(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/15365 E. , 2012/21242 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin ge…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/15365 E. , 2012/21242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, 17.127,88 TL maddi tazminat ve 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacının iş kazası sonucu % 5,3 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının %10, davalının %90 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Maddi tazminatın saptanmasında ; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda meydancı olarak çalışan davacı, olay tarihindeki ücretinin asgari ücretin üzerinde olduğunu ispatlayamamıştır. Ancak mahkemece, davacının asgari ücretin 1,34 katı ücret aldığının kabul edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, hesap bilirkişisinin, asgari ücretin üstündeki ücret üzerinden, yaptığı hesaplamaya itibar edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş; davacının, asgari ücret üzerinde ücret aldığını ispatlayamaması ve yaptığı işin vasıflı bir iş olmadığı gözetilerek hesap bilirkişisine asgari ücret üzerinden hesaplama yaptırılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.