık ... tarafından kaldırıldığının belirtildiği, soruşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporuna göre suçlamaya konu yapının sit alanında kaldığı, kış sezonu olduğu için yapının tamamen söküldüğü ve tabelasının sadece kaldığının belirtildiği, sanık hakkında yürütülen soruşturma neticesinde 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 184, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama kapsamında 18.01.2019 tarihinde icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 15.02.2019 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre, ruhsatsız olarak 4.30mx2.60m olan 12.00m2lik taşıyıcı sistemi sistemi çelik profilden imal edilen üzeri ve yanları kapalı baraka ile ebatları 6.00mx8.00m olan 48m2lik taşıyıcı sistemi çelik profilden imal edilen, üzeri ve yanları açık baraka iskeletinin tespit edildiği, zeminin kazılarak içerisine beton dökülerek çelik ayakların zemine sabitlendiği ve 1. derece arkeolojik sit alanına müdahalede bulunulduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Sanığın Yerel Mahkemece alınan savunmasında bilirkişi raporunda belirtilen inceleme yapılan yerin kendisine ait olmadığını Balık Ekmek isimli işyerinin kendisine ait olduğunu,sit alanı olduğunu bildiğini, kendisinin zemine zarar vermediğini, dava konusu yerdeki aykırılıkları kaldırdığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece sanık savunması üzerine tekrar aldırılan bilirkişi raporuna göre; sanık tarafından ruhsatsız olarak 4.30mx2.60m olan 12.00m2lik taşıyıcı sistemi ahşap direklerden imal edilen üzeri örtülü yanları açık baraka büfe yapıldığının, davaya konu yerde keşif esnasında herhangi bir inşaat faaliyetinin bulunmadığının, doğal zemin üzerine beton dökülmek suretiyle zemin tesviyesinin yapıldığı ve 1. Derece arkeolojik sit alanına müdahalede bulunulduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; ".... sanık tarafından sit alanı olduğu bilinen, Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan KUDEB Şube Müdürlüğünün sorumluluk sahasında yer alan ve 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen taşınmaz üzerinde yapılan izinsiz bina vasıflı kaçak yapı ile sanık tarafından zemine fiziki ve inşai müdahalede bulunulduğu, nitekim dava konusu taşınmazın 2011 yılında 1. Derece arkeolojik sit alanı olduğuna ilişkin alınmış kurul kararı ile ilgili belediye tarafından 2011 yılında askı tutanakları ile ilan tutanaklarının mahkememize bildirildiği, bölgesel bazda yapılan tescil işlemlerinde tescil kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edilip edilmediğine ve tapu kayıtlarında şerh bulunup bulunmadığına bakılacağı, ilgili tescil kararının belediye tarafından ilan tahtalarına asıldığı, hoparlör ile duyurulduğu, bu durumun bölgenin niteliğinin bölgede yaşayan vatandaşlarca bilindiğinin kabulü bakımından yeterli olduğu, kaldı ki sanığın aynı dava konusu taşınmaz üzerinde yaptığı kaçak yapı nedeniyle Mahkememizin 2016/236 Esas ve 2019/156 Karar sayılı ilamı ile 2863 sayılı Yasa'ya Muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, ilgili dava dosyasında sanığın yargılaması devam ederken, hakkında aynı suç isnadı nedeniyle yeniden Kamu davasının açıldığı, bu halde sanığın bölgede yaşayan vatandaş olarak dava konusu yerin sit alanı olduğunu bildiği halde yeniden fiziki ve inşai müdahalede bulunarak üzerine atılı suçu işlediği, dava konusu yeri her ne kadar kaldırmış ise de; suç tarihi itibariyle ticari işletme olarak suç işleme kararlılığı içerisinde kullandığı," gerekçesiyle sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine karar verildiği, suçlamaya konu yapı kaldırıldığından bahisle TCK'nun 184. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yürütülen yargılama neticesinde;"Somut olayda, dosya kapsamında bulunan bilir kişi raporları, idarenin cevabı yazıları ile ilk derecenin kabulü ışığında; sanık tarafından 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen taşınmaz üzerinde 12 m² alana ayaklarına basit-yüzeysel beton dökülerek tutturulan çelik profillerin üzerine çatısı açılabilir sökülebilir nitelikte örtü ile kaplı sundurma tabir edilen yapı yapmak suretiyle fiziki ve inşai müdahalede bulunulduğu, durumun Yumurtalık Belediye Başkanlığınca tespitine istinaden 21/07/2017 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlendiği daha sonra yapının sanık tarafından kaldırılarak eski hale getirildiği anlaşılmıştır. Dava konusu uygulamalar sebebiyle zarar doğmadığının belirlenmesi ve davaya konu tüm izinsiz müdahalelerin kaldırılmış olmasına göre sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken" gerekçesiyle Yerel Mahkemenin hükmü kaldırılarak sanığın üzerine atılı suçlar yönünden manevi unsur yokluğu nedeniyle unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince uyarınca beraatine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında davaya konu edilen aynı yerle ilgili olarak Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/236 Esas ve 2019/156 Karar sayılı ilamı ile 2863 sayılı Yasa'ya Muhalefet suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtildiği dikkate alındığında, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu, ani hareketli suç tiplerinden olmasına nedeniyle sit alanında gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahalelerin, yapıldığı anda 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna vücut vereceği de gözetildiğinde ilgili dava dosyasının getirilerek davaya konu aykırılıkların bu davaya konu aykırılıklarla aynı olup olmadığı, araştırılarak incelemeye esas davanın mükerrer olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin duruşma açmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabul ve uygulamaya göre de, Yerel Mahkemece icra edilen keşif üzerine sunulan heyet bilirkişi raporuna göre sanık tarafından ruhsatsız olarak 4.30mx2.60m olan 12.00m2lik taşıyıcı sistemi ahşap direklerden imal edilen üzeri örtülü yanları açık baraka büfe yapıldığının, davaya konu yerde keşif esnasında herhangi bir inşaat faaliyetinin bulunmadığının, doğal zemin üzerine beton dökülmek suretiyle zemin tesviyesinin yapıldığı ve sit alanına müdahalede bulunulduğunun belirtildiği dikkate alındığında, bilirkişi raporunun eksiklik içerdiği, aykırılıkların tamamen kaldırılması ve kaldırılmış olsa dahi sit alanında zarar meydana gelip gelmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi gerektiği, sit alanına zarar verilmeksizin eski hale getirilmiş ise bu kez suçun manevi unsurunun oluşmayacağı dikkate alındığında, Mahkemece arkeolog, fen ve inşaat mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinin katılımı ile mahallinde yeniden keşif icra edilip iddianameye konu edilen ve sanık tarafından kaldırıldığı belirtilen seyyar baraka büfe şeklindeki işyeri bakımından, aykırılıkların tamamen giderilip giderilmediği, sit alanının zarar görüp görmediğinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi zemindeki tesviyenin kim tarafından yapıldığı ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin,eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinin, 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesine göre özel norm niteliği taşıması karşısında, “özel normun önceliği” ilkesi gereği eylem 2863 sayılı Kanuna göre değerlendirilip, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, her iki suçtan yazılı şekilde beraat hükmü tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi.