11. Ceza Dairesi 2015/4667 E. , 2016/6771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Belgelerde aldatma yeteneğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu cihetle;mahkeme hakimi tarafından yapılan gözlem sonrasında belgelerin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun açıklanması, Emniyet Kriminal ekspertiz raporunda belgelerin aldatma kabiliyetini haiz olduklarının belirtilmesi, suça konu belgelerin dosya içerisinde yer alan asılları üzerinde heyetim
**11. Ceza Dairesi 2015/4667 E. , 2016/6771 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Belgelerde aldatma yeteneğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu cihetle;mahkeme hakimi tarafından yapılan gözlem sonrasında belgelerin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun açıklanması, Emniyet Kriminal ekspertiz raporunda belgelerin aldatma kabiliyetini haiz olduklarının belirtilmesi, suça konu belgelerin dosya içerisinde yer alan asılları üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde de; sahteciliklerin ilk bakışta dikkat çekmeyecek nitelikte olduğu, bu haliyle aldatma yeteneklerinin bulunduğunun anlaşılmış olması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda suça konu belgelerin sanıktan aynı anda ele geçirildiği, farklı tarihlerde düzenlendiğine dair de delil bulunmadığı cihetle; zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı, sanığın eyleminin bütün halinde 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde düzenlenen tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ancak belge sayısının TCK'nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı, 2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.