8. Hukuk Dairesi 2013/5989 E. , 2013/11480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Kural olarak iki kişi arasında m
**8. Hukuk Dairesi 2013/5989 E. , 2013/11480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Kural olarak iki kişi arasında mevcut olan bir hukuki ilişkiye (temele) dayanan, henüz doğmamış olmakla birlikte ilerde doğması muhtemel bulunan alacaklara müstakbel alacak denir. Müstakbel (beklenen) yada doğacak alacaklar için haciz ihbarı yada haciz yazısı gönderilebilmesi, üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığına bağlıdır. Hukuki münasebetin varlığı ve bu ilişki nedeniyle borçluya ödenecek ve devamlılık arzeden bir alacağın bulunduğu hallerde, üçüncü kişiye haciz yazısı gönderilebilir. Müstakbel (beklenen) bir alacaktan bahsedilebilmesi için, bir hukuki ilişkinin (temelin) mevcut olması, bu hukuki ilişkiden doğacak alacağın cinsinin ve borçlunun (olayda borçlunun çalıştığı kurumun) belli olması yeterlidir. Alacağın miktarının belli olup olmaması veya böyle bir alacağın doğmama ihtimalinin bulunması önemli değildir. İşçiler ve memurların işveren nezdinde işleyecek ücret alacakları, müstakbel alacaklara örnek olarak gösterilebilir (Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku EI Kitabı-sh 428 vd..). Kanun, ücret hacizlerinde, bu anlamdaki müstakbel alacakların haczedilebileceğini açıkça kabul etmektedir (İİK. 83,355,356.). Bu durumda borçlunun çalıştığı kurumdan ileride emekli olması halinde alacağı emekli ikramiyesine haciz konulabilir. İİK'nun 83.maddesi gereğince borçlu ve ailesinin geçimi için zorunlu olan kısım ayrıldıktan sonra kalan kısmın haczi mümkündür. Ancak haczolunacak miktar İİK'nun 83/2.maddesi uyarınca maaşının 1/4'ünden az olamaz. Somut olayda borçlunun çalıştığı kurumdan aldığı maaşın 1/3'nün ve emekli olması halinde emekli ikramiyesinin tamamının haczi için çalıştığı kuruma müzekkere yazılmış, aylık maaşından 1/3 oranında kesinti yapılarak dosyasına gönderilmiştir. Borçlunun maaşın ¼ ü yerine 1/3 kesilmesi ve henüz doğmamış emekli ikramiyesi alacağı haczinin yasaya aykırı olduğundan bahisle şikayeti üzerine Mahkemece, borçlu ve ailesinin geçimi için zorunlu miktar tesbit edilmeden maaşının en fazla ¼ nün haciz edileceği gerekçesiyle 1/3 ünün haczi işleminin kaldırılarak haczin ¼' ü üzerinde bırakılmasına, ayrıca doğmamış hakkın haczi mümkün olmadığı gerekçesiyle de emekli ikramiyesi haczi işleminin de iptaline karar verilmiştir. Yukarıda yer alan açıklama ve yasal düzenleme karşısında Mahkemece borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli miktar tesbit edilerek maaş haczine ilişkin şikayetin incelenmesi ve sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru olmadığı gibi ileride doğması muhtemel emekli ikramiyesi üzerine haciz konulmasında bir usulsüzlük bulunmadığı halde, bu yöne ilişkin şikayetin reddi yerine kabulü de isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.