Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri h
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 100 yıllık bir süre içinde Türkiye de ... adlı ajandaların kendileri tarafından üretilip piyasaya sürüldüğünü,tüketiciler nezdinde her ne kadar ... kelimesi ürünün kendisi taraf etmeye yarasada ajandan kelimesi ile ... kelimesinin bir bütün olarak değerlendirildiğini tanınırı hale geldiğini ancak davalının kendi ürünü ile renginde şekliyle genel görünümüyle içerik bilgileriyle içerik tasarımıyla birebir aynı olarak ... adıyla bir ürünün piyasaya sürüldüğünü bu ürünün kendi ürünleriyle iltibas yaratacak derecede birbirine benzediğini alıcının orta seviyede bir alıcı olsa dahi bu iltibasa aldandığını ve davalının daha düşük kalitedeki bu ürünü ile davalı şirketin ürününe rekabet ettiğini şirketin bu nedenle karının azaldığını ticari itibarinin zedelendiğini bu nedenle şekil görünüm ve içerik itibariyle davalı şirket tarafından üretilen gıpta kasa ajansı imalatı dağıtımı ve satımının haksız rekabet teşkil ettiğin haksız rekabetin önlenmesini menini haksız rekabet sonucunda oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını gıpta kasa ajandalarının toplatılmasını hüküm özetinin 3 büyük gazete ilanın şimdilik 10.000 TL maddi 20.000 TL manevi zararı dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davalı şirketin ... da mukim bir şirket olduğu davanın yetki yönünden reddini ayrıca görülme yerinin de Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olduğunu önce yetkisizlik sonrada görevsizlik kararı verilmesini ve yine davanın esası yönünden de davacı ürünlerinin tescilli bir endüstriyel tasarıma sahip olmadığını davacının bu konuda yaptığı başvurusunun dava tarihi olan 24.12.2010 tarihinden önce 1.12.2010 tarihine iptali edildiğini husumetten reddedilmesi gerektiğini ortada tescilli bir tasarımın bulunmadığını davacının 554 sayılı yasadan yararlanamayacağını ayrıca ... isimli ürüne rağmen piyasada uzun yıllar değişik unvan ve ad altında değişik ürünlerin satışa çıkarıldığını ... olayının anonim bir hale geldiğini bu nedenle davacının hukuki bir korumasının söz konusu olamayacağını bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Birleşen İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/39 esas sayılı dosyasına ait dava dilekçesinde özetle; dava konusu olan ve müvekkili firma tarafından 100 yıllık bir geçmişe dayanan “...”nın Türkiye’de ... kullanan neredeyse herkes tarafından gayet iyi bilinen, yaygınlıkla kullanılan ve güvenilen bir ürün olma özelliğini bünyesinde barındırdığını, “...”nın öncelikle ismiyle/isim tamlamasıyla tüketici zihninde yer ettiğini ve her ne kadar “...” kelimesi ürünün kendisini tarif etmeye yarasa da bu özel örnekte tüketici zihninde ... kelimesi ile “...” kelimesini bir bütün olarak benimsediğini, bir bütün olarak bilir ve tanır hale geldiğini, bu yoğun çalışma ve emek sonucunda “...”nm ayırt edici bir karakter ve ayırt edici bir ürün olarak ülkemizin ajandası vasfını kazandığını, “...”nm rengiyle, şekliyle, genel görünümüyle, içerik bilgileri ve içerik tasarımıyla kendine özgü ve tercih edilen bir ürün olduğunu, davalı şirket tarafından üretilerek “...” adıyla piyasaya sürülen ürünün, müvekkili şirket tarafından basım ve yayını yapılan “...”na şekil, görünüm ve içerik itibarıyla yasal sınırladı aşan biçimde ve iltibas düzeyinde benzediğini, huzurdaki davada bahse konu iltibas objjşktif olarak mevcut olup, normal ve orta seviyede bir alıcının şekil benzerliği nedeniyle vafıılma ve aldanmaya düşüp düşmeyeceği ölçüsü gerçekleşmiş bulunduğunu, daha düşük kalitedeki bir ürünü ile davalı şirketin haksız rekabeti nedeniyle müvekkili şirketin elde edebileceği karın azaldığını, müvekkili şirketin ve “...”'nın ticari itibarının zedelendiğini bildirerek, müvekikili şirket tarafından üretimi yapılan ve kamuoyunda ...”olarak yaygınlıkla bilinen ürüne şekil, görünüm ve içerik itibarıyla yasal sınırlan aşan biçimde benzeyen ve davalı şirket tarafından üretilmekte olan “... imalinin, dağıtımının, satımının müvekkili şirket yönünden haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesine, "..." isimli ürünün basım, yayın, pazarlama, satım ve sair tüm ticari faaliyetlerinin men'ine, haksız rekabet sonucu oluşmuş maddi durumun ortadan kaldırılması amacıyla halen tedavülde bulunan "..."nın toplatılmasına ve hüküm özetinin Türkiye genelinde en yüksek tirajlı üç büyük gazetede 12 punto olarak ilanına, bahse konu haksız rekabet nedeniyle şimdilik 10.000 TL maddi ve 20.000-TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte giderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.