8. Hukuk Dairesi 2013/8876 E. , 2013/16460 K. "İçtihat Metni" ..... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 1
**8. Hukuk Dairesi 2013/8876 E. , 2013/16460 K.** **"İçtihat Metni"** ..... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesinde; "Belediyenin kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile, belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim, harç gelirleri haczedilemez" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu maddeye göre belediyenin haczedilmezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için mahcuzların kamu hizmetinde fiilen kullanılması zorunludur. Ayrıca, 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 7.maddesinde; bu Kanunda, belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda verilmesi öngörülen payların vergi hükmünde olduğu düzenlenmiştir. 2560 sayılı Kanun'un 27. maddesinde yazılı .... ait taşınır-taşınmaz malların Devlet malı sayılacağı hükmü, ceza hukuku yönünden olup, hacze engel değil ise de ....., 2560 sayılı Kanun gereğince ...... Büyükşehir Belediyesi'nin idari yapılandırılmasında yer aldığından, hakkında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 7.maddelerinin uygulanması gerekir. İcra ve İflas Kanunu ve takip hukuku ilkelerine göre asıl olan alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğundan, kural olarak borçluların tüm mallarının haczi mümkündür. Bir malın haczedilememesi için yasal düzenlemenin bulunması zorunludur. Haczedilmezlik istisnai bir durum olduğundan, bu yöndeki düzenlemelerin de dar yorumlanması gerekir. Bütün bu açıklamalar ışığında, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesinin dar yorumlanması gerektiği sonucuna varılmalıdır. Maddede açıkça haczedilmezlik için vergi, resim, harç geliri olma ya da "fiilen kamu hizmetinde kullanılma" koşulları kabul edilmiştir. -//- 2013/8876-16460 -2- Somut olayda şikayete konu ..... ait hesaptaki paranın haczi için haczedilmezlik şikayetinde bulunulmuştur. İcra Müdürlüğü'nce ''kamuya tahsis edilmiş kısmı ayrı tutulmak suretiyle kira ve ecrimisil alacaklarının üzerine haciz konulması '' şeklinde haciz müzekkeresi yazılmış ise de; ..... 28.09.2012 tarihli cevabında borçlu .... 2442,00 TL alacağı üzerine, kamuya tahsis edilmiş kısmının haczedilmezliği saklı olmak kaydıyla haciz kaydı düşülerek bloke uygulandığını bildirdiği, ... ise 27.09.2012 tarihli cevabında, borçlu .... hakkında haczin uygulandığını bildirdiği görülmektedir. Mahkemece şikayete konu hesaplarla ilgili bankalardan hesap dökümleri getirtilip, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle haczedilen paraların niteliği değerlendirilerek hesabın havuz hesabı olup olmadığı belirlenmeli, havuz hesabı oluşturulmuş ise; haczedilmezlik şikayetinin reddine, havuz hesabı oluşturulmamış ve hesaptaki paraların, vergi, resim ve harç niteliğinde olmaları halinde (bu olgu belirlendiği takdirde) haczedilemeyeceği düşünülerek şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 13/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. ......